11. Ceza Dairesi 2019/11002 E. , 2023/7111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/499 E., 2015/797 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihind
**11. Ceza Dairesi 2019/11002 E. , 2023/7111 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/499 E., 2015/797 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.11.2015 tarihli ve 2015/499 Esas, 2015/797 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50, 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş, zararın giderilmemesi gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ise yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçesinde; suçlamaları kabul etmediğini, önceki ifadesini tekrar ettiğini, katılana borcunu ödediğini ama katılanın bonoyu iade etmediğini, sonra borcu olmadığına dair kendisine yazılı belge yani ibraname verdiğini, imzanın kendisine ait olmadığı sonucuna varılmasına rağmen hakkında ceza davası açılarak haketmediği bir cezanın verildiğini, imzaların Adli Tıp Kurumu’nda incelenmesini istediğini, aksi halde haketmediği cezayı alacağını ve maddi manevi zarara uğrayacağını savunarak kararın bozulmasını istemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İddianamede özetle; katılanın, sanığın katılana verdiği bonoya istinaden icra takibi başlatması üzerine sanığın, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/120 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açarak bu dosyaya"...dan almış olduğum senedi kayıp ettim 2009 yılına kadar...an alacam yoktur" yazan katılana atfen imza içeren belgeyi sunduğu, ancak şikayetçinin söz konusu evrağı sanığa vermediğini belirttiği, uzmanlık raporu ile belge üzerindeki yazı ve imzanın şikayetçi ve sanık eli ürünü olmadığının tespit edildiğinden bahisle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesi sevkiyle özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık savunmasında özetle: suçlamaları reddetmiş, bu belgenin katılan tarafından kendisine verildiğini savunmuştur. 3. Katılan özetle; icra takibine konu bononun tanzim tarihinden 3 ay sonra yurtdışına çıktığını ve 2014 yılında yurda dönüş yaptığını, atılı suça konu belgeyi kendisinin düzenlemediğini ileri sürmüştür. 4. Katılanın yurda giriş çıkış kayıtlarından; 13.03.2007-07.04.2007 tarihleri arası yurt dışında, 07.04.2007-02.04.2008 tarihleri arası yurt içinde, 02.04.2008-30.08.2012 tarihleri arasında yurtdışında olduğu görülmektedir. 5.Suça konu belgenin incelenmesinde; tamamının el yazısı olduğu, “...dan almış olduğum senedi kayıp ettim 2009 yılına kadar...an alacam yoktur” şeklinde yazı ve altında katılana atfen imza bulunduğu görülmektedir. 6. Dosyadaki uzmanlık/ekspertiz raporlarında, suça konu belgedeki yazı ve imzaların sanığa ya da katılana ait olduğunun tespit edilemediği görülmektedir. 7. Mahkemece, “her ne kadar sanığın söz konusu borcun olmadığına dair yazıyı müştekiden aldığı yönünde savunmada bulunmuş ise de; suça konu belgedeki imza ve yazı örneğinin müştekiye ait olmaması, müştekinin senedin tanzim tarihinden üç ay sonra yurt dışına çıkmış oluşu ve 2014 yılında yurda dönüş yapmış olması, söz konusu suça konu belgenin müştekinin yurt dışında olduğu, dönemde düzenlenmiş olması karşısında sanığın savunmasının cezai sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğu” gerekçesi ile sanığın yukarda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.11.2015 tarihli ve 2015/499 Esas, 2015/797 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.