(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/475 E. , 2013/19047 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 115 ada 61 parsel sayılı 9118,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmişt…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/475 E. , 2013/19047 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 115 ada 61 parsel sayılı 9118,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... ve ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davacı ...'ün davasının kabulüne, davacılar ... ve ...'in davalarının reddine, dava konusu 115 ada 61 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu 115 ada 61 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyedi davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında da taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki dosya içeriğine göre yerel bilirkişi beyanları ve tanık sözleri soyut nitelikte, gerekçesiz, olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi birbiriyle de çelişkilidir. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Ayrıca tespitte ../.. 2013/475-2013/19047 S.2 saptanan hukuksal olgu ile yargılama sırasında saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde, tespit bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında dinlenerek çelişki giderilmemiştir. Böylesine yetersiz, araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.