22. Hukuk Dairesi 2017/43172 E. , 2017/24634 K. MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVATÜRÜ:ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin toplu iş sözleşmesinde…
**22. Hukuk Dairesi 2017/43172 E. , 2017/24634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVATÜRÜ:ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmeyen ilave tediye, giyim ve koruyucu eşya yardımı, kırtasiye ve eğitim yardımı, ücret farkı, banka promosyon alacağı, asgari geçim indirimi, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi uyarınca davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin kabulü gerekirken, gerçekte davacı olmayan ...' in davacı olarak kabulünün hatalı olduğu, kabule göre de aynı kişi tarafından aynı dönem ve talepler bakımından açılan iki davadan dolayı davanın derdestlik sebebiyle usulden reddi gerekirken, esasa girilerek hüküm kurulmasının da hatalı olduğu gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemece, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4. maddesi gereğince davanın 19.07.2017 tarihi itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 2. fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.” hükmüne, 320. maddesinin 4. fıkrasında; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmüne yer verilmiştir.6100 sayılı Kanun'un “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir.7201 Sayılı Tebligat Kanunu' nun 21. maddesi gereğince, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.Tebligat Tüzüğü' nün 28. maddesine göre ise, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31. maddesinde de muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları halinde tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru, ek-1’de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Tebliğ memuru, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.Somut olayda; dosyanın ilk defa 06.04.2017 tarihinde işlemden kaldırıldığı, davacı vekilince yenileme talebinde bulunulması üzerine 12.04.2017 tarihinde yenilendiği ve yeni duruşma gününün 12.09.2017 olarak belirlendiği; belirtilen tarihteki duruşmaya davacının gelmemesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekiline 12.09.2017 tarihli duruşma gününün tebliğ edildiği tebligat parçasına göre tebliğ işlemi Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılmış olup, tebligat parçasında haber verilen komşunun ismi yazmasına rağmen imzası veya imzadan imtina ettiğine dair şerh bulunmamaktadır. Bu durumda duruşma gününün davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin kabulü gerekir. Yeni duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmeyen davacı vekilince 12.09.2017 tarihli duruşmaya gelinmemesi ve davanın ikinci kez takipsiz bırakılması gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.