1. Hukuk Dairesi 2010/2308 E., 2010/3546 K. 1. Hukuk Dairesi 2010/2308 E., 2010/3546 K. - AYKIRILIK - KESİN HÜKÜM - ÖLÜNCEYE KADAR BAKIP GÖZETME SÖZLEŞMESİNE - TAPU İPTALİ VE TESCİL- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 237 ] "" Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 12 parsel sayılı taşınmazdaki yarı payını ikinci eşinin kızı olan davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, ancak davalının edimini yerine getirmediğini ileri süre…
1. Hukuk Dairesi 2010/2308 E., 2010/3546 K. **1. Hukuk Dairesi 2010/2308 E., 2010/3546 K.** **- AYKIRILIK - KESİN HÜKÜM - ÖLÜNCEYE KADAR BAKIP GÖZETME SÖZLEŞMESİNE - TAPU İPTALİ VE TESCİL**- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 237 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 12 parsel sayılı taşınmazdaki yarı payını ikinci eşinin kızı olan davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, ancak davalının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, davacıya baktığını bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesine aykırılık, hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı tarafından 12 parsel sayılı taşınmazdaki yarı payın 11.04.2002 tarihinde ölünceye kadar bakım akdi ile evlatlığı olan davalıya temlik edildiği, akdin gereği yükümlülüklerin davalı tarafından yerine getirilmediği iddiasıyla daha önce Adapazarı Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/361 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı, açılan davanın, davacının feragati nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, bu kez davalının özür dilemesi nedeniyle önceki davadan vazgeçtiğini, ancak sonradan edimini yerine getirmemeye devam ettiğini ileri sürerek, eldeki davayı açtığı görülmektedir. Bilindiği üzere, HUMK'nın 237. maddesinde öngörülen kesin hükmün varlığının kabul edilebilmesi için her iki davanın konusunun sebebinin ve taraflarının aynı olması gerekir. Somut olayda, her iki davada müddeabihleri ile tarafları aynı olmakla beraber, dava sebepleri farklıdır. Dava sebebinin hukuki sebepler olmayıp, davacının davasını dayandırdığı vakıalar olduğu tartışmasızdır. Davacı, işbu davasında birinci davanın reddinden sonraki dönemde çıkan akde aykırılık sebeplerine (vakıalarına) dayanmıştır. Gerçekten de, ölünceye kadar bakım akitlerinde akde aykırılık nedeniyle mahkemece verilen kararlar, ilişkin bulunduğu davanın dayandığı vakıalar ve ait olduğu dönem için kesin hüküm oluştururlar ve bu tür davadan sonra ortaya çıkan yeni neden ve olaylar için yeniden dava açılmasına mani bir neden bulunmamaktadır. Öyle ise, davada kesin hükümden söz edilemez. Hal böyle olunca, işin esasına girilmesi, taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kesin hükümden söz edilerek davanın reddedilmesi doğru değildir.