8. Hukuk Dairesi 2016/19020 E. , 2019/1961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, davalı alacaklı tarafından başlatılan takip kapsamında borçlu ... Yem A.Ş'nin tescilli markalarına haciz kon
**8. Hukuk Dairesi 2016/19020 E. , 2019/1961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, davalı alacaklı tarafından başlatılan takip kapsamında borçlu ... Yem A.Ş'nin tescilli markalarına haciz konulduğunu ancak haciz konulan markaların noterden yapılan marka devri sözleşmesi ile 03.12.2014 tarihinde taraflarınca satın alındığını, davacı üçüncü kişi şirketin borçlu şirkete hammadde tedarik ettiğini, bu nedenle borçlu şirketten her daim alacaklı pozisyonunda olduğunu, üçüncü kişi şirketin satış tarihi itibariyle borçlu şirketten olan alacağı bulunduğunu ancak tahsil edemediğini, bu alacaklara karşılık olmak üzere ve üzerine çek verilmek sureti ile markaların ve ayrıca borçluya ait olan taşınmaz ile üzerindeki fabrika binasının satın alındığını belirterek istihkak iddiasının kabulünü talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, marka devir sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, borçlu şirket ile davacı şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, bu sebeple borçlunun ödeme gücünün ve alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik kötüniyetli tasarruflarının farkında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, marka devrinin tescil ve ilan edilmediği ve muvaazalı olduğunun kabulü gerektiği, kaldi ki devir işleminin muvazaadan ari olduğu kabul edilse dahi borçlu ile üçüncü kişi şirket arasındaki ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde bulunduğu, takibe konu borcun işletme devrinden önce doğduğu, İİK'nın 44 ve TBK'nin 202. maddelerinin uygulanması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nin 96. v.d maddelerine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkindir. Davalı alacaklı 05.12.2014 tarihinde 18.09.2013 tanzim tarihli bonoya dayanarak takip başlatmış ve borçlu adına tescilli olan markaların kaydına haciz konulmuştur. Davacı üçüncü kişi hacze konu markaları Noterde yapılan marka devir sözleşmesi ile borçludan olan alacağına mahsuben 03.12.2014 tarihinde satın aldığını ve kalan bedeli de çek mukabilinde ödediğini ileri sürmüştür. Bu durumda Mahkemece davacı üçüncü kişinin markaların alacağa mahsuben satın alınıp alınmadığı ve dava dilekçesinde belirtildiği gibi borçlunun üçüncü kişiye borcunun bulunup bulunmadığı, mahsup edilen alacağın üstünde kalan kısmın çekle ödenip ödenmediğine ilişkin ticari defterler ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak dosyada toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle dayalı hüküm kurulmuş olması yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366. ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.