11. Hukuk Dairesi 2024/5702 E. , 2025/3853 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1001 Esas, 2024/1170 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/234 E., 2022/84 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve …
**11. Hukuk Dairesi 2024/5702 E. , 2025/3853 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1001 Esas, 2024/1170 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/234 E., 2022/84 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kurulduğu 2010 yılından beri hızla gelişip büyüyerek Türkiye’nin lider e-ticaret şirketi haline geldiğini, davacının “...” markasının “tanınmış marka” statüsüne alındığını, 2020/48383 sayılı “... ...” markasının davacı tarafından e-ticaret ortamında hizmete sunulan hızlı market faaliyetlerinde kullanıldığını ve bilinir hâle geldiğini, davacının markalarında kullanılan “...” ibaresinin özel tasarımı haiz logosunun, hiçbir teknik zorunluluk bulunmadığı hâlde davalı gerçek kişinin 2020/54128 sayılı "... TRANFER" ibareli başvurusunda aynen kopyalandığını, bu benzerlik nedeniyle karşılaştırılan markaların iltibas yaratma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer emtialarda kullanılacağını, davacının markasında geçen “...” ibaresinin çatı marka hüviyetinde olması ve davalının markasında geçen “transfer” ibaresinin de tasviri/tanımlayıcı/jenerik bir kelime olması nedeniyle işaretlerin benzerlik açısından karşılaştırılması esnasında bu unsurların dikkate alınamayacağını, davalının marka tescil başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davacının markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanılmak istenildiğini ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-5143 sayılı kararının iptali ile 2020/54128 sayılı markanın tescili hâlinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını, davalının markasının genel kompozisyonunun markaların görünümlerini farklı kılmaya yettiğini, taraf markalarında ortak olarak “...” ibaresinin bulunmasından hareketle markaların benzediklerinin söylenemeyeciğini, zira bu ibarenin davacı tarafından yaratılmış/fantezi bir ibare olmadığını ve özellikle de uyuşmazlık konusu hizmetler açısından markasal hüviyetinin düşük olduğunu, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markasının tanınmış bir marka olmadığını, davacının “...” markasının tanınmışlığına huzurdaki uyuşmazlıkta dayanamayacağını, kötüniyete ilişkin iddialarının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların fonetik/duyusal/işitsel olarak karşılaştırılmasında, taraf markalarında esas unsur olan “...” ibaresinin aynı şekilde okunduğu göz önünde bulundurulduğunda, markaların kulakta bıraktıkları tını itibariyle işitsel açıdan bir derecede yakınlaştığı, taraf markalarında bu ibarenin özel bir tasarımla yazılmış olması ve bu tasarımın da “akan, giden, hareket halinde ve hızlı” algıları yaratacak bir sembol olması nedeniyle işaretleri gören tüketicilerin aklına ilk ve aynı olarak bu kavramların geleceği, sonuç olarak karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm hizmetler bakımından somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, her ne kadar bu hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen/seçicilik seviyesi düşük değilse de, halkın söz konusu markalarla piyasaya sunulan hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği, hatta tarafların ortak bir çalışma içinde bulunduğu düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının bu markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinin dava/marka işlem dosyasına sunulmuş herhangi bir delil ya da belge ile ispatlanamadığı, bu nedenle davacının markasının “tanınmışlık” iddialarının, davalının 2020/54128 sayılı markasının tesciline/hükmüne bir etkisinin/engelinin olamayacağı, davacının “kötüniyet” iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2021/M-5143 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tescile konu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2020/54128 sayılı "... transfer" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2020/48383 sayılı "... ..." ibareli markası arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira gerek dava konusu başvurunun gerekse itiraza mesnet markanın asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer alan diğer ibarenin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gibi bir akışı temsil eden tertip tarzları itibariyle de markalar arasında yüksek dereceli görsel benzerlik bulunduğu, bu durumun genel izlenim üzerinde etkili bir rolünün olduğu ve marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğu, uyuşmazlık konusu hizmetlerin itiraza mesnet marka kapsamında da aynen yer aldığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, başvuruya itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...'in temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.