T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/938 - 2026/465 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/938 KARAR NO : 2026/465 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.07.2024 NUMARASI : 2022/674 Esas 2024/464 Karar DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ :…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/938 - 2026/465 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/938 KARAR NO : 2026/465 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.07.2024 NUMARASI : 2022/674 Esas 2024/464 Karar DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.11.2017 tarihinde, davalı ... yönetimindeki, davalı ... Sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın davacının içerisinde yolcu konumunda bulunduğu ... yönetimindeki araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, sürücü ...'in ise kusurunun bulunmadığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak, davacının bedensel zarara uğraması nedeniyle şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 50,00 TL bakıcı giderinin, 50.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.100 TL'nin kaza tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.05.2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini daimi ve geçici iş göremezlik yönünden 1.299.422,61 TL'ye, bakım giderini 1.333,12 TL'ye artırmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından sigorta şirketi hakkındaki dava, davalı ... hakkındaki davadan tefrik edilerek, eldeki davada ...'dan olan talepler yönünden yargılamaya devam edilmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zorunlu arabulucuya başvuru şartının davalı yönünden yerine getirilmediğini, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kaza sırasında davalının park halinde olduğunu, aracını hareket ettirmediğini, ceza soruşturmasında da, davalının park halindeki aracına çarpmamak için manevra yapması sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek bahçe duvarına çarptığının kabul edildiğini, bu nedenle davalının kusuru bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi tarafından 24.03.2021 tarihli, 2021/184 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararı ile verilen usulden ret kararının Dairemizin 23.09.2022 tarihli 2022/1461 Esas 2022/1908 Karar sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; dosyanın tefrik edildiği, mahkemenin 2019/564 Esas sayılı dosyasının tetkikinde davacının, sigorta şirketinden 12.11.2017 tarihli kaza nedeniyle tazminat talebi olduğu, mahkemenin 24.06.2022 tarihli kararı ile davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücünün %25 oranında, davalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu, kaza nedeni ile davacının %32 daimi iş gücü kaybına uğrayarak, 9 ay süre ile iş göremez halde kaldığı,1ay süre ile başkasının bakımına muhtaç olduğu, davacının davalı sigorta yönünden daimi iş gücü kaybına bağlı talep edebileceği tazminat tutarının 432.079,35 TL olduğu, davalı şirketin sorumluluğunun ise poliçe limitleri dahilinde 330.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu kabul edilerek, davacının maddi tazminat davasının kabulüne, 330.000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 27.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, Mahkemenin 2019/564 Esas sayılı dosyasının davalısı ... Sigorta Şirketinin poliçe limiti çerçevesinde 19.07.2022 tarihinde 330.000,00 TL ödemede bulunduğuna dair dekontun dosyaya ibraz edildiği, mahkemenin 15.03.2023 tarihli ara kararı ile mahkemenin 2019/564 Esas, 2022/495 Karar sayılı dosyasında alınan maluliyet ve kusur raporları ile yetinilmesine karar verilerek, tespit edilen kusur ve maluliyet durumuna göre tanzim edilen raporda; dava dışı ... Sigorta şirketi tarafından davacı adına 20.07.2022 tarihinde sürekli ve geçici iş göremezlik zararı için 330.000,00 TL ödeme yapıldığı, iş bu dava 24.03.2021 tarihinde açılmış olup, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme dava tarihinden sonra olduğu için Yargıtay kabulleri dayanağında faiz işletilerek güncelleme yapılmaksızın mahsup edildiği, sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranı ile davacının, %32 özür oranı ile iş göremezlik halinde kaldığı 9 aylık süreye istinaden bakiye 1.299.422,61 TL zarar (1.289.899,21 TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 9.573,40 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı) hesaplandığı, raporun karar vermeye elverişli olduğu; alınan rapora göre davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminata yönelik olarak ise talebin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle;“Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 1.289.899,21 TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 9.573,40 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı, 1.333,12 TL bakım gideri tazminatı olmak üzere 1.300.755,73 TL'nin 12.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine,” karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kusur, maluliyet gibi konularda itirazlarına rağmen, mahkemece dosyadan tefrik edilen, diğer dosyadaki delillere göre yargılamayı sürdürdüğünü, oysaki Çalışma Gücü Yönetmeliği ve Özürlülük Ölçütüne göre alınan raporlar arasında ciddi çelişki olduğunu, çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusur yönünden, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının müterafik kusuruna yönelik araştırma ve inceleme yapılmadığını, tefrik edilen dosyada tazminat miktarı 432.079,35 TL iken, görülmekte olan dava da bu miktar 1.629.422,61 TL olarak çıktığını, 330.000,00 TL ödeme mahsup ediliğinde bakiye tazminatın 1.299.422,61 TL olarak hesaplandığını, 2 yıl süre içerisinde tazminatın 4 katına çıkmasının adalet ve hakkaniyet duygularını inciteceğini, zira Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin bu husustaki kararlarında, yapılan ödeme ile zararın karşılanma oranına denkleştirme yapılması gerektiğini kabul ettiğini, ayrıca 1.333,12 TL bakıcı gideri hesaplandığını bakımı muhtaçlığının olmadığını, bu nedenle kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek istinaf edenlerinin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle, maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir. 1-Davalının maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine yönelik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mevcut yaralanması nedeniyle sürekli sekel halini alan arazlarının olup olmadığı, mevcut arazların çalışma gücünün azalmasına ya da yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığı, etki edecek boyutta ise hangi oranda maluliyetine/engeline neden olacağının ve mevcut arazlarının kaza ile illiyetinin kaza sonrası tedavi evrakları ve muayenesi yapılarak, son durumu da değerlendirilmek suretiyle alanında uzman doktorlaca, denetime elverişli rapor olarak tanzim edilecek raporlarla değerlendirilmesi ve varsa maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan rapor, davalının taraf olmadığı bir dava dosyasında alınmış olması durumda, davalının rapora itiraz etme hakkı bulunduğundan, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeli, özellikle raporun, davaya konu kazadan kaynaklanan maluliyet/engelin tespitinde, mevcut arazlar ile kaza arasındaki illiyetin varlığı hususunda tereddüt taşıması durumunda, tereddütün giderilmesi için rapor alınmaksızın karar verilmemelidir. Somut olayda, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle, eldeki dosyadan tefrik edilen ve davalının taraf olmadığı dosyada, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 27.04.2021 tarihli, davacının tedavi evrakları incelenerek ve muayenesi yapılarak tanzim edilen raporda "Beytepe Murat Erdi Eker Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.07.2018 tarihli psikiyatri epikrizininden de bahsedilerek" epikriz notundaki"7-8 yıldır aralıklı yakınmaları olduğu, yakınlarına bir şey olacak, kötü şeyler olacak korkusunun, sağlığıyla ilgili endişelerinin olduğu, geceleri uykusuzluk yaşadığı, kaslarda kasılma, diş sıkması, çarpıntı yakınmaları olduğu, HT, DM olduğu, prozac likit 1x1, rivotril tb 1x1/4 başlandığı, yaygın anksiyete bozukluğu tanısı konulduğu," şeklindeki tespitten sonra raporda; " Beytepe Murat Erdi Eker Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 20.09.2018 tarihli psikiyatri epikrizine göre; prozac 1x1, rivotril tb 1x1/4 önerilmiş olduğu, prozacın 1 aydır bittiği için alamadığını beyan ettiği, tedaviden belirgin yarar gördüğü, yaygın anksiyete bozukluğu tanısı konulduğu, Beytepe Murat Erdi Eker Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 19.11.2018 tarihli psikiyatri epikrizine göre; prozac 1x1, rivotril tb 1x1/4 kullandığı, belirli durumlarda kaygı artışından yakındığı, ara ara diş sıkmalarının olduğu, libido azlığından yakındığı, buspon 1x1 önerildiği, yaygın anksiyete bozukluğu tanısı konulduğu, Beytepe Murat Erdi Eker Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 12.04.2019 tarihli psikiyatri epikrizine göre; yaklaşık 1 yıldır prozac 20mg kullandığı, 1 ay önce ilacının bittiğini ve kullanamadığını, yakınmalarının tekrarladığını beyan ettiği, yaygın anksiyete bozukluğu tanısı konulduğu, Beytepe Murat Erdi Eker Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 12.04.2019 tarihli ilaç kullanım raporuna göre; 1 yıl süre ile fluoksetin 1x40mg kullanımının uygun olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri tarafından düzenlenen 3830 sayılı 25.08.2020 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre; T.C. Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.07.2020 tarihli 12019/564 esas sayılı yazısı ile hakkında rapor düzenlenmesi istenen Şirin Namal'ın 10.08.2020 tarihinde 2226919 protokol numarası ile muayene edildiği ve ardından psikometrik değerlendirmesinin yapıldığı, bu süreçte yapılan psikiyatrik muayene, anamnez, psikometrik değerlendirme ve hastanın elinde mevcut önceki tedavi evrakları birlikte değerlendirildiği, hastada 'Posttravmatik Stres Bozukluğu' semptomotolojisi saptandığı, yapılan tedavilerden kısmen yararlandığının belirlendiği, mevcut psikopatolojinin hastanın geçirmiş olduğu trafik kazası ile bağlantılı olarak değerlendirildiği, gündelik yaşam işlevselliğinin hafif düzeyde etkilendiği, durum bildirir tıbbi kanaat raporu olduğu belirtilmektedir." denilerek, davacının kazaya bağlı diğer yaralanmaları yanında kazaya bağlı olarak tedavilerden kısmen yararlanan posttarvmatık Stres bozukluğu için; Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar Bölümü/ Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar/D/Travma Sonrası Stres Bozukluğu (Tedavi ile İşlevselliği Kısmen Düzelen) nedeniyle de %30 engelinin meydana geldiği kabul edilerek, raporun sonuç kısmında; davacının, 12.11.2017 tarihli yaralanması neticesinde; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %18 (yüzdeonsekiz oranında kaybettiği; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %32 (yüzdeotuziki) olduğu, 9(dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, (bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu belirtilmiştir. Davacının alınan, son durum raporlarında 'Posttravmatik Stres Bozukluğu' ile kaza arasında illiyet bağı olduğu belirtilmiş ise de, "Beytepe Murat Erdi Eker Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.07.2018 tarihli psikiyatri epikrizininde", davacının kaza tarihinden öncede psikiyartik şikayetleri olduğunu beyan ettiği açıkça belirtilmiş olup, daha sonra tanzim edilen son durum raporlarında, davacının bu yöndeki beyanı değerlendirilmeden, tespit edilen arazın kazadan kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu haliyle maluliyet raporu, mevcut arazların kazayla illiyetin kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, mevcut arazların TBK'nın 54. maddesi kapsamında "çalışma gücünün azalmasına" ne ölçüde etki ettiğinin tespiti açısından da yeterli değildir. Davalı tarafında da rapora itiraz edilmiş olmasına göre, davacının varsa kaza tarihinden önceki tedavi evrakları da dosyaya kazandırılarak, sonrasında heyete psikiyatri uzmanı hekim bilirkişi de dahil edilerek Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı,hükme esas alınan raporda davacının femur kırığı meydana geldiği başkaca travmatik patoloji saptanmadığı, maluliyetinin post travmatik stres bozukluğu nedeniyle oluştuğu belirtildiğinden davacının psikiyatrik rahatsızlığına ilişkin tüm tedavi evrakları incelenerek davacının zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklanan eksiklikler giderilerek, maluliyet oranı, geçici iş görmezlik süresi ve bakıcı ihtiyacı doğmuş ise süresi alınacak rapor ile belirlenerek, sonrasında alınan maluliyet raporunun davalı lehine değişmesi durumunda, dava dışı sigorta şirketi tarafından ödemeye esas rapor tarihine göre davacının bakiye zararı olup olmadığı alınacak aktüer hesap raporu ile tespit edilerek, bakiye zararının olduğunun anlaşılması halinde ise kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle, Dairemizce kaldırılan ilk derece mahkemesi kararına esas alınan rapor tarihindeki veriler çerçevesinde tazminat miktarı hesaplanarak, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemede mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.