4. Hukuk Dairesi 2021/24672 E. , 2024/9806 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1526 Esas 2021/1953 Karar DAVA TARİHİ : 22.06.2018 HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf Talebinin Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 11.06.2019 SAYISI : 2018/286 Esas 2019/130 Karar Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk
**4. Hukuk Dairesi 2021/24672 E. , 2024/9806 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1526 Esas 2021/1953 Karar DAVA TARİHİ : 22.06.2018 HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf Talebinin Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 11.06.2019 SAYISI : 2018/286 Esas 2019/130 Karar Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı İYİ Parti Genel Başkanının 21.06.2018 tarihinde Twitter isimli sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, 24.06.2018 tarihli seçimlerde aday olan davalı tarafından kullanılan söz ve ifadelerle müvekkili hakkında kamuoyunda olumsuz algı oluşturmanın amaçlandığını, seçim güvenliğine zarar vermekle itham edildiğini, bu paylaşıma konu iddianın ulusal gazeteler tarafından haber yapılması nedeniyle saldırının geniş kitlelere ulaştığını, yapılan paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan dava konusu paylaşım ile davacının hedef alınmadığını, sorulan sorunun muhatabının davacı olmadığını, dava dışı ajans tarafından sehven yapılan test yayını nedeniyle seçimlerde manipülasyon yapılabileceğine dair kaygı ve düşüncelerini dile getirdiğini ve bu konuda seçmenlerine yönelik uyarıda bulunduğunu, paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 24.06.2018 tarihinde yapılacak olan seçimden 4 gün önce 19.06.2018 tarihinde dava dışı bir kanalda ekrana dava dışı Anadolu Ajansının 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan seçim tablosunun ve oy oranlarının yansıdığı, bunun üzerine davalı tarafından bu konuya değinerek seçim güvenliği ile ilgili paylaşım yapılmasının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, güncel bir konu ile ilgili özle biçim arasındaki denge bozulmadan dava konusu paylaşımın yapıldığı ayrıca davacının siyasi bir kimliğinin bulunmadığı, paylaşımda kastedilen kişinin davacı olmadığı, kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafından yapılan paylaşım ile müvekkilinin toplum önünde küçük düşürüldüğünü, somut bir delile dayanmaksızın haksız ithamda bulunulduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, bu paylaşıma konu iddianın ulusal gazeteler tarafından haber yapılması nedeniyle saldırının geniş kitlelere ulaştığını, kişilik haklarına ağır saldırı olduğunu, müvekkilinin kamuoyu nezdindeki saygınlığına zarar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının paylaşımından önce Anadolu Ajansı görsellerinin bir kısım medya organları tarafından yayınlandığı, bu görüntülerin AA tarafından medya kuruluşlarına gönderilen seçim gecesi yayınlara ilişkin test görüntüleri olduğunun AA tarafından açıklandığı, paylaşımdan kısa bir süre sonra yapılacak seçimde davalının da aday olduğu, medyaya yansıyan ve güncel olan bir konu ile ilgili davalının yaptığı paylaşımda doğrudan davacının kişilik haklarına saldırının hedeflenmediği, ayrıca davacının siyasi bir kimliği olmadığından dava konusu paylaşımın davacıya yönelik yapılmadığının açık olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından yapılan paylaşım ile müvekkilinin toplum önünde küçük düşürüldüğünü, somut bir delile dayanmaksızın haksız ithamda ve suç isnadında bulunulduğunu, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, bu paylaşıma konu iddianın ulusal gazeteler tarafından haber yapılması nedeniyle saldırının geniş kitlelere ulaştığını, müvekkilinin Anadolu Ajansına talimat ile haber yaptırma iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, kişilik haklarına ağır saldırı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 21.06.2018 tarihinde Twitter isimli sosyal medya hesabından davalının yapmış olduğu paylaşım nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 13, 25 ve 26 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24 ve 25 inci maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu paylaşımda, 24.06.2018 tarihli seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olan davalı tarafından dava dışı ajansın seçime ilişkin test yayını nedeniyle seçimlerde manipülasyon yapılabileceğine dair kaygı ve düşüncelerin dile getirildiği, paylaşımın güncel olup kamuoyunu yakından ilgilendirdiği, kamu yararı bulunan bir konu ile ilgili muhalefet partisi genel başkanı ve cumhurbaşkanı adayı olarak bu değerlendirmelerin yapılmasının davalı yönünden hak ve görev olduğunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların...demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiği, ayrıca davacının siyasi bir kişiliği olmadığı değerlendirildiğinde paylaşım ile davacının hedef alınmadığının sabit olduğu, tüm bu açıklamalar ışığında paylaşımda geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.