Başvuru, kamulaştırılan taşınmazın bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırılan taşınmazın bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/11/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Başvurucuların maliki bulunduğu Mersin ili Tarsus ilçesi Deliminnet Mahallesi'nde kâin 1844 (ifrazen 2360) parsel sayılı 714,64 m² yüz ölçümündeki taşınmazın yol yapımı ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM/İdare) tarafından acele kamulaştırmasına karar verilmiştir. İdare tarafından 20/11/2015 tarihinde Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan acele kamulaştırma davasında; i. 28/11/2015 tarihinde yapılan keşif gözleminde taşınmazın yüksek sera içerisinde erkenci erik ve boş tarla mahiyetinde olduğu belirtilmiştir. ii. 3/12/2015 tarihli fen bilirkişi raporunda, başvuru konusu taşınmaz içerisinde 600 m² yüz ölçümünde yüksek sera bulunduğu, geriye kalan alanın tarla durumunda olduğu ifade edilmiştir. iii. Ziraat, mülk ve inşaat bilirkişilerinden oluşan 14/12/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise fotoğraf da eklenmek suretiyle bu 600 m² sera alanı içerisinde erik değil salatalık dikili olduğu, taşınmazın arta kalan bölümünün de tarla olarak kullanıldığı belirtilmiştir.iv. Mahkeme bilirkişi raporları doğrultusunda 12/1/2016 tarihinde başvuru konusu taşınmazın kamulaştırma bedelini 853 TL olarak belirleyip bedelin ödenmesi karşılığında taşınmaza acele el konulmasına karar vermiştir. v. Kararda ayrıca bedele ilişkin itirazların ileride açılacak kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında değerlendirileceği açıklanmıştır. Başvurucular 10/2/2016 tarihinde delil tespiti isteminde bulunmuştur. Başvurucular, başvuru konusu taşınmazdaki ağaçlar ve su kuyusu ile yüksek sera alanının keşif yapılarak tespitini talep etmiştir. Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tespit davasında; i. 19/2/2016 tarihinde yapılan keşif gözleminde taşınmaz içerisinde yüksek sistem havalandırmalı seranın, seranın arka yan kısmında benzinli motor ile çalışan sondaj kuyusunun ve sera dışında erik ağaçlarının dikili olduğu bir bölümün bulunduğu belirtilmiştir. ii. 25/2/2016 tarihli fen bilirkişi raporunda, başvuru konusu taşınmaz içerisinde 860 m² yüz ölçümde yüksek seranın olduğu, sera alanı dışında 13 adet erik ağacı bulunduğu ve ayrıca sondaj kuyusunun yer aldığı belirtilerek krokide gösterilmiştir.iii. İnşaat ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin sunduğu 10/3/2016 tarihli raporda ise fen bilirkişi raporunda belirtilen ağaçların altı yaşında olduğu açıklandıktan sonra sera, ağaçlar ve sondaj kuyusunun değerleri belirtilmiştir. Neticede anılan muhdesatların toplam değerinin 258 TL olduğu tespit edilmiştir.B. Kamulaştırma Davası Süreci Tarafların kamulaştırma bedeli hususunda uzlaşmaya varamamaları üzerine İdare, başvurucular aleyhine 24/8/2016 tarihinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemiyle Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Başvurucular cevap dilekçesinde özellikle Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespiti dosyasının dikkate alınması gerektiğini de vurgulamıştır. Mahkemece 20/12/2016 tarihinde taşınmaz mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Başvurucular vekili keşifteki beyanında 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesi uyarınca yapılmış tespit dikkate alınarak raporun tanzim edilmesini talep etmiştir. İki ziraat mühendisi ve birer inşaat mühendisi, mülk bilirkişisi ve gayrimenkul değer uzmanından oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan 18/1/2017 havale tarihli raporda; i. Başvuru konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir zirai muhdesata rastlanmadığı ve rastlandığına dair de herhangi bir belge tespit edilemediği izah edilmiştir.ii. Bununla birlikte taşınmaza fiilen el atıldığından inşai muhdesatlar yönünden acele kamulaştırma davasında sunulan 14/12/2015 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı belirtilmiştir. Buna göre 600 m² lik seranın m² birim maliyetinin 118 TL, yapı yıpranma oranının ise %20 olduğu açıklanarak sera değerinin 040 TL olduğu hesaplanmıştır.iii. Netice itibarıyla toplam 541,20 TL kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir. Başvurucuların bilirkişi raporuna itiraz üzerine alınan ek bilirkişi raporunda asıl rapordaki tespitlerden farklı bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Mahkeme 13/3/2017 tarihli kararıyla bilirkişi raporu doğrultusunda kamulaştırma bedelinin 541,20 TL olarak tespitine ve başvuru konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek İdare adına tescili ile yol olarak terkinine karar vermiştir. Karar gerekçesinde muhdesatlara ilişkin bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Başvurucular, istinaf dilekçesinde delil tespiti dosyasının dikkate alınmamasından yakınmıştır. Taraflarca istinaf edilen karar, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından 25/9/2017 tarihinde kaldırılarak kamulaştırma bedelinin 111,92 TL olarak tespitine ve başvuru konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek İdare adına tescili ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. Başvurucular, temyiz dilekçesinde de delil tespiti dosyasının dikkate alınmamasını temyiz konusu yapmıştır. Taraflarca temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 16/9/2019 tarihli kararıyla vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır. Başvurular tarafından benzer şikâyetlerle karar düzeltilmesi talebinde bulunulmuş ve aynı Daire tarafından 5/12/2019 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olduğundan karar düzeltme istemli dilekçenin reddine karar verilmiştir. Nihai karar niteliğindeki düzeltilen onama kararı 14/10/2019 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 12/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Hasan Mutlu, B. No: 2018/22691, 30/6/2021, §§ 22-