Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin 01/10/2004 tarihinde Muhasebe kadrosunda çalıştırılmak üzere işe alındığını, bir süre bu departmanda çalıştıktan sonra Kimya bölümü satış temsilcisi olarak 08/11/2013 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin ... tarafından ... 6.Noterliği'nin 01/11/2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile...gün prim sayısını doldurmuş olması nedeni ile kendisi tarafından sonlandırıldığını, davalının davacı şirketteki çalışma yılı ve yaptığı iş gereği davacı ş
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın görevli elektrik tedarik şirketi olan dava dışı ... Satış A.Ş.’nin - düzenlediği son 5 aya ait 2022/6-7-8-9-10 dönemleri normal elektrik tüketim faturalarından da anlaşıldığı üzere - ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak, İstanbul Avrupa yakası bölgesindeki ticari işletmesi olan ... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmakta olduğunu, İstanbul Avrupa yakası bölgesinde lisanslı elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından, “Yapılan kontrolde sözleşmeli sayacın giriş kablosundan ‘harici hat’ çekerek kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildi” iddiası ile 12/10/2022 tarih ve H/... seri no’lu kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlenmiş ve işbu tutanakta, müvekkili ...'in ise “kullanıcı” olarak gösterilmiş olduğunu, müteakiben davalı tarafından, anılan kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak müvekkili ... adına düzenlenen 13/10/2022 tarihli, ... no’lu ve 390.219,66-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile müvekkili ...’ın sözleşmeli abonesi olduğu belirtilen tesisat/hizmet no’lu kullanım yerine ait 390.219,66-TL kaçak elektrik tüketim borcunun tahakkuk ettirilmiş olduğunu, müvekkilleri tarafından, haksız ve mesnetsiz iddianın aksine kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup; davalı şirketin, iddia ettiği haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını HMK.m.190, TMK.m.6 hükümleri gereğince ispatla yükümlü olduğu gibi EPTHY.m.43/5 hükmü gereğince, iddia ettiği kaçak elektrik kullanımı tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmak ve müvekkillerinin haklarını ihlal etmemek zorunda olduğunu, davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkillerinin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağı, bu hâliyle - emsal Yargıtay içtihatlarına göre - kaçak elektrik kullanım iddiasını tek başına ispata elverişli ve yeterli delil vasfında olmadığı gibi davalı şirketin, tarafı olduğu somut uyuşmazlıkta, kendi iddiasını kendi düzenlediği bir belge ile ispatına cevaz verilebilmesinin olanaksız olduğunu, müvekkilleri tarafından kaçak elektrik kullanılmamış olmakla; müvekkili ...’ın sözleşmeli abonesi olduğu mezkûr kullanım yeri için, diğer müvekkili ... adına düzenlenen fatura ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinden dolayı akdi veya kanuni hiçbir hukuki sorumluluk taşımamakta olduklarını ve müvekkillerinin davaya konu mezkûr fatura ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedelinin tamamından borçlu ve sorumlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı, içeriğindeki gerek harici hattan enerji aldığı iddia edilen cihazların cins ve adetleri ve gerekse güç değerleri yönünden gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş olup, kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında esas alınması gereken tüketim miktarı, - kaçak elektrik tespit tutanağında toplam 30.200 W olarak belirtilen güç değil - ancak, yerinde keşif icrası ile yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek olan harici hattan enerji alan cihazlar ve bunların gerçek güç değeri esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkillerinin davaya konu mezkûr faturadan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine yönelik huzurdaki menfi tespit davasının, HMK.m.109 hükmüne göre hukuken mümkün olduğundan "kısmi dava" olarak ve ayrıca, menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi olmadığından, arabulucuya başvuru yapılmaksızın açılmış olduğunu, bu bağlamda; öncelikle; "talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz." yönünde düzenleme içeren HMK.m.109/2 hükmünün, 01/04/2015 tarihli ve 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılması sonucunda, taraflar arasında çekişmesiz ve açıkça belirli olsa bile, bölünebilir nitelikli olan talep konusu parasal miktarın sadece bir kısmı hakkında kısmi dava açılması olanaklı hâle getirilmiş olduğunu, davaya konu somut uyuşmazlıkta, iddia edilen kaçak elektrik kullanımının gerçekleşip gerçekleşmediği, yani davacı müvekkillerin, kaçak elektrik tüketimi iddiasına dayanılarak düzenlenen mezkûr faturadan dolayı sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler sorumluluk miktarı, özel ve teknik uzmanlık gerektiren bu konuda uzman bilirkişi tarafından, EPTHY hükümleri, EPDK kararları ve tarifeleri ışığında yapılacak inceleme, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda belirlenebilecek olmakla, huzurdaki davada menfi tespit talebine konu borç miktarı, tamamen ihtilaflı olduğu gibi davacı müvekkiller yönünden belirlenebilir de olmadığını, huzurdaki davanın açılmasından önce vaki talebimiz üzerine, .... Asliye Ticaret Mah.’nin ... D. İş sayılı ve 26/10/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile “belirtilen kullanım yerinde kullanılmakta olan elektrik enerjisinin, davaya konu mezkûr fatura borcundan dolayı kesilmemesi” yönünde tedbir kararı verilmiş ve taraflarınca, 27/10/2022 tarihli dilekçe ile tedbir kararının uygulanması talep edilmiş olup; HMK.m.397/1 hükmüne göre, davaya konu faturalardan doğan uyuşmazlığın esası hakkındaki menfi tespit davasının, tedbir kararının uygulanmasını talep ettikleri tarihten itibaren 2 haftalık sürede açılması gerekmekte olduğunu, hâl böyle olmakla; HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin, davalı şirket tarafından düzenlenen davaya konu mezkûr fatura ile tahakkuk ettirilen borcun şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadıklarının tespiti istemiyle, görevli ve yetkili olan Mahkememiz nezdinde, uyuşmazlığın esası hakkında asıl dava olan işbu menfi tespit davasını öngörülen kanuni süre içinde açma zarureti hâsıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak” kaydıyla; davacı müvekkillerinin, davalı tarafından düzenlenen 13/10/2022 tarihli, ... no’lu ve 390.219,66-TL bedelli faturanın şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadıklarının tespitini, HMK.m.397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre dava dosyasının eki olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.