2. Hukuk Dairesi 2025/7077 E. , 2026/1661 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/586 E., 2025/654 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından ziynet alacağı davasında terdiden dava tarihindeki bedele hükmedilmesi yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belir…
2. Hukuk Dairesi 2025/7077 E. , 2026/1661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/586 E., 2025/654 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından ziynet alacağı davasında terdiden dava tarihindeki bedele hükmedilmesi yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, velâyet, kişisel ilişki, tedbir ve iştirak nafakası, kadın lehine maddî ve manevî tazminatlara hükmedilmesi ile miktarları, ziynet eşyası alacağı davasının kabulü yönünden tehir-i icra talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde tehir-i icra talebinde bulunmuş ise de; 24.11.2021 tarihinde kabul edilen ve 29.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı "İcra ve İflas Kanunu ile Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 5. maddesi gereğince 2004 sayılı Kanunun 36. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay'dan ibaresi" takibin yapıldığı yer İcra Mahkemesinden" şeklinde değiştirilmiştir. Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup herhangi bir geçiş hükmü de konulmamıştır. Bu değişiklik gereğince yürürlük tarihinden itibaren Dairemizden icranın geri bırakılması kararı istenmesinde hukuki yarar bulunmayıp, talep konusunda temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle erkeğe yüklenen ''kadını evden kovarak duygusal şiddet uyguladığı'' vakıasına yönelik dinlenen tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğunun, bu nedenle vakıanın ispat edilemediğinin, ispat edilmeyen vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin, Dairemizden icranın geri bırakılmasını talep etmekte hukuki yararı bulunmadığından bu talebe yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Sair hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.