17. Hukuk Dairesi 2016/18743 E. , 2019/6134 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü; -K A R A R- Davacı vekili, ... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkiline, ½ hissesinin ise davalı ...’e aitken, Bülent tarafından davalı …
**17. Hukuk Dairesi 2016/18743 E. , 2019/6134 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü; -K A R A R- Davacı vekili, ... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkiline, ½ hissesinin ise davalı ...’e aitken, Bülent tarafından davalı ...’ye devredildiğini, müvekkilin boşanma davası sonucunda almasına karar verilen tazminatları engellemek amacı ile davalılar arasında muvazaalı işlem yapıldığını beyan ederek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; dava konusu satışın gerçek bir satış olduğunu, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkindir. BK'nun 19.maddesinde anlamını bulan muvazaa, tarafların 3.kişileri aldatmak amacı ile ve fakat kendi gerçek iradelerine uygun olmayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmalarıdır şeklinde tanımlanabilir. Tarafların görünüşte yaptıkları işlemle, iradelerinin birleştiği işlem birbirinden farklılık taşıdığı durumlarda muvazaanın söz konusu olduğu kabul edilmelidir. Kural olarak üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle zarara uğradıkları takdirde tek taraflı ve çok taraflı hukuki muamelelerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü muvazaalı bir işlem ile üçüncü kişinin zarar görmesi ona karşı işlenmiş bir haksız eşlem niteliğindedir. Ancak, üçüncü kişilerin muvazaalı işlem ile zararı gördüklerinin benimsenebilmesi için onun işlemi yapandan alacağının bulunması ve alacağın ödenmesini önlemek için muvazaalı işlemin yapılmış olması gerekir. Somut olayda, borçlunun dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin, davacı alacaklı Aynur ile davalı (borçlu) Bülent’in Turgutlu Aile Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile görülen boşanma davası neticesinde 10.000,00 maddi, 10.000,00 manevi tazminat ödenmesine, aylık 150,00 TL yoksulluk, 150,00 TL'de iştirak nafakası ödenmesine karar verildiği, karar sonrasında kuzeni olan davalı ...’ye düşük bedel ile devrettiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında davalı 3. kişi olan ... ile davalı borçlu arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, davalı ...’nin davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olması sebebi ile de kötü niyetli olduğunu, beyan etmiş, dinlenen davacı ve davalı tanıklarına göre de davalı 3. kişi olan Ruhi’nin davalı borçlu ile davacı alacaklı arasındaki boşanma davasından haberdar olduğu, aralarındaki geçimsizliği de bildiği de görülmüştür.