11. Hukuk Dairesi 2022/3039 E. , 2023/7365 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/317 Esas, 2022/278 Karar. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/383 E., 2021/784 K. Taraflar arasındaki Ticaret Sicili Müdürlüğü işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından ist
**11. Hukuk Dairesi 2022/3039 E. , 2023/7365 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/317 Esas, 2022/278 Karar. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/383 E., 2021/784 K. Taraflar arasındaki Ticaret Sicili Müdürlüğü işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilan isteminin davalı ... Sicilinin 21.05.2021 tarihli kararı ile kabul edilmediğini, red yazısında konuyla ilgili olarak, Ticaret Bakanlığının 15.05.2019 tarih ve E-*********** sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün yazısı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğunun, genel kurul kararında belediye meclisi kararı ibraz edilmediğinden tescil talebinin reddine karar verildiğinin bildirildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) 18 inci maddesinde meclisin görev ve yetkilerinin sayıldığını ve sayılan görevler arasında, belediyenin ortağı olduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğinin temsilcisini seçme yetkisi bulunmadığını, dava konusu kararın anılan Kanun'a açık aykırı olduğunu ve 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince Ticaret Sicili Müdürlüğünün kararına karşı, mahkemeye başvurma zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin Bakırköy 56. Noterliğince 02.04.2021 tarih ve 8701 sayı ile onaylı 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanı talebinin reddine ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21.05.2021 tarihli red kararının kaldırılması ile red işleminin iptaline, genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada idari yargının görevli olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili, genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden davacının talebinin iade edildiğini, idarenin herhangi bir talimatını ya da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanunun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile koyucunun 5393 sayılı Kanun'un Belediye encümeni ve belediye meclisine yüklemediği bir görevin anılan Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi içeriğinden belediye başkanının görevi olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla davalının işleminin red gerekçesinin yerinde olmadığı, davalının Bakanlık görüşü doğrultusunda karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, başka bir ifadeyle, yasal bir düzenleme genelgeyle ortadan kaldırılamayacağından, Ticaret Sicil Müdürlüğünün Bakanlık görüşünden önce kanun hükümleri ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanını isteminin reddine ilişkin 21.05.2021 tarih 84329644 sayılı red işleminin iptaline, genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; red kararının şirketin üçüncü şahıslar nezdinde işlem doğurmaya yetkili temsilcisine ilişkin bir karar olduğu da dikkate alındığında tedbir talep ederek müvekkili şirkete ait bu kararın geçici tescilini talep ettiklerini belirterek tedbir yönünden verilen ret kararının kaldırılarak tedbir niteliğindeki geçici tescil talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda idari yargının görevli olduğunu, Ticaret Bakanlığının, mezkur Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden dava konusu edilen tescil başvurusunu iade ettiğini, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinin talimatlandırıldığını, geçici tescil talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul edilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olacağı, somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 32 nci madde koşulları bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, geçici tescilin itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olduğu, belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişinin belirlenmesi belediye başkanı tarafından yapılacağından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.05.2021 tarihli red kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine vekâlet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca Ticaret Sicili Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile 5393 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.