4. Hukuk Dairesi 2021/17999 E. , 2023/11904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/658 E., 2020/1166 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi, İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Ad
**4. Hukuk Dairesi 2021/17999 E. , 2023/11904 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/658 E., 2020/1166 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi, İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı adına kayıtlı, davalı ... şirketi tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın 25.12.2016 tarihinde meydana gelen kazada hasarlandığını, aracın yetkili servise götürüldüğünü, 2 ay boyunca işlemsiz beklediğini, kaza sonrasında davalı ... şirketine müracaatlarda bulunulduğunu, hasar dosyasının açıldığını, ancak davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının aracında meydana gelen hasarın tespiti için Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/13 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, davacının poliçede ve genel şartlarda belirtilen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, primlerini zamanında yatırdığını, zamanında yapılan bildirime rağmen ve diğer bütün şartları gerçekleştirmelerine rağmen davalının zararın tazmininden kaçınmasının poliçe ve genel şartlar hükümlerine ve kanuna aykırı olduğunu, kaza sonucu davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, araçta oluşan hasar bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL ve 1.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 25.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 100.552,40 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... şirketine başvurusu üzerine hasar dosyasının açıldığını, dava konusu sigortalı araçta maddi hasar meydana gelmesi ile sonuçlanan kazanın 25.12.2016 tarihinde sabaha karşı saat 02:10'da sigortalı aracın diğer araçlara arkadan çarpması sonucu meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsü ve yanında seyahat eden yolcunun olay yerinden yaya olarak kaçarak uzaklaştıklarını, zararın teminat dışı kaldığını, başvurunun haklı nedenlere reddedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacının, kaza anında alkollü olmadığını ispatlayamadığı kabul edilerek davacının alkolün etkisinde kaza yaptığı ve kaza yerini terk ettiği, sonrasında geri dönmediği, alkolün etkisi geçtikten sonra alkol ölçümü yaptırdığı, bu hali ile davacıya ait araçta meydana gelen hasarın kasko sigorta teminatı dışında olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hasarın teminat dışında olduğunun ispat yükünün davalıda olduğunu, mahkemece yanılgılı olarak ispat yükünün müvekkiline yüklenildiğini, davalı tarafın hasarın teminat dışı olduğuna ilişkin delil sunmadığını, davalı ... şirketinin aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ceza dosyasındaki tanık ifadelerinin olay yerinde müvekkilinin belirttiği gibi bir kargaşa yaşandığını ispatladığını, mahkemenin kabulünün aksine ilk ifadeler ile ikinci ifadelerin çelişkili olmadığını, yalnızca ilk ifadede belirtilmeyen hususların ikinci ifadelerde belirtildiğini, tanık ...'un dinlenilmemesinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları (KSGŞ) A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, kaza tespit tutanağında, sürücüsü tespit edilemeyen plakalı araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 84 üncü maddesinin "f" bendinin (doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) kuralını ihlal ettiği, diğer araçların kusurlarının olmadığı, olay yerini terk eden araç sürücüsünün r İnan olduğunun tespit edildiği, sigortalı araç sürücüsünün ilgili kolluk birimine başvurusunun kazadan yaklaşık 30 saat sonra olduğu ve bu suretle ifadesinin alınıp ceza soruşturması yapıldığı ve İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/181 esas, 2018/9 karar sayılı karar ile İnan'ın taksirle yaralama suçundan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağının kabul edildiği davacıya ait aracın sürücüsü İnan'ın iddia edildiği gibi can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, kazanın 25.12.2016 günü saat 02:00 sularında meydana geldiği, sürücünün kazadan yaklaşık 30 saat sonra (26.12.2016 tarih ve saat 09:11) kolluk birimlerine başvurduğu, yine kazadan yaklaşık 32 saat sonra (26.12.2016 tarih ve saat 10:49) hastaneye başvurup alkol raporu aldığı, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü olmadığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğinin kabulünün zorunlu olduğu, davacı tarafça araç sürücüsünün olay yerini zaruretten terk ettiğinin geçerli deliller ile ispat edilemediği, göre mahkemece Kasko Genel Şartlar'nın A.5.10. maddesi uyarınca talebin teminat dışında kaldığı gözetilip davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gibi tanık ...'un dinlenmesinin de sonuca bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; rizikonun teminat dışı olduğununun davalı ... şirketince kanıtlanması, bu iddiaların somut delillerle desteklenmesi gerektiği, ceza dosyasında da sürücünün alkollü olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinde ispat yükü halinin hatalı değerlendirildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle meydana gelen araç hasar bedeli ve değer kaybı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 100 üncü maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.