10. Hukuk Dairesi 2024/7793 E. , 2024/10464 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2253 E., 2024/557 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2023/152 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge A…
**10. Hukuk Dairesi 2024/7793 E. , 2024/10464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2253 E., 2024/557 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2023/152 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 03.08.2012 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun'un Ek 5 maddesinden yararlanmak suretiyle sigortalı olduğunu, davacının tüm prim borçlarını ödediğini, Kuruma tahsis talepli başvurduğunu, Kurum tarafından emeklilik talebinin gerçekleştirilmeyeceğinin belirtildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı Kurumun tesis etmiş olduğu işlemin geçersiz ve hukuka aykırı olduğunun tespitini, davacının borçlu olmadığının tespitine ve yersiz ödeme işleminin iptalini, davacının 5510 sayılı Kanun'un Ek 5 maddesi uyarınca olan sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini, davacının emeklilik işlemlerinin kaldığı yerden devam etmesini, emekli aylığının kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte tekrar tahakkukuna karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı tarafça 04.05.2023 tarihli duruşmada; "Biz müvekkilimin 10.01.2022 tarihli ve 38328049 sayılı tahsis talebinin reddine ilişkin 03.03.2022 tarihli Kurum işleminin iptaline ilişkin talebimiz diğer taleplerimiz bakımından Mahkeme kararına göre Kurumca değerlendirilecektir, 03.03.2022 tarihli Kurum işleminin iptali ve emekliliğe hak kazanmadığına ilişkin talebimiz yönünden tefrik edilmesini talep ederiz, müvekkilimin borçlu olmadığı ve yersiz ödeme yönünden dosyadan feragat ediyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesine özetle; 03.08.2012 tarihinde başlatılan Ek 5 sigortalılığının 11.11.2013 tarihli talebi ile sonlandırıldığı ve o tarihte herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, "Talepli Çıkış" yaptıktan sonra işe giriş bildirgesi vermeden sadece yazılı talebine istinaden Ek 5 sigortalılığının yeniden başlatılarak sigorta primi ödemeye devam ettiği anlaşıldığından 03.08.2012 tarihinde ve sonrasında başlatılan Ek 5 inci madde kapsamındaki sigortalılığının iptal edilmesi gerektiğini, Kurum tarafından tesis edilen işlemler tüm yasal mevzuat hükümlerine uygun olduğunu ileri sürerek davacının davasında hukuki isabet bulunmadığından davanın reddini talep ve beyan etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; celp edilen belgeler ve alınan bilirkişi raporu ile davacının 03.08.2012 tarihli talebi ile Ek 5 tarım sigortalılığının başlatıldığı, 11.11.2013 tarihli davacının sonlandırma talebi üzerine bu sigortalılığın durdurulduğu, davacının 30.12.2013 tarihli dilekçesine istinaden Ek 5 tarım sigortalılığının yeniden başlatıldığı, bu sefer 14.03.2016 tarihli dilekçesine istinaden tekrar durdurulduğu, yine 05.05.2020 tarihli dilekçesi ile yapılandırma kapsamında son ödediği gün itibariyle Ek 5 tarım sigortalılığını borçsuz olarak sonlandırdığı görülmüş, davalı Kurum tarafından her ne kadar davacının işe giriş bildirgesi vermeksizin yalnız yazılı talebi doğrultusunda Ek 5 tarım sigortalığının yeniden başlatıldığı gerekçesiyle davacının uyuşmazlık konusu Ek 5 tarım sigortalılığı iptal edilmiş ise de davacının Ek 5 tarım sigortalığının ilk başlatıldığı 03.08.2012 tarihinde davalı Kuruma işe giriş bildirgesini sunduğu, 5510 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü gereği kendiliğinden başlayacak Ek 5 tarım sigortalılığı için yeniden işe giriş bildirgesi verilmesi şartının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hükme elverişli olduğu anlaşılmakla, davacının Ek 5 tarım sigortalılığının iptaline ilişkin 27.02.2022 tarih E-69053920-203.40935281 sayılı Kurum işleminin yasal olmadığı kanaatine varılmış, davacı, borçlu olmadığının tespiti, yersiz ödeme işleminin iptali, emekli aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, emekli aylıklarının kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tekrar tahakkukuna ilişkin talepleri yönünden davasından feragat etmiş olduğundan bu davacının bu talepleri bakımından davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiğinden, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davacının 03.08.2012 tarihinde ve sonrasında başlatılan Ek 5 sigortalılığının iptaline ilişkin davalı Kurumun 27.02.2022 tarih E-69053920-203.40935281 sayılı işleminin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespiti, yersiz ödeme işleminin iptali, emekli aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, emekli aylıklarının kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tekrar tahakkukuna ilişkin talepleri yönünden davanın feragat nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinafında özetle; kararın kurum yararına kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yerel mahkeme kararının usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayandığını, sigortalı ...’un 03.08.2012 tarihinde başlatılan Ek 5 sigortalılığının 11.11.2013 tarihli talebi ile sonlandırıldığını ve o tarihte herhangi bir ödemesinin bulunmadığını, "Talepli Çıkış" yaptıktan sonra işe giriş bildirgesi vermeden sadece yazılı talebine istinaden Ek 5 sigortalılığının yeniden başlatılarak sigorta primi ödemeye devam ettiği anlaşıldığından 03.08.2012 tarihinde ve sonrasında başlatılan Ek 5 inci madde kapsamındaki sigortalılığının iptal edilmesi gerektiğini, kurul tarafından tesis edilen işlemlerin tüm yasal mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, yerel mahkemece tesis edilen hükümde hukuki isabet bulunmadığını istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı Kurumun 03.08.2012 tarihinde başlatılan Ek 5 sigortalılığının 11.11.2013 tarihli talebi ile sonlandırıldığı ve o tarihte herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, davacının “Talepli Çıkış" yaptıktan sonra işe giriş bildirgesi vermeden sadece yazılı talebine istinaden Ek 5 sigortalılığının yeniden başlatılarak sigorta primi ödemeye devam ettiği gerekçesiyle Kurum tarafından 03.08.2012 tarihinde ve sonrasında başlatılan Ek 5 inci madde kapsamındaki davacı sigortalılığının sona erdirilmesine yönelik Kurum işleminin yerinde olup olmadığı olup dosya kapsamında taraflar arasında uyuşmazlık konusu dönemde davacı tarafça iptal edilen sigortalılık süresine ilişkin prim ödemesi yapıldığı konusunda da bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sonuç olarak; 5510 sayılı Kanun'un Ek-5/1 maddesi ve Ek-5/3 maddesi nazara alındığında Kuruma işe giriş bildirgesi verilmesinin sigortalılık statüsünün kazanılması için zorunlu tek şart olarak yer almaması, uzun süre prim ödemesinin sigortalı olma iradesi olarak kabul edilmesi gerekliliği karşısında aksine Kurum işleminin yerinde olmadığına dair Mahkeme kabulünde hata olmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 03.08.2012 tarihinde başlatılan Ek 5 sigortalılığının 11.11.2013 tarihinde sonlandırılması işleminin iptali ile Ek 5 sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2- 5510 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.