T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/128 KARAR NO: 2026/142 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:09/09/2025 NUMARASI:2025/279 Esas - 2025/595 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/128 KARAR NO: 2026/142 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:09/09/2025 NUMARASI:2025/279 Esas - 2025/595 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2024 tarihinde davalıya ... (trafik) poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç ... Mahallesi ... Tünel Çıkışı'nda, müvekkiline ait ... plakalı aracın sağ arka kısımlarına çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında maddi hasar ve değer kaybı oluştuğunu belirterek 6100 sayılı HMK’nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde ikame edilen işbu davada, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL değer kaybı zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazadan sonra müvekkiline sigortalı aracın kaza yerini terk ettiği, bu durumun sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, değer kaybı talebini kabul etmediklerini, davacıya ait aracın daha önceden kazaya karışıp karışmadığının, aynı yerden hasar alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Mahkememizin görevsizliğine, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup tüketici işlemi olmadığını, Yargıtay’ın çok sayıda kararı aynı nitelikteki davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu kabul ettiğini, uyuşmazlık 6102 sayılı TTK m. 4 ve m. 5 gereği ticari dava niteliğinde olduğunu, müvekkilin araç kullanım amacının“hususi” olması görev açısından belirleyici olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinden dolayı oluşacak ihtilafın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda hükümler uygulanacağından başka bir ifadeyle ihtilafın TTK'da düzenlenen hususlardan olması nedeniyle mutlak ticari bir dava söz konusu olup görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup,mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026