İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "1- "Davalı şirketler aleyhine davacı şirkete ait kabloları koparmış olması sebebiyle; kabloların tamiri için gerekli olan malzeme ve işçilik bedellerine ilişkin olarak İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü ... Esas ve İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü ..…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1710 KARAR NO : 2025/4325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2024 NUMARASI : 2022/647 Esas - 2024/88 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "1- "Davalı şirketler aleyhine davacı şirkete ait kabloları koparmış olması sebebiyle; kabloların tamiri için gerekli olan malzeme ve işçilik bedellerine ilişkin olarak İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü ... Esas ve İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, davalı şirketin bu takibe itiraz etmesi sebebiyle takibe devam edebilmek amacıyla bu davanın ikame edildiği, Davalı şirketin davacı şirkete ait varlıklarına farklı zaman ve adreslerde zarar verildiği, davacı şirketin bu hasarları tamiri sebebiyle malzeme ve işçilik bedellerinden dolayı maddi zararı oluştuğu, davalı tarafından davacı şirket sorumluluğundaki elektrik dağıtım tesislerine verilen zarar, icra dosyaları içeriğindeki tutanak ve diğer belgeler ile tespit edilmiş olduğu, İstanbul Anadolu 24. îcra Müdürlüğü ... Esas ve İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyaları kapsamında toplam 10 adet tutanak bulunduğu, davalının süresi içerisinde itirazda bulunması sebebiyle eldeki davayı ikame etmek gerektiği, dava konusu icra dosyalarına ilişkin 03.08.2022 tarihinde 2022/10935 numarasıyla arabuluculuk başvurusu yapıldığı, ancak görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığı, Davacı şirket tarafından başlatılan icra takibine yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali gerektiği, Yukarıda açıklanan sebepler doğrultusunda; Davalı / borçlunun fiili neticesinde meydana gelen zararların tazminine yönelik icra takibine itirazın iptaline, davanın kabulüne, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Karşı delil ve ek delil sunma hakkımız saklı kalmak üzere delil listemizin kabulüne, karar verilmesini talep ederiz. "denerek dava dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Müvekkil şirket tarafından yürütülen Ümraniye belediyesi Bordür tretuvar yapım işi kapsamında kepçeyle yapması gereken kazıları yaparken bazı noktalarda teknik şartnameye aykırı döşenen elektrik hattında kopmalar meydana geldiği; Müvekkil kendi işi kapsamında tüm şartlara uygun bir şekilde kazı yaptığı halde davacının mevzuata aykırı döşediği elektrik hattı zarar gördüğü, Bu Kopmalar üzerine davacı yan müvekkil şirket hakkında haksız icra takibine başlandığı, Sorumluluk ve zarar tamamen teknik şartname ve mevzuata uymayan davacı şirkete ait olduğu; A sınıfı iş güvenliği uzmanı ve iş başmüfettişi olan ...an farklı noktalarda meydana gelen kopmalar için bilirkişi raporları (uzman görüşü) alınmış olup ayrıca ...ve proje şantiye şefi...'yı olaya vakıf olmaları sebebiyle tanık olarak mahkemede dinletme talepleri olduğu, söz konusu uzman görüşlerine de bakıldığı zaman davacı yanın kopma meydana gelen bölgelerde kablolari mevzuata göre döşemesi gereken derinliklerden çok daha az derinliklere döşediğinin fotoğraflarla da sabit olduğu; Müvekkilin kabloların mevzuata uygun derinliklerde olduğunu düşünerek kazı çalışmalarını gerçekleştirmiş olduğu; Bu durumda müvekkil şirketin kusurundan söz etmenin mümkün olmadığı; Borçlar kanunu madde 69da açıkça belirtmiş olduğu üzere yapı eserinin maliki yapımındaki bozukluklardan sorumlu olduğundan ötürü kendisi gidermekle yükümlü olduğu, yukarıda arz ve izah edilen sebepler, ilgili yasal mevzuat, sair Yargıtay Kararları ve mahkemenizce gözetilecek tüm yasal sebepler dahilinde; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın izah edilen sebeplerle reddine karar verilmesini, Davacı yanın alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." denmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...İddiaların ileri sürülüş şekli itibarı ile davacının, zarara sebep olan çalışmanın davalı tarafından gerçekleştirildiğini, çalışmanın kendilerine bildirilmediğini, kendilerinin olayda kusurları olmayıp tüm kusurun davalıya ait olduğunu, kendilerine ait zarar gören yer altı kablolarının yasanın aradığı derinliğe gömüldüğünü, ve zararın miktarının talep ettikleri kadar olduğunu kanıtlaması gerekmektedir.Mahkememizce aldırılan 17.05.2023 tarihli kök ve23.10.2023 tarihli ek raporda dava konusu zararla ilgili orta gerilim ve alçak gerilim kablo tesislerinin adresleri ile dosyaya 1 nolu celse 2 nolu ara kararı gereği sunulan tutanak adreslerinin uyuşmadığınınbelirtildiği bu manada davacı vekiline 18.01.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan hasar tespit raporları vd. evraklara konu adresler ile dava konusu hasarlara ilişkin adreslerin farklılık gösterdiği anlaşılmakla bu hususta açıklamada bulunmak ve dava konusu adreslere ait hasar tespit raporları, tutanaklar vs. belgeleri sunması amacıyla 1 aylık kesin süre verilmesine rağmen 05.01.2024 tarihli beyan dilekçesi sunulmuş ise de sadece dava konusu Ümraniye İlçesine ait adreslerin yeniden belirtilmesiyle yetinildiği ancak dosyaya 18.01.2023 tarihli beyan dilekçesi ile sunulan rapor ve tutanakların Üsküdar ilçesinde bulunan farklı açık adreslere ilişkin olduğu bu haliyle davanın delillendirilemediğinden ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Maddi tazminat koşullarının oluşması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminata yönelik itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu 8. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden yapılan istinaf incelemesinde;29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davacı vekilinin istinaf talebine konu red edilen miktar 3.541,93 TL olup, miktar itibariyle kesin karar olduğundan, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince istinafa konu edilen maddi tazminatın kabulüne dair dava değerinin ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de temyiz (istinaf) merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.İstanbul Anadolu 24. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosya yönünden yapılan istinaf incelemesinde;Dava; Haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacıların, dava konusu eylem sebebiyle maddi zarara uğradığı iddiasını ispat edemediğiİlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, alanında uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İstanbul Anadolu 8. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,2-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/647 Esas 2024/88 Karar sayılı 15/02/2024 günlü kararında İstanbul Anadolu 24. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/11/2025