Başvuru, kesin olarak verilen kararın maddi hata gerekçesiyle ortadan kaldırılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kesin olarak verilen kararın maddi hata gerekçesiyle ortadan kaldırılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/8/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun 26/8/2015 tarihli ve 2015/14354 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2015/14352 numaralı başvuru ile birleştirilmesine, incelemenin 2015/14352 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (Birlik)Yönetim Kurulu Başkanlarının 15/12/2009 tarihli toplantısında tasarruf tedbirleri kapsamında fazladan istihdam edilen personelin iş akdinin feshedilmesine karar vermiştir. Başvurucuya ait iş yerinde idari memur olarak çalışmakta olan A.Y. ile şube müdürü sıfatıyla çalışmakta olan S.Y.nin iş akitleri alınan bu karar uyarınca 29/11/2010 tarihinde feshedilmiştir. A.Y. ve S.Y., tasarruf tedbirleri gerekçesiyle iş akitleri feshedilmişse de başkaca tasarruf tedbirleri uygulanmadan feshe karar verilemeyeceğini ve uygulanan kriterlerin keyfî olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade istemiyle 23/12/2010 tarihinde dava açmışlardır. Ankara İş Mahkemesi (Mahkeme) 21/2/2012 tarihli kararlarıyla kanunda üç yıllık bir geçiş süresi öngörülmesine rağmen davacıların hizmetine hangi nedenle ihtiyaç kalmadığının somut olarak ortaya konulmaması nedeniyle feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar vermiştir. Hükümlerin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 10/9/2012 tarihli kararlarında iş akitlerinin feshine neden olarak gösterilen personel giderinin Birlik gelirlerinin %40'ını aşıp aşmadığı hususunun bilirkişi vasıtasıyla tespitinden sonra bir değerlendirme yapılması gerektiğine işaret ederek ilk derece mahkemesi kararlarını bozmuştur. Mahkeme bozma kararlarına uyarak yapmış olduğu yargılamalar sonunda verdiği 6/6/2013 tarihli kararlarında personel giderinin Birlik gelirlerinin %40'ını aşmadığı ve sözleşmenin feshinden önce benzer bir tasarruf tedbiri uygulanmadığı gerekçesiyle davaların kabulüyle davacıların işe iadesine hükmetmiştir. Anılan hükümler başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Daire 27/12/2103 tarihinde ek nisbi ödemeler gelirler arasında sayılamayacağından personel giderlerinin bilirkişi raporunun aksine Birlik gelirlerinin %40'ını aştığı gerekçesiyle davacıların işe iadesine ilişkin kararların bozularak ortadan kaldırılmasına ve davaların reddine kesin olarak karar vermiştir. Davacılar A.Y. ve S.Y.nin vekili maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunmuştur. Daire 23/9/2014 tarihinde "maddi hataya dayandığı ileri sürülen hususun hukuki takdire ilişkin olduğu'' gerekçesiyle maddi hata taleplerine ilişkin dilekçelerin reddine karar vermiştir. Davacılar vekili 30/3/2015 tarihinde ikinci kez maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunmuştur. Daire 10/6/2015 tarihli kararlarıyla ek nisbi ödemelerin tebliğ ve yönetmeliklerin aksine kanunda gelirler arasında sayıldığını ve normlar hiyerarşisine göre kanun hükümlerinin öncelikli olup bu ödemeler dikkate alınmaksızın personel ödemelerinin gelirin %40'ını aştığı şeklindeki önceki kabulde maddi hata bulunduğunu belirterek, 27/12/2013 tarihli bozma kararlarını ortadan kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararlarını onamıştır. Davacıların işe iade taleplerinde bulunması üzerine nihai kararlardan haberdar olan başvurucu, 26/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 18/6/2009 tarihli ve 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "b)Birlik: İhracatçıları örgütlendirmek suretiyle ihracatı artırmak ve dış ticaretin ülke menfaatine uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere, özel bütçeye sahip ve tüzel kişiliği haiz olarak kurulan ihracatçı birliğini, (...)ç)Müsteşarlık: Dış Ticaret Müsteşarlığını,d)TİM: Birliklerin koordinasyonunu sağlamak, ihracatçıların sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalarda bulunmak, dış ticaretin ülke menfaatine uygun olarak gelişmesine yardımcı olacak çalışmalar yapmak ve ihracatçıları en üst düzeyde temsil etmek üzere, ihracatçı birliklerinin üst kuruluşu olan özel bütçeye sahip ve tüzel kişiliği haiz Türkiye İhracatçılar Meclisini,ifade eder." 5910 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: ''(3) Birliklerin görevleri şunlardır:a) Dış ticarete ilişkin konularda çalışmalar yapmak, bu kapsamda; kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör kuruluşları ve ulusal ve uluslararası kuruluşlar nezdinde üyelerinin menfaatlerini ülke çıkarları çerçevesinde koruyucu ve geliştirici çalışmalar yapmak.b) İhracatçılar arasında mesleki ahlâk ve dayanışmayı sağlamak.c) TİM’in görüşünü ve Müsteşarlık onayını almak kaydıyla sektörü ile ilgili mevcut eğitim ve öğretim kurumlarına yardımda bulunmak, yenilerinin kurulmasına öncülük etmek ve katkıda bulunmak.ç) TİM’in görüşünü ve Müsteşarlık onayını almak kaydıyla; amaç ve görevlerini gerçekleştirmeye yönelik vakıf kurmak veya kurulmuş olanlara iştirak etmek, bütçe imkânları çerçevesinde gerektiğinde mal ve hizmet almak, yaptırmak, satmak, kiralamak, rehin ve ipotek işlemleri tesis etmek ve kaldırmak, gerektiğinde iştigal sahası ile ilgili ortak hizmet verecek şirket, dernek, tesis ve işletmeler kurmak, kurulmuş olanlara iştirak etmek, laboratuvar, test, muayene ve belgelendirme konularında üyelerini desteklemek, fuar, sergi ve tanıtım faaliyetlerini düzenlemek, düzenlenecek fuar ve sergilere iştirak etmek ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak.d) TİM tarafından verilecek dış ticarete ilişkin diğer görevleri yapmak.'' 5910 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: ''(2)TİM ve birliklerde istihdam edilenler, bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılacak yönetmelik hükümleri ile 4857 sayılı İş Kanunu ve İnsan Kaynakları Yönetmeliği hükümlerine tabidir.'' 5910 sayılı Kanun’ungeçici maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir: ''Personel giderleri gelirlerinin yüzde 40’ını aşan birliklerin genel sekreterlikleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl içerisinde, personel giderlerini bu seviyeye getirmekle yükümlüdür.''