1. Hukuk Dairesi 2013/3117 E. , 2013/9764 K. "" MAHKEMESİ : BULDAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tesci…
**1. Hukuk Dairesi 2013/3117 E. , 2013/9764 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BULDAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı, taşınmazın devrinden 12 yıl sonra açılan davanın hakkın kötüye kullanılması sayılacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların miras bırakanı E..B..nın maliki olduğu 105 ada 38 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazını 1.3.1995 tarihli akitle dava dışı oğlu Kemal'e satış suretiyle devrettiği, daha sonra K.n taşınmazı 1.7.1999 tarihinde davalı kardeşine satış yoluyla temlik ettiği, E.B..'nın ölmeden önce davalı aleyhine açtığı muvazaa, hata, hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil davasında 105 ada 38 sayılı parselin iptali ile adına tescilini istediği, takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakan tarafından ara malik K..ve ondan da davalıya yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davaya açmıştır. Bilindiği gibi; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 (TBK 237.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.