T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1002 KARAR NO : 2025/1858 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02.02.2022 NUMARASI : 2021/429 Esas - 2022/68 Karar DAVA: Çekişmeli Alacak (İİK 308/b Maddesi gereği) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1002 KARAR NO : 2025/1858 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02.02.2022 NUMARASI : 2021/429 Esas - 2022/68 Karar DAVA: Çekişmeli Alacak (İİK 308/b Maddesi gereği) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1365 E., 2021/19 K. sayılı dosyasında, davalı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, konkordato komiserliğinin alacak bildirimine daveti üzerine müvekkilinin 762.916,59 TL nakit, 13.350,00 TL gayri nakit alacak bildiriminde bulunduğunu, davalı şirketin bu borcun 493.477,42 TL'sini kabul edip bakiye kısmı etmediğini konkordato dosyasına bildirdiğini, 07.02.2020 tarihli ara karar ile çekişmeli alacak kapsamında bulunan müvekkillinin alacağının 478.134,65 TL üzerinden nisaba dahil edildiğini, davalı şirketin kötü niyetle konkordato talebinde bulunduğunu, dosyaya sunulan evrak ve kayıtlara rağmen müvekkilinin alacağının kabul edilmediğini, alacağının konkordato nisabına eksik kaydedilmesi nedeniyle çekişmeli alacağa dönüştüğünü ileri sürerek, İİK'nın 308/b maddesi gereğince müvekkilinin alacağının 776.266,59 TL olarak nisaba katılmasına, eksik olarak konkordato nisabına katılan 298.131,94 TL'nin konkordato projesi kapsamında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında 05.10.2020 tarihinde imzalanan borç tasfiye protokolüne göre göre aylık 14.945,00 TL'nin 33 ay taksitle ödenmesine 17.02.2021 tarihinde başlandığını, bu protokole istinaden davacının konkordato dosyasına sunduğu 08.01.2021 tarihli dilekçe ile konkordato projesini kabul ettiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya rağmen bu davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu, çekişmeli hale gelen alacağın kaynağının belirtilmediğini, geçici mühlet tarihi olan 19.11.2018 itibariyle müvekkilinin borçlarına faiz işletilemeyeceğinden talep edilen miktar ve faizin kabul edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava değeri 298.000 TL. olduğu için basit usule göre yargılama yapılmıştır. Mahkememizce, 2018/1365 Esas sayılı dosyasından çekişmeli alacaklar raporu örneği bu dosyaya alınmış, dosyaya atanan kayyumdan davacının komiser heyetine alacak başvurusu ve buna ilişkin tüm belgelerin sunulması istenmiş, davacı alacağı ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmıştır.Mahkememizin 2018/1365 Esas-2021/19 Karar sayılı, 12/01/2021 tarihli kararı ile, davacı ... Kalıp Makine San. ve Tic. Ltd.Şti. hakkında konkordatonun tasdiki kararı verildiği, rehinli alacaklar hariç, konkordatoya tabi alacaklar için revize edilen projeye göre; geçici mühlet tarihi olan 19/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %11,4 faizle (açıkça faiz istemediğini bildiren alacaklılar hariç) birlikte ve ilk taksit ödemesi 01/02/2021 tarihinde gerçekleştirilecek şekilde 36 aylık vadede ödenmesi teklifinin tasdik edildiği anlaşılmıştır.Hali hazırda konkordatonun feshine ilişkin herhangi bir karar bulunmadığı ve tasdik sonrası ödeme sürecinin devam ettiği anlaşılmıştır. Davacı bankanın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre; davacı bankanın davalı şirketten olan alacağının rehinle teminat altına alınmadığı ve adi alacak niteliğinde olduğu, geçici mühlet tarihi olan 19/11/2018 tarihi itibariyle davacı bankanın konkordatoya tabi alacağının 477.784,66 TL. olduğu, mühlet içinde 13.000 TL. ödeme yapıldığı, bu ödemenin mahsubu sonrasında davacı bankanın alacak tutarının 464.784,66 TL. olduğu, bankanın ödeme planına dahil edilen alacak tutarının ise 478.134,65 TL. olduğu, bu duruma göre davacı bankanın alacak tutarının da üzerinde bir alacağın konkordato planına dahil edildiği, ayrıca teminat borcu niteliğinde bulunan ve para alacağına dönüşmemiş olan 11.960,00 TL. lik gayri nakdi alacağın ise ödeme planına dahil edilmesi talebinin yerinde olmadığı, bu durumda davacı bankanın konkordato projesine ve ödeme planına dahil edilen alacak tutarından daha fazla bir alacağı olduğu iddiasının..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Konkordato komiserliğinin alacak bildirimine daveti üzerine müvekkilinin 762.916,59 TL nakit, 13.350,00 TL gayri nakit alacak bildiriminde bulunduğunu, davalı şirketin davacı bankaya borcunun 493.477,42 TL'sini kabul ettiğini geri kalan miktarı kabul etmediğini, 07.02.2020 tarihli ara karar ile çekişmeli alacak kapsamında bulunan müvekkillinin alacağının 478.134,65 TL üzerinden nisaba dahil edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda gayri nakit alacaklarının hesaba dahil edilmediğini, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi, banka kayıt ve defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğunu, bu kayıtlar dikkate alınmadan verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, konkordato davasında davalı tarafından itiraz edilen ve çekişmeli hâle dönüşen alacağın konkordatonun devamı süresince tasdik koşullarına göre tahsili istemli alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 308/b/1 maddesi "Alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler." hükmünü haizdir.İİK'nın 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK 294/3 maddesi ise "Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." hükmünü içermektedir. Somut olayda, yukarıda anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından, konkordatoya tabi borçlara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır (Yargıtay 15. HD'nin 2021/2089 E., 2021/2943 K. sayılı ve 23/06/2021 tarihli ilamı). Konkordato talebini inceleyen mahkemenin, çekişmeli alacağın konkordatoya dâhil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ise de İİK'nın 288/1 ve 294/3 hükümleri gereğince konkordatoya tabi borçlara faiz işlemesinin duracağına dair hükmü ve tasdik edilmesi ile konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesi karşısında konkordato devam ettiği sürece mühlet tarihinden sonra işleyecek faizin ayrıca bir alacak davasına konu edilmesi de mümkün olmayacaktır. Somut olayda davacı banka, konkordato komiserliğine bildirilen alacaktan 478.134,65 TL TL'sinin kabul edildiğini, fazla talebin reddedildiğini belirterek 298.131,94 TLalacağın konkordato projesi kapsamında tahsili için bu davayı açmıştır. Davalı şirketin başvurusu üzerine başlayan konkordato yargılamasında Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1365 Esas sayılı dosyasında, davalı hakkında 19.11.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği; 12.01.2021 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekili konkordato yargılamasında alacak kaydı için yaptığı başvuruda, davacının 762.916,59 TL nakit, 13.350,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğunu belirterek genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tamamının konkordato nisabına dâhil edilmesini istemiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak, yukarıda yazılan yasa hükümlerine göre davacının konkordato nisabına dâhil edilmesi gereken alacağı belirlenmiştir. Konkordato dosyasından alınan ve konkordato projesine de esas alınan bilirkişi raporunda yapılan incelemede davacı bankanın 19.11.2018 tarihi itibariyle 464.784,65 TL nakdî alacağı (31.12.2018 tahsil tarihli 13.000 TL tutarlı çek bedeli düşülerek), 20.12.2019 tarihi itibariyle ise 7 adet çekten kaynaklı 13.350,00 TL gayri nakdi alacağı tespit edilmiştir. Mahkemece nakit ve gayri nakit toplam alacağın 478.134,65 TL'lik kısmı konkordato projesinde kabul edilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla ise kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kullandırılan nakdî ve gayrinakdî krediler belirlenmiş, nakdî kredi kapsamında 19.11.2018 geçici mühlet tarihi itibariyle davacı bankanın alacağının 477.784,66 TL olduğu, 13.000 TL mühlet içi ödeme neticesinde bakiye alacağın 464.784,66 TL'ye düştüğü, davacı bankadan temin edilen çek statü raporuna göre risk unsuru taşıyan çek taahhüt bedeli toplam tutarının ise 11.960,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen bu çek taahhüt bedelinin bankanın 17.11.2021 tarihli çek statü raporuna göre belirlendiği dosyadan anlaşılmaktadır.Somut olayda hem konkordato dosyasından alınan bilirkişi raporunda hem de huzurdaki dosyadan alınan raporda davacı bankanın nakit alacağının 19.11.2018 tarihi itibariyle 464.784,65 TL hesaplandığı görülmüştür. Konkordato projesi incelendiğinde hem nakdî hem de gayri nakdî alacak olarak toplam 478.134,65 TL'nin kabul edildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi gerekçesinde, davacı banka alacağının konkordato planına dâhil edildiğini, teminat borcu niteliğinde bulunan ve henüz para alacağına dönüşmeyen gayri nakdî alacağın ödeme planına dâhil edilmesi talebi yerinde değil ise de konkordato projesinde halihazırda gayri nakit alacağın da projeye dâhil edilerek hesaplama yapıldığı, bu durumda mahkemenin bu kabul şeklinin tasdikli projeye uygun olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 302/6. maddesi geciktirici koşula bağlı alacakların hesaba katılıp katılmamasına mahkemenin karar vereceğini düzenlenmiştir. Bu hususta takdir hakkına sahip olan mahkemece gayri nakdî alacak da hesaba eklenerek davacı banka alacağını projede belirlemiştir. Sonuç olarak davacı bankanın konkordato projesine ve ödeme planına dâhil edilen alacak tutarının yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 27.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.