Başvurucu, kadastro çalışmaları sırasında Maliye Hazinesi adına tespit gören taşınmazına ilişkin tapu kaydının iptali ile adına tescil edilmesi istemiyle açtığı davanın reddedildiğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, kadastro çalışmaları sırasında Maliye Hazinesi adına tespit gören taşınmazına ilişkin tapu kaydının iptali ile adına tescil edilmesi istemiyle açtığı davanın reddedildiğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 6/9/2013 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 18/2/2014 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Çanakkale ili, Bozcaada ilçesi, Cumhuriyet Mahallesi çalışma alanında bulunan taşınmazının kadastro çalışmaları sırasında Maliye Hazinesi adına tespit gördüğünü iddia ederek 31/5/2002 tarihinde, taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptali ile adına tescil edilmesi istemiyle Bozcaada Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmıştır. Mahkeme, 20/11/2002 tarih ve E.2002/23, K.2002/52 sayılı kararı ile 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun temyizi üzerine bu karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 6/6/2013 tarih ve E.2013/5912, K.2013/6365 sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu karar aleyhine karar düzeltme yoluna gidilmemiştir. Karar, 1/8/2013 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Bu karar aleyhine başvurucu tarafından 6/9/2013 tarihinde bireysel başvuru yoluna gidilmiştir.B. İlgili Hukuk 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun "Kadastro sonuçlarının ilanı" kenar başlıklı maddesi şöyledir: “ Kadastro müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitlere dayanarak, askı cetvellerini düzenler;bu cetvelleri ve pafta örneklerini, müdüriyette ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirir; itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir. Bu ilanda kadastro harçları da gösterilir. Kadastro müdürü bu işlemleri, kadastro ekibinin çalışma alanındaki işini bitirdiği tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde yapmak zorundadır. Müdür, Genel Müdürlüğün iznini alarak, kadastrosu henüz tamamlanmayan çalışma alanlarında mahalle bucak merkezi ve köyde, bir ada veya mevkiden daha küçük olmamak üzere kadastro çalışmaları sonuçlanan taşınmaz mallara ait kısmi ilanı yukarıdaki esaslara göre yapabilir. Bu Kanun gereğince yapılan ilanlar, ilgili gerçek kişilere, kamu ve özel hukuk tüzelkişilerine şahsen tebliğ edilmiş sayılır.” 3402 sayılı Kanun’un "Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre" kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz."