Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/4928 E. , 2024/3017 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4928 Karar No : 2024/3017 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının 2008 yılında satın aldığı ... …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/4928 E. , 2024/3017 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4928 Karar No : 2024/3017 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının 2008 yılında satın aldığı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satış ilanına göre inşaat alanının düşmesinde davalı idarenin kusuru olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 365.589,00 TL maddi zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının satın aldığı taşınmazın açık arttırma şartnamesinde ve ilanında imar durumunda bitişik nizam, ön bahçe, arka bahçe ve komşulardan çekme mesafesi olmadığının belirtildiği, davacının bu şartlar dahilinde açık arttırmaya katılarak taşınmazı 180.000,00 TL bedelle satın aldığı ancak daha sonra yapılan incelemede, taşınmazın ön cepheden 5 metre, arka cepheden 3,5 metre çekme mesafesi olduğunu, inşaat alanının da 246m2 den 146 m2 ye düştüğünü farketmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığı, anılan Mahkemenin E:... sayılı dosyasında, 11/06/2015 tarihinde yapılan keşif üzerine hazırlanan 04/11/2015 tarihli raporda özetle, "dava konusu taşınmazın kütlesinin 102,00 m2 daraldığı, dava konusu ... ada ... nolu parseldeki alan kaybının üzerine dükkan+daire yapılması halinde oluşacak değer kaybının dava tarihi itibariyle 365.589,00 TL olduğu" yönünde tespite yer verildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelmesi uyarınca hazırlanan raporun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve karara esas alınabileceği kanaatine varıldığı, bu bağlamda, davacının satın aldığı taşınmazın açık arttırma şartnamesinde ve ilanında belirtilen özellikleri taşımamasının davalı belediyenin kusurundan kaynaklandığı ve davacının talep ettiği zararının davalı belediye tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulüne, 365.589,00 TL'nin ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılma tarihi olan 13/01/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... İzale-i Şuyu Satış Memurluğu'nun ... sayılı dosyasında bulunan imar durumu belgesinde söz konusu arsaya 5 katlı yapı yapılabileceği, inşaat arsasının (TAKS) %40'ı geçemeyeceği bilgisinin yer aldığı, davacıya vekaleten ...'nun 09.11.2010 günlü başvurusuna istinaden düzenlenen 20.01.2011 tarihli imar durumu belgesinde ise inşaat oturum alanının 144 m2 olduğu, ihale tarihindeki imar durumu belgesine göre inşaat oturum alanında 46 m2 artış olduğunun görüldüğü, söz konusu taşınmazın ise davacı tarafından 21.03.2014 tarihinde üçüncü bir şahsa satıldığı, taşınmazın yeni sahibinin ise mevcut imar durumuna göre yapı ruhsatı aldığının görüldüğü, bu durumda, ... İzale-i Şuyu Satış Memurluğu'nca yapılan açık artırma sonucu satın aldığı taşınmaza ilişkin olarak davacının vekalet verdiği ...'nun 09.11.2010 günlü başvurusuna istinaden ... Belediyesi'nce 20.01.2011 günlü imar çap belgesinin düzenlenerek verildiği, davacının bu tarih itibariyle arsanın imar durumunu biliyor olması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 12.maddesi uyarınca 20.01.2011 tarihinden itibaren altmış gün içinde idareye başvurması ve başvurunun reddi üzerine en geç izleyen 60 gün içinde dava açması gerekirken, taşınmazı üçüncü bir şahsa sattıktan ve bu süreler geçirildikten çok sonra tazminat istemiyle 12.01.2015 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davanın süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın açık artırma ilanında ve şartnamesinde imar durumuna ilişkin bitişik nizam olduğu, ön bahçe, arka bahçe ve komşu parselden çekme mesafesinin bulunmadığının belirtildiği, açık artırma ilanındaki bu bilgilerin ... Belediyesinden gelen yazılara göre düzenlendiği, davalı Belediyenin yanlış bilgi vermesi sonucu davacının mağduriyete uğradığı, bunun üzerine taşınmazda inşaat yapmaktan vazgeçerek aldığı fiyatın altına üçüncü kişiye sattığı, dosyada daha önceden ilk derece mahkemesince verilen ehliyet ret kararı istinaf aşamasında kaldırılırken süre hususu yönünden sorun görülmediği halde bu aşamada süre ret kararı verilmesinin usuli kazanılmış hakkın ihlali mahiyetinde olduğu, öte yandan davacının vekalet verdiği...isimli kişi aracılığıyla taşınmazın imar durumu hakkında bilgi sahibi olduğu hususunun da doğru olmadığı, vekil ...'nun hukuki konulardan anlayan bir kişi olmadığı, ilgilinin sadece Belediyeden proje ile ilgili çap almak amacıyla başvuruda bulunduğu, adı geçenin davacıya bilgi verip vermediği hususunun dahi açıklığa kavuşturulmadığı, diğer taraftan huzurdaki davanın ilk etapta ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, anılan mahkemenin verdiği görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine 30 günlük yasal süresi içinde idari yargıda açılan davada süre aşımı bulunmadığı, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, huzurdaki davada süre aşımı itirazlarının davanın en başından itibaren bulunmakta olduğu, bu hususun ilk etapta göz ardı edilmesinin davacının iddiasının aksine kazanılmış hak oluşturmayacağı, öte yandan idari eylem olarak kabul edildiğinde izale-i şuyu dosyasına 2008 yılında imar durumunun verildiği, davacının ise 2015 yılında adli yargıda dava yoluna başvurduğu, 20.01.2011 tarihinde aldığı imar durum belgesi ile izale-i şuyu dosyasındaki taşınmazın imar durumunun farklı olduğu da davacı tarafından biliniyor olduğundan imar çap belgesini aldıktan sonraki 1 yıllık süreye de riayet edilmediği, dolayısıyla süre ret kararında hukuki isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan davanın açıldığı tarihte davacı taşınmazın maliki olmadığından taşınmaz üzerinde inşaat yapılacakmış gibi değer kaybı hesaplanmasının hatalı olduğu, satış şartnamesinde belirtilen hata nedeni ile satışın iptali için İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde dava açma imkanını kullanmayan davacının işbu davayı adli yargıda ve idari yargıda açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığı; esas yönünden ise, ... İzale-i Şuyu satış memurluğunun... sayılı dosyasına sunulan imar durum belgesinin 5. maddesinde, "inşaat alanı arsanın %40'ını geçemez." ifadesi gereği, toplam inşaat alanının 98,4 m²'den fazla olamayacağı, yine mezkur belgede, bu imar durumu ile yalnızca proje tanzim ettirileceği, inşaat yaptırılamayacağının belirtildiği, hal böyle iken ilerde imar planında bir değişiklik olması durumunda, bu imar durum belgesi ile hiçbir hak iddia edilemeyeceğinin açık olduğu, somut olayda da imar çap durumunun davacının vekil tayin ettiği kişi tarafından Belediyeden alınması ile taşınmazın imar durumunun davacı tarafından öğrenilmiş kabul edileceği belirtilerek temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üye ...ın Danıştay dava daireleri arasında iş bölümünün belirlenmesine ilişkin Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 tarih, 2023/33 sayılı kararı ile değişik 18/12/2020 gün ve E:2020/62 sayılı kararı uyarınca; İmar Kanunu ile diğer kanunlar ve ilgili mevzuata göre her tür ve ölçekteki planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması, arsa ve arazi düzenlenmesi, ifraz ve tevhit işleri, imar durumu, ruhsat ve kamulaştırma işlemlerine karşı plan ile birlikte veya müstakilen tesis edilen işlemlerden ve imar mevzuatından doğan ve dördüncü dairenin görevleri dışında kalan işlerden kaynaklanan davaları ve temyiz başvurularını çözümleme görevinin Danıştay Altıncı Dairesine ait bulunduğu, aynı Kararda köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuattan kaynaklanan uyuşmazlıkları çözme görevinin ise Danıştay Sekizinci Dairesine verildiği, somut olayda, mahkemenin ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar vermesi üzerine ... İzale-i Şuyu Satış Memurluğunun ... sayılı dosyasında yapılan açık artırma sonucunda davalı idarenin satış memurluğu dosyasına sunduğu satışa konu taşınmazın imar durumunu gösterir belgelerde bitişik nizam ve çekme mesafesine ilişkin bilgilerin hatalı olduğu iddiası ile uğradığı zararın tazmini istemiyle açılan davada Bölge İdare Mahkemesince verilen karara karşı temyiz başvurusunu inceleme görevinin yukarıda yer verilen Danıştay Başkanlık Kurulu kararı uyarınca Danıştay Altıncı Dairesinin görevine girdiği yönündeki ayrışık oyuna karşılık uyuşmazlığın belediye mevzuatından kaynaklandığı ve uyuşmazlığı çözümleme görevinin Dairemizin görev alanında kaldığına oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 21/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.