T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1847 KARAR NO: 2026/67 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/686 DAVA TARİHİ: 29/07/2025 ARA KARAR TARİHİ: 31/07/2025 DAVA: İtirazın Kaldırılması ve İflas KARAR TARİHİ: 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1847 KARAR NO: 2026/67 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/686 DAVA TARİHİ: 29/07/2025 ARA KARAR TARİHİ: 31/07/2025 DAVA: İtirazın Kaldırılması ve İflas KARAR TARİHİ: 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı firmadan çok sayıda ... marka akıllı telefonların alınması ve satın alınması karşılığında prim ödemesi yapılması konusunda anlaşıldığını, anlaşma gereği çok sayıda ... marka akıllı telefonun alınarak iç piyasada satışının gerçekleştirildiğini, 24.01.2025 tarihli, 264.900 TL miktarlı, ... nolu fatura, 24.02.2025 tarihli, 234.500 TL miktarlı, ... nolu fatura ve 28.03.2025 tarihli, 19.200 TL miktarlı, ... nolu faturaları kesilmesine rağmen ancak prim bedeli ödemesinin yapılmaması nedeniyle İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası ile başlatılan iflas takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, borçlunun aldıkları bilgilere istinaden mal kaçırma girişiminde bulunduğunu, şüpheli şirketlerin benzer şekilde 81 ilde başka kişileri de mağdur ettiğini, ticari ilişkiler kurarak güven sağlayıp ödeme yapmadan 200 milyondan fazla zararla ortadan kaybolduğunu ve paraların yurtdışına kaçırıldığı bilgisine ulaşıldığını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptali ile davalı şirketin iflasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile, alacağın varlığı ve miktarı yargılama ile anlaşılacağından yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, koşulların oluşmadığı gerekçesiyle Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar ederek, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dava, iflas yoluyla adi takipte itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkin olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine yöneliktir.Davaya konu İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Şti., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 518.600,00 TL fatura alacağı ve 101.219,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 619.819,54 TL üzerinden 07.07.2025 tarihinde başlatılan iflas yoluyla adi takipte "08/07/2025 tarihli Toplam Alacak 619.819,54 TL" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 15.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, 10.07.2025 tarihinde borca itiraz edildiği tespit edilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve kanaat olması gerekir.2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından yalnızca 24.01.2025 tarihli, 264.900 TL miktarlı, ... nolu fatura, 24.02.2025 tarihli, 234.500 TL miktarlı, ... nolu fatura ve 28.03.2025 tarihli, 19.200 TL miktarlı, ... nolu "prim bedeli" açıklamalı takibe konu e-faturalar sunulmuştur. Dava dosyasında bu aşaması itibariyle taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi bulunup bulunmadığı, faturalara konu hizmetin tam ve eksiksiz olarak ifa edilip/edilmediği, sözleşmenin geçerli olduğunun anlaşılması halinde davacının varsa alacaklı olduğu miktar yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek mahiyette olup tek başına fatura düzenlenmesi alacağın yaklaşık ispatına yeterli değildir. Bu itibarla ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK'nın 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257. madde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmakla istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan 615,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/01/2026