1. Ceza Dairesi 2022/15318 E. , 2023/8551 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 nc
**1. Ceza Dairesi 2022/15318 E. , 2023/8551 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/119 Esas, 2022/435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53, 54 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. 2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2022/2008 Esas, 2022/2319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53, 54 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin derecesine, sanığın öldürme kastı bulunmadığına, 2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin sanık lehine uygulanmaması gerektiğine, eylemin tasarlanarak işlendiğinden bahisle vasfa ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Maktul ile sanığın farklı köylerde ikamet ettikleri, olay günü, maktulün hayvanlarını otlatmak için araziye gittiği, akabinde saat 19.00 sıralarında sanık ile karşılaştığı, tam olarak belirlenemeyen bir nedenden dolayı tartışıp kavga ettikleri, olay sırasında sanık dışında kimsenin olmadığı, sanığın beyanına göre maktulün, sanığa sopa ile vurduğu, sanık hakkında aldırılan adli muayene raporunda yüzün sol tarafında şişlik ve ekimozun olduğuna ve basit tıbbi müdahale ile düzelebilecek şekilde yaralandığına dair tespitin, sanığın saldırıya uğradığına ilişkin beyanını desteklediği, daha sonra sanığın yanında bulunan bıçağı 8-9 kez maktulü hedef alarak savurduğu ve maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları, sanığın yaralanmasına ilişkin adli muayene raporu, olay yeri inceleme raporu ve krokileri, Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği uzmanlık raporları, kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar dava dosyasında mevcuttur. 3.10.11.2021 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, maktulün ölümünün kesici-delici alet yaralanmalarına bağlı kas ve damar kesilmelerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin vücudunda 4 adet kesici delici alet yarası mevcut olup yaralanmalardan birinin boyun sol yandan vücuda girdiği, boyun sol yanda derin kas grupları ve büyük damarlarda kanamalı kesi ve doku harabiyetine neden olduğu, oluşturdukları yaralanmanın müstakilen ve müştereken öldürücü mahiyette olduğu, sol uyluk distali ön yüzden vücuda giren kesici delici alet yaralanmasının, sol uyluk derin kas grupları ve büyük damar sinir paketinde kanamalı kesi ve doku harabiyetine neden olduğu, oluşturduğu yaralanmanın müstakilen öldürücü mahiyette olduğu bildirilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de; Sanığın maktulün ... bölgelerine bıçakla birden fazla kez vurması, uzmanlık raporuna göre darbelerin öldürücü nitelik taşımaları, sanığın olaydan sonra kendisinin de yaralanmasına rağmen doktora gitmemesi ve maktulü bıçakladıktan sonra olumlu herhangi bir müdahalede bulunmayıp, kimseye haber vermemesi, sanığın maktulün kendisine sopa ile saldırdığı şeklindeki aşama beyanları ile sanıktaki yaralanma bulgularına göre ilk saldırının maktulden geldiği kabul edilse dahi sanığın olayda öldürücü mahiyetteki bıçak ile 8-9 kez maktüle vurması, olayda kullanıldığına dair bir delil bulunmamakla birlikte olay yerinde maktülün ayak ucunda ele geçirilen silahın sanığa ait olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kendisine yönelen haksız bir saldırıyı def etme amacını aşacak şekilde öldürme kastı ile maktulün ... bölgelerine bıçak ile birden fazla kez vurarak kasten öldürme suçunu işlediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğu şeklindeki kabulde ve sanık hakkında meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Sanığın aşamalarda maktulü tanımadığını, havanın karanlık olması nedeniyle duyduğu hışırtı sesinden sonra başına aldığı darbe ile sersemlediğini ve maktulün kendisine saldırması nedeniyle kendisini savunmak amacıyla bıçağını çıkarıp maktule doğru çok sayıda savurduğunu beyan ettiği ve sanığa aldırılan adli raporunda yüzünün sol tarafında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde şişlik ve ekimoz bulunduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediği şeklindeki kabul ile çelişki oluşturacak ve daha ağır haksız tahrik hallerinde uygulanabilecek şekilde 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini dışında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın aşamalarda ilk saldırının maktulden geldiği yönündeki iddiaları, olay yerinde maktul ile sanık dışında kimsenin bulunmaması ve sanığın yaralanmasına ilişkin bulgular dikkate alındığında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediğinden haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulanması gerektiğinden sanık hakkında 18 yıl hapis cezası belirlenmesinin hakkaniyete uygun olması nedeniyle İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında kasten öldürme suçundan yeniden mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanık hakkında meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına ilişkin hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin yerinde olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2022/2008 Esas, 2022/2319 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.