4. Hukuk Dairesi 2013/185 E. , 2013/17954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten
**4. Hukuk Dairesi 2013/185 E. , 2013/17954 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece,istemin kısmen kabulüne karar verilmiş,karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu haberin,Cumhuriyet Gazetesi'nin 13.09.2011 tarihli yayınında ''.... Genel Başkan Yardımcısı ....'ten .... Savunması ve ''.... tanık bile yok'' üst başlığı ve ''..... Belediye Başkanı .... ifadeye çağrıldı'' başlığıyla yayınlandığı ve haberde ''... Soruşturmada adı köstebek olarak geçen dönemin ... Bakanlığı Özel Kalem Müdürü ile bir emniyet müdürünün ise .... sonra ifadeye çağrılması bekleniyor '' ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Davacı,... Bakanlığı Özel Kalem Müdürü görevini yaptığı döneme ilişkin olarak küçük düşürmeye ve rencide etmeye yönelik hakkında yapılan gerçeğe aykırı yayın nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, davaya konu yayın içeriğinde davacı asilin adının dahi geçmediğini, yayınlanan haberin ana muhalefet partisi genel başkanının açıklamalarına dayandığını, aynı hususta medyada pek çok yayın yapıldığını, yayının maddi gerçeğe uygun, güncel, kamu yararı göz önüne alınarak basın özgürlüğü kapsamında yayınlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacının , hakkında bir soruşturma yürütülmediği halde yapılan yayın içeriği ile davacının deniz feneri soruşturması kapsamında ifadesi alınacak kişiler arasında gösterilmek suretiyle yapılan diğer yayınların mevcudiyetinin davalıya, davacı hakkında maddi gerçekliği araştırılmadan yayın hakkı vermeyeceği ve dayanağı gösterilmeden yorum içerikli yayın ile davacının kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verildi. Basının haber kaynağını açıklamak ve maddi gerçekliği kanıtlamak gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır bu yönüyle özgürdür ancak haber yapmak basının görevidir ve bu bağlamda da evrensel insan hakları çerçevesinde basın yasasında belirlenen ilkelere uymak zorunluluğu bulunmaktadır. AİHS'nin 10. maddesi hükümleri kamu yararını ilgilendiren genel yarara ilişkin bir durumda ifade özgürlüğünün sınırlanmasına çok az yer bırakmaktadır. Basına siyasal arenada ve kamunun ilgilendiği diğer alanlarda tartışma konusu olan bilgi ve görüşleri iletme görevi düşer. Basının bu görevi kamuoyunun da bu bilgi ve görüşleri alma hakkı ile tamamlanır. Yine Basın, kamuoyunun ilgisini çeken güncel konuları, bu konuların birbiri ile bağlantılarını ilgi çekici ve düşünmeye sevk edici biçimde haber yapabilir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde;kamuoyunda ....davası olarak bilinen ve bu davanın soruşturulması aşamasında ... binasında adli makamlarca yapılacak olan baskın ve aramaların .... Belediye Başkanı.... tarafından ... yöneticisine arama yapılmadan önce haber verildiği iddiasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/2811 soruşturma numaralı dosyasında soruşturma yürütüldüğü,bu soruşturma kapsamında başkan ....'ın ifadesinin alındığı,bu iddialarla ilgili olarak .....'ın ... yöneticisini aradığına ilişkin olarak telefon kayıtlarının varlığından da bahsedildiği, soruşturma kapsamında yapılacak aramalar hakkında bilgi sızdırılmasına ilişkin olarak.... Partisi Genel Başkanı ....'nun da.... Genel Kurul Toplantısında açıklamalarda bulunduğu,açıklamalarında .... Bakanlığı'nın Özel Kaleminden Özel Koruma Müdürü'nün...Belediye Başkanını aradığı ve belediye başkanın da ... yönetici ....'i aradığını ileri sürdüğü, bu açıklamaların ve soruşturma dosyasında yer alan iddiaların yazılı ve görsel basında geniş yer tuttuğu, her ne kadar davacının soruşturma kapsamında ifadesine başvurulmadığı bilgisi dosyaya girilmiş ise de dava konusu haberde de gündemde geniş yer tutan ve kamuoyunu yakında ilgilendiren dava ile ilgili olarak yürütülen soruşturma ile ilgili yapılan açıklamalar ve ortada olan söylentiler dahilinde davacının da ifadeye çağrılabileceğinden bahsedildiği anlaşılmaktadır. Şu halde yayın, güncelliğini koruyan soruşturma ve davalar ve bu soruşturmada adı geçen kişiler ile ....davası arasındaki iddia olunan bağlantıların,yapılan açıklamaların ve söylenti dahilinde bir takım bilgilerin “...bekleniyor...” ifadeleriyle ilgi çekici biçimde kamuoyuna sunulmasından ibaret olup bu yönüyle hukuka aykırı bir yayından söz edilemez. Bu nedenle istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde kısmen kabul kararı verilmiş olması doğru bulunmamış, açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. -/- -3- 2013/185-2013/17954 KARŞI OY AÇIKLAMASI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 18/11/2013