10. Hukuk Dairesi 2024/2540 E. , 2024/2782 K. MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/882 E., 2023/1529 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/356 E., 2023/214 K. Taraflar arasındaki tevkifatın aidiyetinin ve 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulün…
**10. Hukuk Dairesi 2024/2540 E. , 2024/2782 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/882 E., 2023/1529 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/356 E., 2023/214 K. Taraflar arasındaki tevkifatın aidiyetinin ve 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1995 yılından itibaren pancar ekicisi olarak Erzincan Şeker Fabrikası'na pancar verdiği, 1997 yılında 3201 nolu ve 1998 yılında 6201 nolu sözleşmede baba adının nüfus kayıtlarında ... olmasına karşın fabrika tarafından tek taraflı olarak düzenlenen şeker pancarı yetiştirme sözleşmesinde, fabrika personelinden kaynaklı hata nedeniyle baba adının ... olarak yazıldığı, davacının söz konusu sözleşmeyi bu şekli ile sehven imzaladığı, Şeker Fabrikasının, davacının pancar üretimi nedeni ile şeker pancarı ürün bedellerinden Bağ-Kur prim tevkifatı yapmış olmasına rağmen sözleşmede düşülen söz konusu hata nedeni ile davacının 1997-1998 yılları arasında SGK kayıtlarında Bağ-Kur sigortalısı olarak görülmediği ve 2926 sayılı Kanun kapsamında kendisine emekli aylığı bağlanmasını sağlayamadığı iddiasıyla 1997 yılı 3201 ve 1998 yılı 6201 nolu şeker pancarı yetiştirme sözleşmelerinde ve Kurum kayıtlarında davacının ... olarak yanlış yazılan baba adının, davacının nüfus kayıtları doğrultusunda ... olarak düzeltilmesine, davacının 1997-1998 yılları arasında da zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Erzincan Şeker Fabrikasında 1994, 1995 1999, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2011 yıllarında pancar tesliminden dolayı davacı adına tevkifat kesintisi yapıldığı, bu tarihlerde kesilen tevkifat kesintilerinin davacının hesabına yüklendiği, 2926 sayılı Kanun'a istinaden tevkifatın Kurum kayıtlarına girdiği tarihi takip eden ay başı itibariyle 01.04.1995 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığı başlatıldığı, Erzincan Pancar Kooperatifi ve Üzümlü Ziraat odası kaydı devam ettiğinden, davacının Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğinin görüldüğü, 1997-1998 yıllarındaki tevkifat kesintilerinde Erzincan Şeker Fabrikası tarafından baba adı farklı yazıldığından bu yıllara ait hizmetlerin hesabına yüklenmediği, dava açıldıktan sonra davacının oda kaydının bulunup bulunmadığı hususunda oda kaydı bilgilerinin getirildiği, davacının ziraat odası kaydının 1997-1998 yıllarında da mevcut olduğundan 1997 ve 1998 dönemlerine ait hizmetlerinin hesabına yüklendiği, tevkifata ilişkin kesintilerde baba adı farklılığı nedeniyle tevkifatların davacı hesabına aktarılmadığı ancak davaya konu tarihlere ilişkin tespiti istenen hizmet sürelerinin davacıya verildiği, bu nedenle huzurdaki davanın konusuz kalması nedeniyle davanın reddinin gerektiği, tevkifat kesintilerine yönelik olarak davaya devam edilmesi halinde gerekli incelemelerin yapılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 07.11.2022 tarihli ve Erzincan Valiliği Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün 17.10.2022 tarihli yazı cevaplarında, 1965 doğumlu ... oğlu ...'e ilişkin kaydın mevcut olmadığının benzer kişi kaydı olarak ise yalnızca davacının kaydına ulaşıldığının beyan edilmiş olduğu; Üzümlü Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 24.10.2022 tarihli yazı cevabında ... oğlu ... isimli bir şahsın mevcut olmadığının tespit edildiği; Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin 11.01.2023 tarihli yazı cevabında 1997 ve 1998 yıllarına ilişkin pancar üretim sözleşmelerine dair bilgi ve belgelerin sunulmuş olduğu ve ilgili yazı cevabında üreticinin baba adının sehven ... olarak kaydedildiğinin not düşülmüş olduğu; somut uyuşmazlıkta istinaf ilamı, tanık beyanları, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Erzincan Valiliği Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü ve kolluk yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının 1997-1998 yıllarına ilişkin olarak Türkiye Şeker Fabrikası A. Ş. kayıtlarında baba adının yanlış yazıldığının ve baba adının ... olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ve davacının anılan yıllarda Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ...'in 1997 yılı 3201 ve 1998 yılı 6201 nolu şeker pancarı yetiştirme sözleşmelerinde ve Kurum kayıtlarında baba adının yanlış yazıldığının ve ilgili kayıtlarda baba adının "..." olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine, davacı ...'in 1997 ve 1998 yıllarında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve tevkifata ilişkin kesintilerin davacının hesabına aktarılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Erzincan Şeker Fabrikasına 1994, 1995, 1999, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2011 yıllarında pancar tesliminden dolayı tevkifat kesintisi yapıldığı; bu tarihlerde kesilen tevkifat kesintileri sigortalının hesabına yüklendiği, 2926 sayılı Kanun'a istinaden tevkifatın Kurum kayıtlarına girdiği tarihi takip eden ay başı itibariyle 01.04.1995 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığı başlatıldığı; 1997 ve 1998 yıllarındaki tevkifat kesintilerinde Erzincan Şeker Fabrikası tarafından baba adı farklı yazıldığından sigortalının hesabına yüklenemediği; sadece tanık beyanları ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava, 1997 yılı 3201 ve 1998 6201 nolu şeker pancarı yetiştirme sözleşmelerinde yanlış yazılan kimlik bilgilerinin kayıtlara uygun düzeltilmesi ile tevkifatların aidiyeti istemine ilişkin olduğu, dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre özellikle; nüfus ve kolluk araştırması ile "... oğlu 1965 doğumlu ..." isimli birisinin olmadığının anlaşılması, ayrıca Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü Ankara Makine Fabrikası'nın 11.01.2023 tarihli yazısı ile üreticinin baba adının "..." yerine "..." olarak yazılmış olduğunun bildirilmesi karşısında davacı iddiasını ispatlamış olmakla Mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tevkifatın aidiyetinin ve 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 1.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanun'lar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, sigortalılık açısından davanın yasal dayanağı 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 2, 5, 7, 9, 10, 36 nci maddeleridir. 2. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar." 3. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 5 inci maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları şöyledir: "2 nci madde kapsamına girenler, onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz." 4. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 7 nci maddesi şöyledir: "Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. 5. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 9 uncu maddesi şöyledir: "Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır. 6. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 10 uncu maddesi şöyledir: "Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21.10.1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18.04.1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24.04.1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır.(Ek cümle:24.07.2003-4956/52 md.) Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş, kooperatifler ve birlikleri ile şirket ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler. 7. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 36 ncı maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir: "Sigortalı, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen dönemlerde ödemek zorundadır. Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir." 8.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Hükmün kapsamı" kenar başlıklı 297 nci maddesi şöyledir: "(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." 3. Değerlendirme 1. 2926 sayılı Kanun yönünden sigortalılık hak ve yükümlülüğü tescille başlar. Anılan Kanunun 5 inci maddesi 2 nci madde kapsamına girenlerin, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacaklarını, ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağını düzenlemiştir. 2. 2926 sayılı Kanun'un re’sen tescil ile ilgili 9 uncu maddesinin bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılacağı, bir başka deyişle 2 nci maddeye göre Kanun kapsamında sayılan sigortalıların Kurumca re’sen tescil edilmeleri zorunluluğu bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki 5 inci madde uyarınca Tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu olup sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. 3. 2926 sayılı Kanun'a tabi kişilerce 36 ncı maddede sayılan kurum, şirket, işletme veya gerçek kişilere satılan ürün bedellerinden prim borcuna mahsuben %1 oranında kesinti yapılması ve bu kesintilerin anılan gerçek ve tüzel kişilerce ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar Bağ-Kur’a intikal ettirilmesi gerekir. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin, ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle, tahsili halinde kişinin yukarda izah edilen 5 inci maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir. 4. Öte yandan mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca da verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, hiçbir şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde çok açık gösterilmesi gereklidir. Aksi takdirde ilamın icrası sırasında güçlüklerle karşılaşılabileceği gibi ilamın hiç icra edilememesi de söz konusu olabilir. 5. Somut olayda, davacı 1997-1998 yıllarında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiş olup, Mahkemece hüküm altına alınan 1997 ve 1998 yıllarındaki sigorta başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirtilmemiş olması hükmün infazında tereddüte neden olacak niteliktedir. Bu nedenle Mahkemece davacıya talebine konu başlangıç ve bitiş tarihleri açıklattırılmalı, 2926 sayılı Kanun'un 2, 5, 7, 9 ve 36 ncı maddeleri uyarınca sigortalılık süreleri tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre infaza elverişli olacak şekilde davacının Tarım Bağ-Kur başlangıç ve bitiş tarihlerini belirtir şekilde hüküm kurulmalıdır. 6- Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.