T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1481 - 2026/935 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1481 KARAR NO : 2026/935 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1481 - 2026/935 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1481 KARAR NO : 2026/935 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olan... plaka sayılı aracın şoförünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi üzerine aracın dere yatağına takla atıp düşmesi sonucu tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada yolcu konumunda olan davacı ...'nın ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağında sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğu, yolcu konumunda bulunan müvekkili ...’nın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının ağır şekilde yaralandığı ve uzun bir süre tedavi gördüğünü, ömür boyu bir başkasının bakımına muhtaç kalacak şekilde kalıcı sakatlığa maruz kaldığını, trafik kazasında ağır şekilde yaralanarak ömür boyu bir başkasının bakım ve yardımına muhtaç kalacak şekilde kalıcı sakatlığa maruz kalan ...'nın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre şimdilik 1.000,00 TL bakıcı gideri maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... numaralı ZMSS poliçesi kapsamında ... Arabuluculuk Bürosunun ... Büro ... Arabulculuk Daire Başkanlığı numaralı dosyasında yapılan anlaşma uyarınca poliçenin sürekli sakatlık teminatı olan 410.000,00 TL'nin tamamının ödendiğini, limitin tamamı ödendiğinden davanın reddini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, müvekkili şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti hâlinde tazminat hesabı için davacının ve vefat edenin gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, dava dilekçesi ile birlikte dosyaya sunulan bir gelir belgesi olmadığını, gelir durumunun tanıkla veya taraf beyanına dayanan kolluk araştırmasıyla da ispatlanması mümkün olmadığını, davanın usulden reddine, usulden red taleplerinin yerinde görülmemesi hâlinde haksız açılan davanın esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile; 410.000,00 TL maddi tazminatın (bakıcı gideri) temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; davacıya sürekli sakatlık tazminatının tüm limitinin ödendiğini, davacının müvekkili sigorta şirketi yönünden faiz isteminin reddinin gerektiğini, davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkili sigorta şirketine usule uygun yapılmış başvurusunun bulunmadığını, kazada yolcu konumunda bulunan davacı koruyucu ekipman önlemlerini almadığını, davacının nizamlara uygun şekilde yolculuk etmediğinin açık olduğunu, hatır taşıması indiriminin müterafik kusur indirimi ile birlikte uygulanabileceği konusunda da duraksama bulunmadığını, bu takdirde hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplanan tazminattan %40 oranında indirim yapılması gerektiğini, 1,65 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası sonucu açılan bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Usulüne uygun başvuru yapılmadığına yönelik yapılan incelemede: Davacının dava açmadan önce ... tarihinde sigorta şirketine başvurduğu,... tarihinde ara bulucuya başvurusunun bulunduğu, ... tarihli anlaşmazlık tutanağının bulunduğu, ... tarihinde tekrar sigorta şirketine başvurduğu, dosyanın içinde kaza tespit tutanağı, sağlık raporu ve tüm hastane/tedavi evraklarının bulunduğu, yargılama sırasında dosyada alınan maluliyet raporunun davalıya tebliğ edildiği, halen dahi ödeme yapılmamış olması da gözetildiğinde başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü ile anılan maddede düzenlenen dava şartı gerçekleştiğinden uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi yerinde olmakla bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Poliçe limitinin tüketildiğine dair yapılan istinaf incelemesinde; Davalıya sigortalı sürücünün kullandığı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinde; ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limiti 410.000,00 TL, sağlık gideri kişi başına teminat limiti 410.000,00 TL olarak belirlenmiş ve kaza tarihi itibari ile geçerli olan poliçe limitleri 410.000,00 TL’dir. Bahsedilen iki sorumluluğun her biri diğerinden bağımsızdır. 6098 Sayılı TBK'nın 54. maddesinde tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Sakatlık tazminatı hesaplanırken mağdurun meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre elde edeceği gelirdeki azalma hesaplanırken, bakıcı giderleri; mağdurun bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları, gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı-yardımcı maaş ve ücretleridir. Daimi iş gücü kaybı tazminatı ile sürekli bakım giderleri farklı tazminat kalemleri olup, sürekli bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Dairenin kökleşen içtihatları da bu yöndedir. Yargıtay 4 ve 17. Hukuk Dairelerinin kökleşen içtihatları da bu yöndedir. Bu nedenle davalı vekilinin sakatlık teminatı limitinin tükenmesi nedeniyle bakıcı gideri talep edilemeyeceğine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar; ... Esas - ... Karar ... Esas - ... Karar, ... Esas - ... Karar, ... Esas - ... Karar sayılı ilamları.) Faizin başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde; Dava trafik kazasından kaynaklanan bakıcı giderine yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Davacı davadan önce ... tarihinde sigorta şirketine başvurmuş olduğundan davalı ... tarihinde temerrüde düşürülmüştür. Mahkemece usul ve yasaya uygun olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren faiz hükmedildiğinden bu yöndeki istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir. Hatır- müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf incelemesinde; Aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının zararının 5.879.406,90 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan hatır- müterafik kusur sebebiyle %20'şer indirim yapılsa dahi poliçe limitinin çok üstünde zarar olacağından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Anayasa Mahkemesinin... E.K sayılı ... günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin ... gün ve ... Esas ve ... karar sayılı kararları, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile brüt asgari ücret üzerinden davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 28.007,10 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 7.001,78 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 21.005,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.30/03/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.