2. Hukuk Dairesi 2016/18135 E. , 2018/6559 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı-Takı Para Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, nafakaların miktarı ile ziynet ve takı para alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp …
**2. Hukuk Dairesi 2016/18135 E. , 2018/6559 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı-Takı Para Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, nafakaların miktarı ile ziynet ve takı para alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece; boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; mahkemece taraflara yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışların yanında, erkeğin ortak konutun manevi bağımsızlığını sağlayamadığı, ailesinin müdahalesine sessiz kaldığı,ailesinden yana tavır takındığı, yine eşinin ailesini ziyarete gittiği esnada eşyaları toplayarak eşini aradığı ve eşyalarını topladım gel al, boşanalım dediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Erkeğin bu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir. Öyleyse, davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuş olup,boşanmakla en azından eşinin maddi desteğini yitirecek olan davacı kadın yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 3- Davacı kadm tarafından dava dilekçesi ile birlikte düğünde takılan ziynetlerin yanında düğünde takılan 5250 TL takı parasının tarafına aynen iadesi istenilmiş, mahkemece düğünde takılan takı parasına yönelik bu talebinin reddine karar verilmiştir. Oysa ki yapılan yargılama ve toplanan delilerden, özellikle davacı kadın tanığı ... düğünde davacı kadının gelinliğine 5300 TL para takıldığını ve bu paranın davalı tarafından yarısının borçlara yarısının da kendi babasına verildiğini davalının kendisine söylediğini beyan etmiş olduğundan takı paralarının varlığı ve erkek tarafından harcandığı ispatlanmıştır. Davalı erkek, bu takı paralarının iade edilmemek üzere verildiği hususunu da kanıtlayamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı kadının takı para alacağı talebinin taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.05.2018 (Salı)