4. Hukuk Dairesi 2009/13631 E. , 2010/10272 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... mirasçıları ... vdl aleyhine 15/08/2006 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafndan süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçeleri…
**4. Hukuk Dairesi 2009/13631 E. , 2010/10272 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... mirasçıları ... vdl aleyhine 15/08/2006 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafndan süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Dava dışı kişinin motosikletinde yolcu olarak bulunan davacı, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araç ile motorsikletin çarpması nedeniyle yaralandığını belirterek, uğradığı zararın tamamının dayanışmalı sorumluluk ilkesi uyarınca karşı aracın işleteni ve sürücüsü olan davalılardan alınmasını istemiştir. Yerel mahkemece, davalı sürücünün 6/8, davacının yolcusu olduğu motosiklet sürücüsünün 2/8 oranlarında kusurlu oldukları, davacının ise kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, indirim yapılmadan maddi ve manevi tazminata karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 44/1. maddesi gereğince; zarara uğrayan taraf zarara olur verdiği yahut kendi eylemi ile zararın ortaya çıkmasına veya zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde yargıç, tazminat tutarından indirim yapabilir. Dava konusu olayda davacı, yolcu taşıma aracı olmayan motosikletin arkasına binerek zararın artmasına yol açtığından, Borçlar Yasası'nın 44. maddesi uyarınca belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarından, davalılar yararına uygun bir indirim yapılması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Yargılama aşamasında verdiği ıslah dilekçesi ile maddi tazminat tutarını arttırmış olan davacı, arttırılan bu tutar için faiz yürütülmesini istememiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesi gereğince yargıç, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olarak, davacının istemi bulunmadığı halde ıslahla arttırılan tutarı da kapsar biçimde kabul edilen tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle bozulmalıdır. c)Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 417. maddesi gereğince istemin bir bölümünün kabul edildiği durumlarda, yargılama giderleri kabul ve reddedilen tutarlara göre taraflara yükletilir ve aynı Yasa'nın 423. maddesine göre vekalet ücreti de yargılama giderlerinden olduğundan, istemin reddedilen bölümü gözetilerek, yargılama giderlerinin kabul ve ret oranında taraflar arasında paylaştırılması karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2 ve 12. maddeleri gereğince davalı yan yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin tamamını davalıya yüklemesi ve davanın reddedilen bölümü üzerinden davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b ve c) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.