6. Ceza Dairesi 2011/16265 E. , 2012/17397 K. "" Hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ..'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522, 523, 59. maddeleri uyarınca 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair PENDİK Sulh Ceza Mahkemesinin 17/10/2002 tarihli ve 2002/982 esas, 2002/1520 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01/06/2011 gün ve 2011/7240/31564 sayılı kanun yara…
**6. Ceza Dairesi 2011/16265 E. , 2012/17397 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ..'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522, 523, 59. maddeleri uyarınca 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair PENDİK Sulh Ceza Mahkemesinin 17/10/2002 tarihli ve 2002/982 esas, 2002/1520 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01/06/2011 gün ve 2011/7240/31564 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2011 gün ve KYB/2011/225008 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 18/07/2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamında bulunan adli sicil kayıtlarına göre, suç tarihinden önce hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmemiş olan sanıklar hakkında hükmolunan 24 gün özgürlüğü bağlayıcı cezanın 647 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 2. fıkrasının buyurucu hükmü uyarınca 1. fıkradaki para cezasına veya öngörülen diğer önlemlerden birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanıklar hakkında Mahkemece verilen 17.10.2002 günlü hüküm sanık Yıldıray Alakuş’un yüzüne karşı tefhim edilmesine karşın, diğer sanık ... Keşkekçi’nin yokluğunda verildiği ve sanığa usulüne uygun kanun yolunu gösterir kararın da tebliğ edilmeyerek kararın kesinleştirildiği ; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği; anılan kararda kanun yolu için öngörülen 7 günlük sürenin ne zaman başlayacağına ilişkin açıklamanın yer almadığı, bu nedenle yapılan tefhimin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1-) Pendik Sulh Ceza Ceza Mahkemesinin 17.10.2002 tarih ve 2002/982 – 2002/1520 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,