5. Hukuk Dairesi 2011/3535 E. , 2011/10999 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el at…
**5. Hukuk Dairesi 2011/3535 E. , 2011/10999 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında da Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmişse de alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki; Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında emsal olarak alınan taşınmazlar ile dava konusu taşınmaz farklı mahallelerde oldukları gibi, satış değerlerleri değerlendirme tarihine endekslendikten sonra emsal taşınmazların dava konusu taşınmazdan sırası ile 8, 15, 12, ve 10 kat gibi büyük oranlarda değer farkı olduğu belirtilerek taşınmazın m2'sine 162,00-TL değer biçilmiş iken hükme esas alınmayan 29.11.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu ile aynı mahallede bulunan ve değer bakımından da birbirine yakın olan taşınmaz emsal olarak alınıp, düzenleme ortaklık payı da düşüldükten sonra dava konusu taşınmazın m2'sine 44,4 TL. gibi bir değer belirlenmesi karşısında alınan raporların hüküm kurmaya yeterli ve inandırıcı olmadığı kanaati oluşmuştur. Bu nedenle; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 20.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.