9. Hukuk Dairesi 2024/12504 E. , 2024/13705 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında Isparta İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar v…
**9. Hukuk Dairesi 2024/12504 E. , 2024/13705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında Isparta İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.11.2012 tarihinde davalı Şirketin Isparta'daki işyerinde 4.500,00 USD net ücretle uçak teknisyeni olarak çalışmaya başladığını, davacının 24.05.2018 tarihinde haksız ve gerekçesiz olarak işten çıkarıldığını, davalıya karşı işe iade davası açıldığını, davacıya son aya ilişkin ücretinin ve diğer yasal haklarının ödenmediğini, davacının yıllık izinlerini kullanmadığını, davacıya fazla çalışma ücreti ödenmediğini, 2017 yılı Mayıs ayından itibaren onayı olmaksızın ücretlerin eksik ödenmeye başlandığını, çalışanların yeni iş sözleşmesi imzalamaya zorlandığını, davacının ve bir kısım çalışanların yeni iş sözleşmesini imzalamadığını, 2017/Mayıs-2018/Nisan ayları arasında eksik ücret ödendiğini ileri sürerek ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının görev tanımının Bl, B2 ve C kategorisinden uçak teknisyeni olmasına rağmen girdiği sınavlarda başarısız olması nedeniyle sadece B2 kategorisinden teknisyenlik yapmak zorunda kaldığını, bunun üzerine sözleşmesinin feshedilmeyerek bunun yerine ücretinin düşürüldüğünü, davacı ile sözleşme imzalandığında 1 Amerikan dolarının (USD) 1,80 TL olduğunu, davalının yaşadığı mali sıkıntılar ve dolar kurundaki aşırı yükselme sebebiyle davacının ücretinin diğer çalışanlar gibi 01.05.2017 tarihinden itibaren dolar kurunun 2,70 TL'ye sabitlenerek 12.150,00 TL'ye revize edildiğini, davacının kurun sabitlenmesinden sonra sözleşmeyi feshetmeyerek çalışmaya devam ettiğini, davacının bakiye ücret talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının ücret alacağı olmadığını, davacının iş sözleşmesinde fazla çalışma yapmayı kabul ettiğini, yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu, davacının çalışmasının 45 saati geçmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Isparta İş Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararı ile; 2017 yılı Mayıs ayı itibarıyla davalı Şirket tarafından USD kurunun sabitlenmesi nedeniyle davacıya eksik ücret ödemesi yapıldığı, davacının kurun sabitlenmesine ve ücretin TL olarak revize edilmesine ilişkin yazılı onayının dosyada bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde davacının ücretinin 4.500,00 USD olarak belirlendiği, sözleşmenin "İşverenin Sorumlulukları" başlıklı 2 nci maddesindeki "İşveren, personele ücretini çalıştığı her ayı takip eden ayın ilk haftası içerisinde; belirlenen bir bankada açılacak personel hesabına her ayın son günü itibari ile USD olarak ödeyecektir." hükmü dikkate alınarak bilirkişi tarafından ayın son günü itibarıyla davacının TL olarak ücreti belirlenerek davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu yoluyla davacının davalı tarafından ödenmeyen ücret alacağının tespit edildiği, davacının ücret alacağı talebinin dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kısmen hüküm altına alındığı, davacının haftalık 57 saat çalıştığı ve haftalık 12 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği, 25.09.2020 tarihli bilirkişi kök raporunda belirtildiği üzere davacının ücretinin aylık olarak değişkenlik göstermesi nedeniyle hesaplamada aylık 4 haftaya göre hesaplama yapılmış olması ve bu sebeple de yıllık 8 haftanın eksik hesaplanmış olması nedeniyle fazla çalışma ücretinde indirim yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli kararı ile; temyizen onanarak kesinleşmiş emsal nitelikteki Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/1016 Esas, 2022/677 Karar sayılı kararı nazara alındığında hüküm altına alınan fark ücret kararının yerinde görüldüğü, davacının haftalık 12 saat fazla çalışma yaptığının ispatlandığı, taraflar arasındaki sözleşmede yıllık 270 saate kadar olan fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna dair hüküm bulunmadığı, bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetlemeye elverişli olduğu, dosya kapsamına uygun bulunduğu; ancak fazla çalışmanın tanık beyanlarıyla ispatlandığı olgusu gözetilmeksizin hakkaniyet indirimi yapılmamasının yerinde olmadığı, fazla çalışma ücreti açısından takdiren %30 oranında indirim yapmak gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 07.06.2023 tarihli ve 2023/4389 Esas, 2023/8712 Karar sayılı kararı ile; davacının ücreti belirlenirken öncelikle 2018-32/51 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Tebliğ hükmünün değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre davacının ücret farkı alacakları hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aynı mahiyette açtığı davada verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 05.02.2024 tarihli ve 2023/17870 Esas, 2024/1489 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği, iki dosyanın birlikte değerlendirilmesi gerektiği, buna göre davacının ücretinin, Hazine ve Maliye Bakanlığının 06.10.2018 tarihli ve 30557 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Tebliğ hükümlerinin yürürlük tarihinden önce davalı işverence tek taraflı ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22 nci maddesi hükümlerine aykırı olacak şekilde sabitlendiği, davacının aylık ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarına döviz cinsinden (USD) hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Yargıtay bozma kararına uyulmadığını, bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazların değerlendirilmediğini, müvekkili Şirketin davacının ücretini 4.500,00 USD = 15.930,00 TL'den 12.150,00 TL'ye yenilemesinin dolar kurunu 2,70 TL olarak sabitlemekten ibaret olduğunu, bu değişikliğın müvekkili Şirket tarafından Şirketin mali durumu ve kur artışı göz önünde bulundurularak iflasın önüne geçebilmek adına tüm çalışanlar bakımından yapıldığını, bu hususta davacının bir itirazının olmadığını, aksine davacının, kurun 2,70 TL'ye sabitlenmesi sebebiyle oluşan ücret değişikliği neticesinde iş sözleşmesinin feshi yoluna gitmeyerek çalışmaya devam ettiğini, yenilenen ücretin davacı tarafından kabul edilmemesinin söz konusu olmadığını, davacının bakiye ücret talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarının dikkate alınamayacağını savunarak davanın reddi istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının ücret farkı alacağı ve fazla çalışma ücreti alacağının bulunup bulunmadığı hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4857 sayılı Kanun'un 17, 32 ve 41 inci maddeleri. 3. Hazine ve Maliye Bakanlığının 06.10.2018 tarihli ve 30557 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018-32/51)'in "Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler" başlıklı 8 nci maddesinin yirmi dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.