11. Hukuk Dairesi 2012/4249 E. , 2013/3880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2008/217-2011/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar
**11. Hukuk Dairesi 2012/4249 E. , 2013/3880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2008/217-2011/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, uzun yıllardan beri özellikle dershanecilik, eğitim-öğretim hizmetleri ve yayıncılık alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ....07.2001 tarihinde, "..." ibaresini marka olarak 2001/14565 numara ile tescil ettirdiğini, bu markayı üretmiş olduğu dergi ve sair dokümanlarda, dershanelerinde, işyerlerinde, reklâm panolarında, tabela ve reklâm vasıtalarında kullanmakta olduğunu, davalının aynı sektörde dershane olarak faaliyet göstermekte olduğunu, "..." ibaresini reklâm panolarında, kitap, dergi ve sair doküman ürünlerinde, aynı isimle açmış olduğu "www.cozum-dershanesi.com" internet web sayfasında haksız olarak kullandığını, davalının iltibasa yol açabilecek derecede benzer ve aynı hizmete ilişkin olarak müvekkilin tescilli markasını kullanması sonucu müvekkilin markası ve tanınmışlık düzeyinin haksız olarak ihlal edilip, ayırt edicilik özelliğinin zedelendiğini, davalı şirketin ticari faaliyetlerinde ticaret unvanından farklı olarak kullanmış olduğu ... Eğitim Kurumlan ibaresinin müvekkilin tescilli markası ile iltibasa yol açabilecek nitelikte olduğunu, davalı şirketin ticaret unvanını aldığı şekliyle kullanmamasının, müvekkilin tescilli markasının ana unsuru olan “...” sözcüğünü öne çıkmasının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesi gereğince iltibasa yol açtığını ileri sürerek, müvekkilinin tescilli markasına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, giderilmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 YTL maddi ve ....000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin, ... Eğitim Kurumları Dershanesi adı altında 1997 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, 1997 yılında ve o tarihte yürürlükte bulunan 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından kendisine verilen öğretime başlama ve devam etme izni, ... Eğitim Kurumları Dershanesi isminin kabulü ve akabinde tüm bunların ... Valilik Makamı tarafından onayı ve bu onayın müvekkil lehine ruhsata bağlanması neticesinde eğitim sektörüne dahil olduğunu, bu sektörde faaliyet göstermeye başladığını, davacının, dava konusu markayı 2001 yılında tescil ettirmiş ve dolayısıyla müvekkilden çok sonra bakanlık izin ve valilik ruhsatını almış bulunduğunu, burada mağdur olanın müvekkili olduğunu, davacının marka olarak kullandığı ... ibaresinin rengi, yazı tipi vs.nin tamamıyla farklı olduğunu; müvekkilin iltibasa yol açmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece, davacı markasında kullanılan şeklin çalışkanlığı ifade eden doğada var olan bir canlı olan karıncaya ait bir figür olduğu, davalının kullandığı figürün ise yine karıncaya benzetilen ve doğada var olan canlının başka bir figürü olduğu, söz konusu şekillerin konumlarının farklı olduğu, bu şekillerin doğada var olan bir canlının farklı figürleri olduğu, birbirine benzemediği ayrıca davacının dava dilekçesinde tecavüzün "..." kelimesini kullanımının tecavüz olduğunu bildirerek "..." kelimesini kullanımının engellenmesini istediği, şekil unsurundan ve bunun tecavüz yarattığından bahsetmediği ve şekil unsurunun tecavüz yarattığından bahisle buna ilişkin bir talebin olmadığı, marka ve ticaret ünvanında asıl unsurun "..." ibaresi olduğu gözönünde bulundurulduğunda, markaya tecavüz veya haksiz rekabet yaratacak nitelikte bir kullanımın olmadığı ve tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.