1. Hukuk Dairesi 2012/8220 E. , 2013/1315 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, asıl davaya konu çekişmeli 392 ada ve 2 parsel sayılı taşınmazdaki 42/2400 payın ve birleştirilen davaya konu 682 sayılı parseldeki (11) nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetinin, davalının eşi olan oğulları ... baskı ve tehditleri sonucu davalı gelinlerine satış yoluyla temlik ettiklerini, gerçekte bir bedel almadıkları…
**1. Hukuk Dairesi 2012/8220 E. , 2013/1315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, asıl davaya konu çekişmeli 392 ada ve 2 parsel sayılı taşınmazdaki 42/2400 payın ve birleştirilen davaya konu 682 sayılı parseldeki (11) nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetinin, davalının eşi olan oğulları ... baskı ve tehditleri sonucu davalı gelinlerine satış yoluyla temlik ettiklerini, gerçekte bir bedel almadıklarını ileri sürerek, ikrah hukuki sebebine dayalı olarak tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı; davacıların özgür irade ve istemlerine uygun işlem yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 05.2.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılardan ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Birleştirilerek görülen dava ikrah hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de, mahkemece, yapılan inceleme, araştırma ve değerlendirme neticesinde, iddianın sübut bulmadığı belirlenmek suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiğine göre, maktu ret harcına hükmedilmesi gerekirken, harcın nispi olarak tayin edilerek yazılı olduğu üzere hüküm altına alınması doğru değildir. Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 2. maddesindeki; "Peşin alınan 4.957,10TL harcın mahsubu ile bakiye 14.871,30.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına “ ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; " Alınması gereken 21.15.-TL maktu harcın peşin alınan 4.957,10.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.935.95.-TL'nin; kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacı tarafa iadesine, '' ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi hükmün bu şekliyde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alının peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 990.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 05.2.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.