12. Hukuk Dairesi 2012/8792 E. , 2012/26601 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/02/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Anonim şirketl…
**12. Hukuk Dairesi 2012/8792 E. , 2012/26601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/02/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Anonim şirketlerde TTK.'nun 319/2. maddesine göre, şirket ortağı olmayan kimselerden müdür seçilip kendisine şirketi temsil yetkisi verilebileceği gibi ( organ müdür ), bunun dışında T.T.K.'nun 342. maddesinde sayılan ve aynı kanunun 343.maddesi gereğince hizmet sözleşmesi ile şirkete bağlı kimseler arasından da yönetim kurulunca müdür seçilebilir ve bu müdürlere dahi yönetim kurulu kararı ile ( ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça ) şirketi temsil yetkisi verilebilir. Bu şekilde, yani gerek TTK,'nun 319/2. maddesinde belirtilen anlamda ( organ müdür ) olsun, gerekse TTK.'nun 342, 343. maddelerine göre seçilen ve şirketi temsil yetkisi verilip bu yetkileri tescil ve ilan edilmiş müdürler olsun, şirketin bir ( ticari mümessil )gibi temsil yetkileri mevcut bulunmaktadır. (B.K. 449-456 ) Bu şekilde seçilen müdürlerin dahi temsil yetkilerinin sınırlandırılması ancak Ticaret Kanununda öngörülen hallerde mümkündür. Bunun dışındaki sınırlamalar tescil ve ilan edilmiş olsa bile hüsnüniyetli 3. kişilerin hukukunu etkileyemez. Anonim Şirket müdürlerinin temsil yetkilerinin sınırlandırılmalarında ise TTK.nun 321/2. maddesi hükmü ve bu kişilerin aynı zamanda şirketi temsilde ( ticari mümessil-ticari vekil ) gibi hareket ettiklerinden B.K.'nun 451. maddelerin gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla şirket temsil yetkisinin ( merkez veya şubelere hasrı ) ile ( birlikte temsil\_ sınırlamaları dışındaki diğer sınırlamalar geçersizdir ve geçersiz olan bu sınırlamalar şirket tarafından her nasılsa tescil ve ilan edilmiş olsa bile hüsnüniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu tür sınırlandırmalar ancak iç ilişkide geçerli olup müdürlerin şirkete karşı sorumluluğunda nazara alınmaları mümkündür. Bu hususlar doktrinde de bu şekilde kabul edilip yorumlanmaktadır. ( H. A.A. Şirketler C. 2. sh. 14, 206,211, İ. 1960 E. Ç.A. O. Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu İst. 1972 Sh. 176, 178, H, D.A. şirketler İst. 1978 sh. 561-568, O. İ. A.Şirketler, 1968.167) Somut olayda; 16.03.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 27.02.2009 tarihli Yönetim Kurulu Kararında temsil ve ilzamla ilgili hükmün (1) nolu paragrafında "