7. Ceza Dairesi 2022/11574 E. , 2024/1304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/746 E., 2018/1 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteğinin reddini gere
**7. Ceza Dairesi 2022/11574 E. , 2024/1304 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/746 E., 2018/1 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; neticeten verilen cezanın az olduğuna, istinaf ve temyiz incelemesinden kaynaklanan vekâlet ücretlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak mahkûmiyet kararı verildiği, iş bu kararın temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesine iade edildiği, iş bu dosyanın sehven iade edildiği kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından üst yazı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildiği, sonraki aşamada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın yerel mahkemeye gönderildiği, yerel mahkemece ise 7242 sayılı Kanun ile lehe yapılan değişiklikleri değerlendirme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesine ait olduğundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek dosyanın anılan Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine gönderilmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da ikinci derece mahkeme sıfatındaki bölge adliye mahkemelerine dosyanın iade edilemeyeceği kabul edilerek hukuken geçerliliğini koruyan önceki karara yönelik temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği anlaşılmakla, 7242 sayılı Kanun gereği lehe yasa değerlendirmesi için dosyanın ancak ilk derece mahkemesine iade edilebileceği, Bölge Adliye Mahkemesine bu nedenle iade yapılamayacağı cihetle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.01.2018 tarihli ve 2017/746 Esas, 2018/1 Karar sayılı kararının temyizen incelenmesinde; Rutin kontroller sırasında sanığa ait markette masa üzerinde açık ve görünür vaziyette kaçak sigaraların görülmesi üzerine Cumhuriyet savcısından alınan arama emrine istinaden yapılan arama sonucu 9 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; suç tarihinde sigaraları içmek amacıyla Suriyeli birinden aldığını, akşam evine götüreceğini, satma amacının olmadığını, suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Tutanak mümzileri; sanığın iş yerine birer karton kaçak sigara getirerek satış yaptığına dair duyumlar almaları üzerine sanığın iş yerini kontrol ettiklerinde masa üzerinde açık vaziyetteki 9 paket kaçak sigarayı gördüklerini beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; ele geçirilen sigaraların kişisel kullanım sınırları içinde olduğundan sanığın beraatine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eşyanın markette ele geçirilmiş oluşu, eşyanın miktarı, tutanak tanıklarının aynı iş yerinde yalnızca bir karton bulundurmak suretiyle kaçak sigara satışı yapıldığına dair duyumların üzerine tezgâh üzerinde açıkta dava konusu eşyanın ele geçirildiğine dair yeminli anlatımları, aynı mahiyetteki başka dosyalara ait gerekçeli karar örneklerinden diğer suçların işlendiği yerin bu yargılamaya konu suçun işlendiği yer ile aynı olması gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kabulü yerinde görülmemiş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanığa ait markette bulunan masanın üzerinden 9 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği yer, miktar, niteliği, yakalanış şekli, ticari iş yerinde yakalanmış olması hususları ile aynı markette kaçak sigara satışı yapmaktan sanık hakkında açılan kamu davaları ile mümzi tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de Bölge Adliye Mahkemesine ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. 2.İstinaf aşamasında ve ilk derece mahkemesinde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine, hem ilk derece mahkemesi yargılaması bakımından hem de istinaf aşamasında duruşma açılarak yargılama yapıldığının anlaşılması karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.