Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/616 E. , 2024/10858 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/616 Karar No : 2024/10858 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'a vesayeten ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-ğ maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin ipta
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/616 E. , 2024/10858 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/616 Karar No : 2024/10858 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'a vesayeten ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-ğ maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, bu haliyle ceza yargılaması neticesinde verilecek kesin kararın beklenilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'ün davacıya vasi olarak atandığı ve söz konusu kararın tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 24/01/2023 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla, 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır. Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi de masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanması sonucu verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanıklar ... ve Y.K.'nın 66. Mknz. Piyade Tugay Komutanlığı 2,Tank Taburu 3. Bölükte uzman çavuş olarak görev yaptıkları, olay günü Sanık K.K.'nın emri ve talimatları doğrultusunda tankları çıkışa hazır hale getirdikleri ve yine emir ve talimatlar doğrultusunda tanklara mühimmat yükleme eylemine iştirak ettikleri, olay gecesi Sanık K.K'NIN araç komutanlığını yaptığı tanka Sanık Y.K.'NIN şöför olarak sanık B.Ş.'nin ise nişancı olarak görev aldıkları, Sanık K.K.'nın emri ile Topkule Nizamiyeden çıkış yaptıkları ve bu şekilde Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü B kapısına kadar geldikleri, yine Sanık K.K.'nın emri ile B kapısında ZMA nın biraz gerisine Sanık Y.K.'nın tankı park ettiği, sanık Y.S.'nin gelmesinden sonra Sanık Y.S.'nin ve K.Y.'nin emri doğrultusunda Sanık K.K.'nın vermiş olduğu emirler Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü B kapısında bulunan park halindeki ZMA nın çekilerek tankın B kapısına giriş ve çıkışı engelleyecek şekilde çekildiği ve yine sanık K.K.'nın vermiş olduğu emir ile tankın namlusu Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünü hedef alacak şekilde konuşlandırdıkları, bu sırada Sanık Y.K.' Sanık Y.S. ile katılan K.Ş.'nin tüm konuşmalarını içeriden telsiz sisteminden duyduğu, Sanık K.K.'nın kendisine sorması üzerine Sanık Y.S.'nin polis memurlarına ''sıkı yönetim ilan edildi, yönetime el konuldu'' yöndeki söylemi duyduğu, telefondan internete girerek aynı yöndeki haberleri gördüğü, bunu K.K.'ya ilettiği, sanık K.K. ile sanık Y.K.'nın konuşmalarını Sanık B.Ş.'nin de duyduğu ve Sanık B.Ş.'nin savunmalarında bunu ikrar ettiği, buna rağmen Sanıkların sanıklar Y.S., K.Y. ve K.K.'nın hukuka aykırı ve konusu suç teşkil eden emirleri yerine getirerek B kapısında kalmaya devam ettikleri, akabinde B kapısında yaşanan tüm hadislere şahit oldukları, sonrasında halkın gelmeye başladığı, sanık B.Ş.'nin halkın gelmesinde sonra polis memurlarına yaklaşıp teslim olmak istemesine rağmen K.K.'nın emri ile teslim olmaktan vazgeçtiği, halkın kapılardan en son B kapısına gelip hakimiyeti ele geçirilme anına kadar sanıklar verilen emir ve talimatlar doğrultusunda B kapısındaki işgal girişimine fiilen iştirak ettikleri, halkın son anda tankın üzerine çıkıp kapı ve araçlar üzerinde hakimiyeti kurduktan sonra sanıkların teslim oldukları anlaşılmıştır. Her ne kadar sanıklar savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, terör olayları olduğundan dolayı Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne geldikleri, olayları öğrendikten sonra geri çekildikleri ve emirlere uymadıkları yönde direk veya tevilli olarak savunma ve beyanda bulunmuş ise de; sanık K.K.'nın beyanları, sanıkların tevilli ikrarları, olay yeri görüntüler hep birlikte değerlendirildiğinde sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik, dosya kapsamı ile örtüşmeyen savunma ve beyanlarına itibar edilmemiştir...." yönünde tespitlerin bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt devam eden ceza yargılaması gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında elde edilen deliller ile işbu dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisaklı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.