1. Hukuk Dairesi 2018/1240 E. , 2020/5015 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Asıl davada davacı ..., dava konusu 859 parsel sayılı taşınmazı davalıların mirasbırakanı ...’nın 23.11.1993 tarih ve 4960 yevmiye no’lu işlemle dava dışı ...’a sattığını, ne var ki sehven tapu kütüğünde ... adına tescil işleminin yapılmadığını, anılan taşınmazın 20.12.2012 tarih ve 17471 yevmiye no’lu işlemle ...’nın m…
**1. Hukuk Dairesi 2018/1240 E. , 2020/5015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Asıl davada davacı ..., dava konusu 859 parsel sayılı taşınmazı davalıların mirasbırakanı ...’nın 23.11.1993 tarih ve 4960 yevmiye no’lu işlemle dava dışı ...’a sattığını, ne var ki sehven tapu kütüğünde ... adına tescil işleminin yapılmadığını, anılan taşınmazın 20.12.2012 tarih ve 17471 yevmiye no’lu işlemle ...’nın mirasçıları adına intikalen tescil edildiğini, dava dışı Metin’in tapu müdürlüğüne başvurusu üzerine hatanın ortaya çıktığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile dava dışı ... adına tescilini istemiş, birleştirilen davaya yönelik; birleşen davada taraf sıfatlarının olmadığını, kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını, Gölbaşı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/39 E. sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açmalarına rağmen davalılar Halise, Hacı ..., Hacı Kadın, ... ve ...'nın tapuda ferağ vermeyerek eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Bozma sonrası birleştirilen davada davacı ..., dava konusu 859 parsel sayılı taşınmazı bir kısım davalıların murisi ...'dan 23.11.1993 tarihinde satın aldığını, ancak anılan devrin tapu kütüğüne işlenmediğini ve İhsan'ın 17.06.2012 tarihinde ölümü ile mirasçıları adına intikalin yapıldığını, davalı ... müdürlüğünün dava konusu olayda sorumluluğunun bulunduğunu ve İhsan mirasçısı olan davalıların da kötüniyetli olduklarını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., Hacı ..., Hacı Kadın, ... ve ...; birleşen davada derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının satın alma tarihinden eldeki dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu, davacının tazminat talebinin yeterince açık olmadığını, tapu kaydına inanarak kendilerine intikali sağlanan taşınmaz bakımından kendileri aleyhine dava açılamayacağını, iyiniyetli olduklarını, aynı gün murislerinden kalan başkaca taşınmazlar için de intikal yaptırdıklarını, eğer tapu kaydında bir hata olsa idi kendilerinin intikal işlemleri sırasında bunun fark edilmiş olacağını, murislerinin taşınmazı aldığı gün satmasının şüpheli olduğunu, davacı ...’in taşınmazla 22 yıl ilgilenmemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davaların reddini savunmuşlardır.