9. Hukuk Dairesi 2025/10161 E. , 2026/342 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/1735 E., 2025/2486 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 69. İş Mahkemesi SAYISI: 2024/669 E., 2025/176 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor din…
9. Hukuk Dairesi 2025/10161 E. , 2026/342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/1735 E., 2025/2486 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 69. İş Mahkemesi SAYISI: 2024/669 E., 2025/176 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin %50 fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacakları bakımından daha önce ... iş mahkemeleri nezdinde açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, ancak eksik ödemenin devam ettiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, bunun yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aynı konuda Bakanlığa karşı açmış olduğu davada davacının bir kısım alacaklarının hüküm altına alındığı ve söz konusu dosyanın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22... . maddeleri ile davacı ve davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin %50 fazlası olacağına dair düzenleme bulunduğu hususları dikkate alınarak 17.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde, ücretin her ay için ileriye etkili olarak asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceği kararlaştırılmışsa sözü edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, davalı Bakanlığa bağlı işyerinde ihale ile hizmet alımı yapılan alt işveren Şirketler nezdinde çalışmakta iken 696 sayılı KHK kapsamında 02.04.2018 tarihinde davalı nezdinde kadroya geçişi yapılan ve hâlen çalışmakta olan davacı işçi ile kadroya geçişi aşamasında yapılan sürekli işçi kadrosuna geçenlere özgü belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde ücretinin asgari ücretin %50 fazlası olarak tespit edildiği, davacının ...Sendikasına üye olup hesaplamanın yapılmaya başlandığı tarihte yürürlükte bulunan 01.01.2021-31.12.20 22... .01.2023-31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmeleri dikkate alınarak yapılan fark alacaklara ilişkin hesabın yerinde olduğu, alacaklara uygulanan faiz türünde ve faizin başlangıç tarihlerinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Derdestlik itirazında bulunduklarını, davacıların yurt genelinde başka davalarının olup olmadığının tespit edilerek ona göre işlem yapılması gerektiğini, 2. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 3. Davacının 31.12.2018 tarihli ücretinin korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini, davacıya kadroya geçişten sonra Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görüşleri ve yayınlamış olduğu toplu iş sözleşmesi hükümleri doğrultusunda ücret zammı uygulandığını, 4. Davalı Bakanlığın bilgisi ve rızası dışında işveren vekilince iş sözleşmelerinde belirlenen oranların geçerli kabul edilemeyeceğini, 5. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 6. Aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplama oranlarına, toplu iş sözleşmelerinin uygulanma biçimine, arabuluculuk ve başka hususlarda dava şartlarının sağlanıp sağlanmadığına, alacaklara uygulanan faiz oranı ve başlangıç tarihine, talep fazlası hesaplama ile hesaplama hatalarına, ek bordroların dikkate alınmaması nedeniyle bakiye alacak olmadığı hâlde hesaplama yapılmasına yönelik itirazları bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemiz uygulamasına göre 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine göre 2021 yılı ücretinin belirlenmesi şu şekilde olmalıdır: 01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 136,67 TL’nin altında kalıyorsa davacının ücreti toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 136,67 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dahi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. 01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 136,67 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2022 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır. Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse; 2022 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, 31.12.2021 tarihinde ödenmesi gereken ücrete 01.01.2022 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %5 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı ve bu şekilde bulunan son ücrete 03.02.2022 tarihli 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Anlaşma Protokolü’ne Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü (III) uyarınca %2,5 oranında zam uygulandıktan sonra bulunacak ücret, iş sözleşmesinde belirlenen 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası uygulanarak bulunan ücretten daha yüksek ise artık bireysel iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret değil toplu iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret uygulanır. Şayet 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası tutarındaki ücret, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen ücretten yüksek ise bu durumda da sadece iş sözleşmesi ile belirlenen ücret uygulanır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammının uygulanmaması gerektiğidir. Zira toplu iş sözleşmesi hükmü ile asgari ücrette 01.01.2022 tarihinde meydana gelen artıştan önceki (31.12.2021 tarihli) ücrete zam yapılması öngörülmüştür. Bu durumda yukarıda belirtildiği üzere işçi, toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret ile bireysel sözleşme uyarınca ödenmesi gereken ücretten hangisi yüksekse onu talep edebilir. 2022 yılı ikinci dönem ücretinin tespitinde ise 01.07.2022 tarihinde asgari ücrete zam uygulandığından, şu şekilde karşılaştırma yapılır: İşçinin 01.07.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli oranda fazlası tutarındaki ücreti ile 30.06.2022 tarihinde ödenmesi gereken ücretine toplu iş sözleşmesinde öngörülen ikinci yıl ikinci altı ay için %5 ücret zammının ve toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkının uygulanması suretiyle bulunan ücreti karşılaştırıldığında; bu şekilde belirlenen ücretlerden hângisi daha yüksek ise o uygulanır. Yine burada da dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarının (%5+enflasyon farkı) uygulanmaması gerektiğidir. 01.01.2023 tarihinde ise; asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 500,00 TL’nin altında kalıyorsa işçinin ücreti, toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 500,00 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dahi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2023 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır. 01.01.2023 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 500,00 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse; a) 2023 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(a) hükmü ile 01.01.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2023 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.01.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %45 oranında ücret zammı uygulanacaktır. b) 2023 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmü ile 01.07.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2023 tarihindeki asgari ücrete (asgari ücret yeniden belirlendiğinden) iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.07.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %15 oranında ücret zammı uygulanacaktır. c) 2024 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmü ile 01.01.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan temel ücrete 01.01.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %15 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanacaktır. 29.01.2024 tarihinde imzalanan Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü'nün 1. maddesi gereğince; bu dönemde uygulanacak ücret zammı ve enflasyon farkı toplamının %32,57 oranının altında kalması hâlinde, ücret zammı ve enflasyon farkı yerine, temel ücrete (01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulanmak suretiyle bulunan) toplam %32,57 oranında artış ilave edilecektir. d) 2024 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(d) hükmü ile 01.07.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %10 oranında ücret zammı ile aynı maddenin (c) alt bendinin ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanarak belirlenecektir. Somut dosya değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.07.2023 ve sonraki dönemler bakımından yapılan ücret tespitlerinin yukarıda belirtilen hesaplama yöntemine uygun olmadığı ve işlem hataları yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu dosyada yapılacak ücret tespitinin ileriye yönelik etkisi göz önüne alındığında; belirtilen ilkeler doğrultusunda aldırılacak denetime elverişli bilirkişi raporuna göre ücret tespit edilerek ve temyiz eden davalı taraf bakımından usuli kazanılmış haklar da gözetilerek fark alacakların bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.