Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ... ... Proje ... Mühendislik İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketinin (... ... Şirketi) 19.09.2016 tarihinde proje müdürü olarak çalışmaya başladığını, çalışma sürecinde davalının farklı projelerinde çalıştığını, üst işverenin ... Makine Şirketinin olduğu Cezayir'de yer alan projede alt işveren ... ... Şirketinde proje müdürü olarak görev yaptığını, diğer davalı ... Şirketinin çalışma izni sayesinde Cezayir'deki projede göre
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ... ... Proje ... Mühendislik İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketinin (... ... Şirketi) 19.09.2016 tarihinde proje müdürü olarak çalışmaya başladığını, çalışma sürecinde davalının farklı projelerinde çalıştığını, üst işverenin ... Makine Şirketinin olduğu Cezayir'de yer alan projede alt işveren ... ... Şirketinde proje müdürü olarak görev yaptığını, diğer davalı ... Şirketinin çalışma izni sayesinde Cezayir'deki projede görev yaptığını, Cezayir’e 2017 Nisan ayında gittiğini, ... ... ve ... ... projelerinde proje müdürü olarak çalıştığını, aylık 6.000,00 USD ücret aldığını, davacının 2018 yılı Nisan ayında Türkiye’ye döndüğünü, davacının bu dönem çalışmasında Kasım 2017-Nisan 2018 dönemi arasındaki 5,5 aylık ücret alacağının olduğunu, 19.04.2019 tarihinde üst işverenin ... Şirketinin olduğu ... AŞ’ye ait ... projesinde çalışmaya başladığı, aylık 9.000,00 TL ücret ödendiğini, Eylül 2018 ve Ekim 2018 aylarına ait 2 aylık ücretinin ödenmediğini belirterek ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; Cezayir hukukunun doğru uygulanıp uygulanmadığı, zamanaşımı ve davacının ücret alacağının bulunup bulunmadığı noktalarındadır. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı ... Makine Şirketi ile davalı ... Gayrimenkul Şirketi vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yetkili yabancı hukukun içeriğinin doğru ve denetime elverişli şekilde tespit edilmesi, uyuşmazlığın adil şekilde maddi çözüme kavuşturulmasının ön şartını oluşturmaktadır. 5718 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak yürürlükte bulunan yabancı hukukun içeriğinin tespiti konusunda çeşitli yollardan yararlanılmasına imkân tanınmış, hâkime geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Bu noktada yürürlükteki yetkili yabancı hukukun, doğru ve özellikle ait olduğu ülkedeki anlam ve kapsamıyla temin edilerek uyuşmazlığa uygulanması önem arz etmektedir. İlk Derece Mahkemesince; Cezayir Medeni Kanunu'nun 309. maddesinde kira bedelleri, alacak bakiyeleri, işlemler, maaşlar ve ödenekler gibi dönemsel ve yenilenebilir bütün alacaklar için 5 yıllık zamanaşımı öngörüldüğü, Cezayir Medeni Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış ücret alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Dosya kapsamında Cezayir Medeni Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin çeviri suretlerinin bulunduğu ancak metnin yeterli olmadığı anlaşılmakla; Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünden Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Medeni Kanunu'nun davacının çalışma dönemindeki değişiklikleri de içerecek şekilde tüm maddeleri ile bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi, bu konuda yöntemine uygun bir biçimde yazı yazılması, gerekli bilgi ve belgeler ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Medeni Kanunu maddelerinin Türkçe tercümeleri sağlandıktan sonra somut uyuşmazlık bakımından sözü edilen Kanun'un 308, 309 ve 312. maddeleri yönünden değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Kabule göre de; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen miktara göre davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğu anlaşılmaktadır.