4. Hukuk Dairesi 2016/257 E. , 2017/6780 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...Ş. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... A.Ş. ve... Ltd. Şti. aleyhine 11/09/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesi…
**4. Hukuk Dairesi 2016/257 E. , 2017/6780 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...Ş. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... A.Ş. ve... Ltd. Şti. aleyhine 11/09/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, 27/08/2014 tarihinde... isimli internet sitesinde ... nün imam hatip nefreti" başlığı ve yine aynı tarihte... isimli internet sitesinde ... den imam hatip nefreti" başlığı ile yayınlanan haberlerin hukuka aykırı kişilik haklarını zedeleyici ve gerçek dışı ithamlar içerdiğini, müvekkili şirkete ait gazetenin misyon ve görevini karalamak maksadıyla davalıların, başta ... Gazetesi'nin okuyucu kitlesinin gözünde itibarını zedelemek, tirajını düşürmek ve yapmış olduğu haberciliğe leke sürmek amacını gütmekte olduklarını ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.Davalılar, dava konusu haberin hukuka uygun gerçek olgulara dayalı eleştiri niteliğinde olduğundan davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davacıya ait gazetede yayınlanan habere karşılık olarak, her iki davalı gazetenin davaya konu yayın içeriklerinde, davacının sanki imam hatip okullarına karşıymış gibi belli bir kesime karşı hedef gösterilir şekilde suçlanarak haber yapıldığını, yayında kullanılan sözcüklerin ise hoşgörü ve barış ruhu gözetilerek seçilmediğinden bahisle kişilik hakları saldırıya uğrayan davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.