11. Hukuk Dairesi 2023/5362 E. , 2024/8144 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1511 Esas, 2023/1047 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/234 E., 2021/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten …
**11. Hukuk Dairesi 2023/5362 E. , 2024/8144 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1511 Esas, 2023/1047 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/234 E., 2021/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA [adres satırı maskelendi] II. CEVAP Asıl davada davalı-karşı davacı vekili karsı dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 1983 yılından beri dünya kozmetik sektörünün önemli kuruluşları arasında olduğunu, ..., Classıcs, Miss Selene ve Emıly markaları ile çeşitli kozmetik ürünleri üretimini yapan %100 sermayeli Türk şirketi olduklarını, ... markasıyla 25 seçkin AVM’de mağaza açtıklarını, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/69 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu için itirazda bulunduklarını, bilirkişinin hukukçu olduğunu, tespitin konusunun mağaza tasarımı ve o mağazada kullanılan mobilyalar olduğu için konunun iç mimarları ilgilendirdiğini, kozmetik mağazalarının genelde siyah rengi çok kullandıklarını, stantları konumlandırma tiplerinin son derece benzer olduğunu, genelde şişelerin konulduğu raf bölümlerinin ve renkli kozmetiklerin sergilendiği tezgah biçimindeki bölüm olduklarını, sıralamaların ise farklı olduğunu, sıralama önemli ise mağazaların birbirine benzemediğini, LED ekranların ve LED ışıklarının bütün kozmetik mağazalarında kullanıldığını, karıştırma açısından ise tüketici nezdinde böyle bir ihtimalin olmadığını, tüketici mağaza isimlerinden bunu kolaylıkla ayrıt edebileceğini; karşı dava açısından ise, davacı/karşı davalıya ait 2011/0785 ve 2011/07545 tescil numaralı çoklu tasarımların daha önce kamuya arz edilmiş olduğundan yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadıklarını, bazılarının İtalyan Kiko Spa firması tarafından tescil tarihlerinden daha önce Avrupa Birliğince tescil edildiğini, MAC mağazalarında daha önce kullanıldığını, davacı/karşı davalı yana ait 2011/07585 ve 2011/07545 tescil numaralı çoklu tasarım belgelerinin olası devrinin önlenmesi için sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını, bu çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılamada davalı adına 2011/07585 nolu endüstriyel tasarım belgesi yönünden 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, 4 nolu tasarım yönünden hükümsüzlük isteminin reddine, 2011/07545 nolu endüstriyel tasarım belgesi yönünden 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, 3 nolu tasarım yönünden hükümsüzlük isteminin reddine karar verildiğinden ve tasarım hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde hükümsüzlük kararları geçmişe etkili olacağından tasarım tesciliyle sağlanan koruma hükümsüzlük kapsamında hiç doğmamış sayılacaktır, bu durumda davalı adına 2011/07585 nolu ETB’nin 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10 nolu ve 2011/07545 nolu ETB’nin 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9 nolu tasarımları yönünden tescil ettirdiği hak doğmamış olduğundan bu tasarımlara yönelik tecavüz ve haksız rekabet iddialarının reddi gereklidir. Zira yeni olan ve hükümsüzlük şartları oluşmayan 2011/07585 nolu ETB’nin 4 nolu, 2011/07545 nolu ETB'nin 3 nolu tasarımları yönünden asıl davada davacı tecavüz iddiasında bulunmadığından asıl davada tecavüze dayanak tüm tasarımların ise hükümsüzlük şartları oluştuğundan asıl davada tüm taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı, raporlar arasında farklılıkların bulunduğu ve itiraza uğramaları nedeniyle mahkemece tüm çelişkilerin giderilmesi için son olarak yeni bilirkişi heyeti oluşturulduğu, MSÜ Fakültesi tasarım uzmanı Prof.Dr. Cemil Toka, sektör bilirkişisi Nuray Temiz, bilişim uzmanı Barış Başar, sınai mülkiyet uzmanı Prof. Dr. Ali Paslı'dan oluşan bilirkişi heyetinin 20.11.2020 tarihli raporlarının denetime elverişli ve yeterli olduğu, rapor uyarınca, "Davacı-karşı davalı adına tescilli; 201107585-4 numaralı tescili dışında kalan 16.12.2011 tarih ve 20-02 Locarno Sınıfında 201107585-1, 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 numaralı "stand" tasarımları ve Davacı-karşı davalı adına tescilli; 201107545-3 numaralı tescili dışında kalan 16.12.2011 tarih ve 20-02 Locarno sınıfındaki 201107545- l, 2,4, 5, 6, 7, 8, 9 no ile tescilli "mağaza kansepti" konulu tasarımlarının; evvelce kamuya arz edilmiş olmaları nedeni ile; yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığı." anlaşıldığından mahkemece davanın bu kapsamda kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Her ne kadar davalı - karşı davacı vekilinin "2011/07585-4 numaralı tasarım yönünden hükümsüzlük iddiasında bulunmadıkları" ileri sürülmüş ise de karşı dava dilekçesinde davacı-karşı davalı tasarımları yönünden ayrım belirtilmeksizin hükümsüzlük isteminde bulunulduğu ve mahkemece verilen kararın kapsam yönünden de isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; asıl davada davacının tasarım sahipliği haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref''i; karşı davada ise tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.