12. Ceza Dairesi 2021/6498 E. , 2023/811 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci…
**12. Ceza Dairesi 2021/6498 E. , 2023/811 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 01.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının tek ortağı olduğu Engin Basın Yayın Sanayi Ticaret Limited Şirketi bünyesinde bulunan Özgürlükçü Demokrasi Gazetesinin çalışanlarının gözaltına alınıp haklarında soruşturma başlatıldığını, bu soruşturma çerçevesinde 674 sayılı KHK (Kanun Hükmünde Kararname) uyarınca ... 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.03.2018 tarihli kayyım atama kararı ile gazetenin sahibi ve dağıtıcı firması yetkililerinin ve gazete sorumlularının terör örgütü üyesi olarak faaliyet yürüttükleri, suçun şirket faaliyeti kapsamında işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesi bulunduğu gerekçesiyle, ilgili şirkete el konulduğunu, bu tip kararlar için Anayasa Mahkemesinin benzer kararlarından yola çıkılarak iç hukuk yollarını tüketilmesi gerektiğini belirtmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanması tedbir kararları bakımından da bu kuralın uygulandığını, şirkete ve şirketin mal varlıklarına el konulması nedeniyle el koyma tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesi çerçevesinde maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğundan bahisle şirketin el konulan basın araçları, bilgisayarları, ofis malzemeleri ve bu nedenle şirketin uğradığı kazanç kaybına esas olmak üzere 500.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 14.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat talep etme koşullarının kanunda sayılan sınırlı haller kapsamında olmadığını, talebine konu davaların Ağır Ceza Mahkemelerinde açılamayacağını, davaya konu kararın kesinleşmediğini, davanın süresinde olmadığını, öne sürerek davanın reddini talep etmiştir. 3. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/269 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.