(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/26932 E. , 2012/27646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı vekili dava dışı ... Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.'nin alt işveren, davalı ...Ş.'nin asıl işveren gözüktüğü anılan işverenler arasındaki ilişkinin muvazaya dayandığını sendika üyesi olması sebebiyle Toplu ... Sözleşmesi hükümlerinden faydalanması gerektiğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, davalı işverence kendilerilerine husumet
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/26932 E. , 2012/27646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı vekili dava dışı ... Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.'nin alt işveren, davalı ...Ş.'nin asıl işveren gözüktüğü anılan işverenler arasındaki ilişkinin muvazaya dayandığını sendika üyesi olması sebebiyle Toplu ... Sözleşmesi hükümlerinden faydalanması gerektiğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, davalı işverence kendilerilerine husumet yöneltilemeyeceği savunulmuş, Mahkemece 18.05.2012 tarihli ve 2011/962 esas, 2012/417 sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu anılan kararın 18.09.2012 tarihli ve 2012/15344 esas, 18608 karar sayılı ilam ile onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin maddi hataya dayalı olarak karar verildiği iddiası üzerine dosyanın tekrar incelenmesi sonucu; Mahkemece taraf vekillerinin hazır bulunduğu oturumda tefhim edilen kısa kararda "...3.363,49 TL fark ücret, 858,81 TL yemek bedeli, 1.401,... TL ilave tediye, 1.634,78 TL ikramiye alacağının bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren 2822 sayılı Kanun'un 61. maddesinde belirtildiği şekilde bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuşken, gerekçeli kararda ise "...25.405,11 TL fark ücret, 3.317,47 TL yemek bedeli, 9.268,72 TL ilave tediye, 10.458,58 TL ikramiye alacağının bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren 2822 sayılı Kanun'un 61. maddesinde belirtildiği şekilde bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde hüküm fıkrası oluşturularak hem talebin aşılması suretiyle karar verildiği, hem de kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın maddi hataya dayalı olarak karar verildiğini ileri süren dilekçesindeki itirazları bu sebeple yerinde görülmüş ve Dairemizce verilen bozmaya dair hüküm ortadan kaldırılarak aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dışı ... Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.'nin alt işveren, davalı ...Ş.'nin asıl işveren gözüktüğü anılan işverenler arasındaki ilişkinin muvazaya dayandığını sendika üyesi olması sebebiyle Toplu ... Sözleşmesi hükümlerinden faydalanması gerektiğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davalı gösterilen işverene husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. İşin esasının incelenmesine geçilmeden önce, davaya konu kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunup bulunmadığı hususu öncelikle irdelenmelidir. 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinde “Kararın tefhimi hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur.” 6100 sayılı Kanun'un 298/2 maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Davanın reddine veya kabulüne dair karar tefhim edilikten sonra bundan dönülerek yeni ve bundan farklı bir hüküm kurulamayacağı gibi, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılması ve kısa kararla çelişik olmaması da gerekir. Aksinin kabulü mahkemelere güveni sarsacağı gibi Anayasa ve kanunlarda yer alan açık kurallara aykırılık oluşturur. Somut olayda, mahkemece taraf vekillerinin hazır bulunduğu oturumda tefhim edilen kısa kararda "...3.363,49 TL fark ücret, 858,81 TL yemek bedeli, 1.401,... TL ilave tediye, 1.634,78 TL ikramiye alacağının bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren 2822 sayılı Kanun'un 61. maddesinde belirtildiği şekilde bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuşken, gerekçeli kararda ise "...25.405,11 TL fark ücret, 3.317,47 TL yemek bedeli, 9.268,72 TL ilave tediye, 10.458,58 TL ikramiye alacağının bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren 2822 sayılı Kanun'un 61. maddesinde belirtildiği şekilde bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde hüküm fıkrası oluşturularak hem talebin aşılması suretiyle karar verildiği, hem de kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 294, 297 ve 298. maddelerinin açık hükmü gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu sebeple bozulmalıdır. SONUÇ: 1-Maddi, hataya dayalı olarak verildiği anlaşılmakla Dairemizin 18.09.2012 tarihli ve 2012/15344 esas, 18608 karar sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Mahkemenin 18.05.2012 tarihli ve 2011/962 esas, 2012/417 sayılı kararının yukarıda gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.