İSTİNAF KARAR TARİHİ :12/03/2026 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile ....A.Ş. arasında Genel Kredi Sö…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1180 KARAR NO:2026/496 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:27/01/2022 NUMARASI:2020/429 Esas - 2022/88 Karar DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 308/b) İSTİNAF KARAR TARİHİ :12/03/2026 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile ....A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, kullanılan kredi borcunun ön görülen süre içinde ödenmediği, Üsküdar ... Noterliğinin 23.10.2018 tarih ve ... yevn.lu hesap kat ıtarının keşide edildiği, hesap kat ihtarıyla temerrüde düştükleri ancak kredi borcunun ödenmediği, Bakırköy 3.ATM 2018/98 E. sayılı dosyası üzerinden 17.10.2018 tarihi itibariyle geçici mühlet kararı verdiği, müdahil olarak 646.361,57 TL alacağın isaba dahil edilmesi için konkordato komiserliğine müracaat edildiği, müvekkilin 69.801,27 TL alacağı borçlu firma tarafından kabul edilmediği, dolayısıyla alacağın bir ısmı konkordato projesine dahil edilmediği, müvekkil bankanın 22.08.2019 alacak bildirim tarihi itibariyle bakiye alacağı 766.361,69 TL olduğu, dolayısıyla müvekkilin bir kısım alacağı proje kapsamı dışında tutulup nisaba dahil edilmediği belirtilerek.... müvekkilin konkordato projesine kabul edilmeyen 69.801,27 TL alacağın projeye dahil edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı konkordato sürecinde İİK’nun 299 m. uyarınca herhangi bir alacak başvurusunda bulunmadığı, Bakırköy 3.ATM 2018/... E. sayılı dosyasından verilen konkordato projesi tasdiki kararının ardında İİK’nun 308/a m. uyarınca istinaf yoluna başvurduğu, dolayısıyla iddia edilen alacağını bildirmeyen davacının itiraza uğrayan bir alacağının bulunmadığı, müvekkilin şirketin ticari defter kayıtlarına göre davacının 16.162,84 TL alacağı bulunduğu, davacının bunun dışında başkaca bir alacağı bulunmadığı için 69.801,27 TL alacak talebinin reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Üsküdar 21.Noterliğinin 23.10.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesap kat ihtarının davalı tarafa keşide edildiği ve de 25.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.1 günlük mehil süresi sonunda 27.10.2018 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Taraflar arasında delil sözleşmesi ikame edilmiş olup davacı defterlerinin münhasıran delil olduğunu davalı taraf kabul etmiştir. Bilirkişi tarafından konkordato projesi kapsamında davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmekle davacı alacağı 69.801,27 TL olarak tespit edilmekle ;Davanın kabulü ile ; Davacının 69.801,27 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespiti ile Bakırköy 3.ATM 2018/... Esas 2020/245 Karar sayılı konkordato projesi kapsamında infazına,Bakırköy 3. ATM 2018/... Esas, 2020/245 Karar sayılı dosyası kapsamında konkordato projesi yürürlülükte olmadığı takdirde 69.801,27 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca davaya cevap dilekçelerinde ve yargılamanın sair aşamalarında davanın süresinde açılmadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmişse de söz konusu itirazlarının değerlendirilmeksizin bir karar verildiğini, davacı banka, İİK 308/b maddesi uyarınca konkordato sürecine dahil edilmediğini iddia ettiği 69.801,27 TL alacağının İİK 308/b hükmü gereğince tespitini talep etmiş olduğu mahkeme nezdindeki davayı 10.07.2020 tarihinde ikame etmiş olup konkordato tasdik kararı 23.03.2020 tarihinde ilan edilmiş olmakla, davanın süre yönünden de reddi gerekirken bu hususa ilişkin itirazları dikkate alınmayarak kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından konkordato sürecinde İİK m.299 uyarınca bir alacak başvurusunda bulunulmamış olup, taleplerinin öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, itirazlarına ek olarak, yargılama süresince davacı bankanın konkordato projesi kapsamında tasdik edilen dışında başkaca bir alacağı bulunmadığı belirtilerek dosyada alınan 17/10/2021 tarihli bilirkişi raporuna itirazları sunulmuşsa da itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmaksızın, ek rapor alınması taleplerinin reddine karar verilerek davanın kabulüne karar verildiğini, eksik inceleme neticesinde düzenlenen ve hatalı tespitler içeren raporun, hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, söz konusu eksiklikler giderilerek ek rapor alınması gerekirken raporun bu haliyle hükme esas alınarak davanın kabulü yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu, istinaf yoluna başvurularının kabulü ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/429 Esas 2022/88 Karar sayılı kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, konkordato projesine dahil olmayan alacağın tespiti ile konkordato projesine dahil edilmesi talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı şirket hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasında 12.03.2020 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verilmiş, tasdik kararı 23.03.2020 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Davalı şirket hakkında verilen konkordatonun tasdikine ilişkin karar istinaf edilmiş, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce 2020/1554 Esas ve 2020/2066 Karar sayılı kararda, ... Bankası A.Ş.'nin 03.02.2020 tarihli alacaklılar toplantısına ait hazirun cetvelinde gösterildiği, cetvelin 69.sırasında yer aldığı ancak alacak defteri kayıt numarasında kaydının bulunmadığı, yine konkordato teklifinin oylamasının yapıldığına dair tutanakta 69.sırada yer almakla birlikte alacak defter kaydında yer almadığı, toplantıda oylamada dikkate alınacak alacak tutarının borçlunun 31.12.2019 tarihli mali kayıtlarına göre 646.361,57 TL olarak belirlendiğine yer verildiği, banka tarafından toplantıya katılımın gerçekleştirilmediği, kabul veya ret oyu kullanılmadığı, İİK 299.maddesi gereğince yapılan ilan sonrasında herhangi bir alacak başvurusunda bulunulmadığı ve çekişmeli olduğu iddia edilen alacakla ilgili bir incelemenin gerçekleştirilmediği belirtilmiştir.İİK'nin 308/b maddesi "Alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler.Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresinde dava açmamış alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler, bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." hükmünü haizdir.Konkordatonun tasdikinin ilanından başlayarak bir ay içinde çekişmeli alacaklar hakkında alacağın esasına ilişkin dava açmayanlar maddi hukuk yönünden alacak hakkını kaybetmezler. Bu kategoriye giren alacaklılar konkordatoya hiç kayıt yaptırmamış süjelerin hukuki statüsüne tabi olurlar ve dava açtıklarında kendilerine bir nevi ihtiyati tedbir olarak ve teminat olarak bir pay ayrılıp bankada bloke edilmez. Mahkemece bu davanın sonucunda verilecek davanın kabulüne dair ilamın tasdik edilen konkordato ödeme projesi dahilinde infazı zorunludur (Av.Sümer Altay, Av. Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 4. Baskı, İstanbul 2018, syf 268 )Konkordatonun tasdikine karar veren veren mahkeme, çekişmeli alacaklar olarak kabul edilen alacaklıların haklı olup olmadığına karar veremez. Mahkeme konkordato sürecinde yalnızca çekişmeli alacakların konkordatoya dahil olup olmayacakları, olacaklarsa hangi oranda konkordatoya dahil olacaklarına karar verecek olup, konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim İİK nın 302.f.6'da çekişmeli alacaklar bakımından ileride mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu tasrih edilmiştir. Konkordatoya tabi olmak isteyen alacaklının çekişmeli alacağı hakkında konkordatoyu inceleyecek olan mahkemenin vereceği karar sadece konkordato nisabına dahil olmak bakımından sonuç doğuracaktır. Mahkemece alacağın varlığını ve miktarını yaklaşık ispat derecesi ile tespit ederek, esasa etkisi olmayan bir kararla tesis edecektir. Alacağı borçlunun itirazına uğrayan alacaklı, alacağın tabii olduğu zamanaşımı süresi içinde davasını her zaman açabilir. (Prof. Dr. Selçuk Öztek - Yeni Konkordato Hukuku Sh: 408)Konkordato adi nitelikteki bütün alacakları kapsamına alacağından, konkordatoya kayıt yaptırılmaması alacağın ortadan kalkmasını gerektirmez. Ne var ki konkordatoya kayıt yaptırmayan ya da süresinden sonra kayıt yaptıran alacaklı, bu alacak borçlu tarafından kabul edilmediği takdirde genel hükümlere göre alacağını mahkeme ilamı ile belirlemek zorundadır. Konkordatoya süresinde kayıt yaptırmamanın müeyyidesi konkordato nisap ve oylamasına dahil olmamak ve verilecek teminattan yararlanamamaktır. Bir aylık süre içinde dava açılmamasının müeyyidesi de aynıdır.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde davacı tarafından çekişmeli alacağa ilişkin davanın bir aylık süre içinde açılmamış olmasının ve konkordatoya kayıt yaptırılmamış olmasının, alacaklının hakkının sükutuna neden olmadığı anlaşılmakla gözetildiğinde davalının aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Diğer yandan, taraflar arasında 09.11.2017 tarihli 1.500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanmış ve davalıya taksitli proje kredileri kullandırılmıştır. Davacı banka tarafından Üsküdar ...Noterliğinin 23.10.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 21.10.2018 tarihi itibariyle hesap kat edilerek muaccel hale gelen 770.456,92 TL nakdi alacağın ihtarnamenin tebliğine müteakiben 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, konkordato geçici mühlet tarihi olan 17.10.2018 tarihi itibariyle davacı bankanın ana para alacağının 646.361,57 TL olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte bilirkişi raporunda, davacı bankanın proje kredilerine %16,68 oranında akdi kar payı uyguladığı, proje kredilerine fiilen uygulanan en yüksek kar payı oranının % 16,68 olduğu, bu oran ve "...Muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bankanın uyguladığı en yüksek cari kar payı oranının %30 fazlası mertebesinde temerrüt kar payı cezası uygulanır." şeklindeki genel kredi sözleşmesinin temerrüt hükmünü düzenlenen 13.3.11 maddesi uyarınca %16,68 oranındaki akdi kar payının %30 fazlası mertebesinde olan %21,68 oranında temerrüt kar payının esas alındığı , buna göre davacı bankanın geçici mühlet tarihi olan 17.10.2018 itibariyle alacağının, kar payı ve BSMV olmak üzere 716.162,84 TL olduğu, davacı bankanın ilave talep edebileceği alacağın 69.801,27 TL olduğu belirtilmiştir.Davacı katılım bankasının tabi bulunduğu murabaha sisteminde müşterinin talimatı ve satın alma vaadiyle bir malın yatırım ve kalkınma bankası tarafından ilk satıcıdan peşin veya vadeli alınıp, alış fiyatı veya maliyetinin üzerine belirli bir kar ilave edilerek müşteriye beyan edilmek suretiyle peşin veya vadeli olarak satılmakta olup, davacı bankanın alış fiyatıyla satış fiyatı arasındaki oluşan farktan kaynaklı kar payı alacağı bulunmaktadır. Borçluya satılan malın bedeli, bu kar payı da eklenmek suretiyle oluşan toplam bedel üzerinden belirlenerek, bu bedel katılım bankasının sağladığı finans ile karşılanmaktadır. Bu şekilde oluşan kar payı alacağının ödenmesinde satım bedelinin ödenmesinde olduğu gibi kar payı alacağı da asıl alacağı dahil edilmekte olup, borçlunun bu borcu taksitlerle ödemiş olması niteliği itibari ile gecikme faizi veya temerrüt faizi olarak sayılamayacaktır. Asıl borcun taksitlendirilmesi ve taksitlendirilme ile alım satım bedeli arasındaki farktan kaynaklanan kar payının da taksitlere dahil edilmesi bir başka deyişle kâr payının borçlu lehine taksitle ödenmesinin kabul edilmesi faiz olarak nitelendirilemeyecektir. Bu durumda kar payı da anaparaya dahil olup, finansmanın sağlandığı tarih itibariyle doğmaktadır (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2024/1201 Esas ve 2024/1861 Karar sayılı kararı)Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan kar payının, temerrüt ve gecikmeye bağlı bir alacak kalemi olup, geçici mühlet kararından sonra işlemesi mümkün olmayan ve bankaların temerrüt faizi ile benzer nitelikte olan bir alacak kalemi olup olmadığı, sadece murabaha işleminden kaynaklanan kar payı alacağı olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu hususun aydınlatılması için dosyanın katılım bankacılığı konusunda uzman bir bankacı bilirkişiye tevdi ile gerektiğinde davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan dava konusu kredilere dayanak olan murabaha sistemine ilişkin faturalar, müracaat formları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Kabule göre de mahkemece "davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespiti ile alacağın konkordato projesi kapsamında infazına,konkordato projesi yürürlülükte olmadığı takdirde alacağın davalıdan tahsiline" şeklinde terditli olarak kurulan hüküm, HMK'nın 297. maddesine uygun ve infazı mümkün bir karar değildir. Karar bu yönüyle de usul ve yasaya uygun görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026