8. Hukuk Dairesi 2023/795 E. , 2024/3703 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/930 E., 2022/2577 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/117 E., 2021/560 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf…
**8. Hukuk Dairesi 2023/795 E. , 2024/3703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/930 E., 2022/2577 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/117 E., 2021/560 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 310 ada 1 parsel sayılı 18.995,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın bahçe olarak 1984 yılından beri ... 'in fiili kullanımında ve üzerindeki kum ocağının Sultanbeyli Belediye Başkanlığının kullanımında olduğu şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, hükmen taşınmazın beyanlar hanesindeki ... 'in kullanımında olduğuna dair şerhin iptali ile beyanlar hanesindeki diğer şerhlerle birlikte tespit gibi tapuya tescil edilmiş, bilahare ise 01.12.2017 tarihinde ... adına 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müvekkillerinin müşterek murisi İsmet Yahşi tarafından satın alındığını ve murisin fiili kullanımında iken ölümü ile mirasçıları olan müvekkillerine intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine müvekkilleri lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. Davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanımının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dahili davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, Kadastro Mahkemesi kararıyla kum ocağı olarak müvekkili Belediye Başkanlığı tarafından kullanıldığına dair şerh verildiğini, taşınmazın mülkiyetinin kayden müvekkili Belediye Başkanlığı adına gerçekleştiğini, uyuşmazlığın daha önce kesin hükümle sonuçlandırıldığını belirterek, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra zilyetliğin şerhi/tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden önce açmış olsa da, yargılama sırasında, tespit edilen kullanım durumuna göre satışın yapılmış olduğu, tapu kaydının idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğu, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın görülebilmesinin mümkün olmayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağınun bulunmadığı; somut olayda, davacıların davayı dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden önce açmış olsalar da, yargılama sırasında, tespit edilen kullanım durumuna göre satışın yapılmış olduğu, dahili davalı ... Başkanlığına ait tapu kaydının idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğu, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe beyanlar hanesinin düzeltilmesi istemli davanın görülebilmesinin mümkün olmayacağı" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.