9. Ceza Dairesi 2021/5499 E. , 2023/7667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/322 E., 2014/327 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı (mağdure sayısınca) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddes
**9. Ceza Dairesi 2021/5499 E. , 2023/7667 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/322 E., 2014/327 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı (mağdure sayısınca) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2013 tarihli, 2013/39986 Esas sayılı iddianamesiyle, mağdure sayısınca çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli, 2013/322 Esas, 2014/327 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında mağdure Hira Nur'a yönelik eylemi nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hükmün ertelenmesine; mağdure ... Nur'a yönelik eylemi nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten sonraki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Adli tıp raporunun hatalı olduğuna, hükmün sadece mağdurelerin çocuk izlem merkezinde alınan ifadelerine dayandığına, suçun müvekkili tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delilin bulunmadığına, söz konusu eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına ve olay nedeniyle de yasal temsilcilerinin şikayetçi olmadıklarını beyan ettiklerine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; '' Suça sürüklenen çocuğun mağdureler ... ve ...'ın öz dayısı olduğu, yani mağdurelerin annesi ...'in suça sürüklenen çocukla kardeş oldukları, mağdurelerden ...'ın suç tarihinde 5 yaşının içerisinde, ...'ın ise 7 yaşında olduğu, suç tarihi olan 07/10/2013 tarihinde mağdurelerin annesi ...'ın kızları mağdureleri anneannesinin evine bıraktığı, suça sürüklenen çocuğun evde olduğu, mağdurelerin anneannesinin evden ekmek almak için ayrıldığında suça sürüklenen çocuğun mağdure ...'ın kıyafetlerini çıkardıktan sonra arka ve ön kısmını krem sürüp kendi cinsel organına da krem sürdükten sonra cinsel organını mağdure ...'nin ön ve arka kısmına sürttüğü, daha önceki tarihlerde de bu türden eylemleri mağdure ...'a karşı gerçekleştirdiği, mağdurenin bu hususu "ilk defa birinci sınıfa giderken bana bundan yapmıştı diyerek" dile getirdiği, suça sürüklenen çocuğun işini gördükten sonra mağdure ...'yi 'bunları anneannelere söylersen pipimi ağzına alırsın ve seni döverim' dediği, ardından aynı gün kaçıp saklanan ...'ı da tutup kanepeye yatırdığı, üstüne çıktığı, aynı şekilde kremleme işlemini de yapıp mağdure Hira Nur'un arka ve ön kısmına cinsel organını sürtürdüğü, bu eylemi ...'a karşı bir kez gerçekleştirdiği, ayrıca suça sürüklenen çocuğun bir kezde bilgisayardan mağdure ...'a porno film izlettiği, böylece suça sürüklenen çocuğun mağdure ...'a zincirleme biçimde organ sokmaksızın cinsel istismar, mağdure ...'a da organ sokmaksızın cinsel istismar suçlarını işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mağdure ...'ın Dr. Sami Ulus Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen sağlık kurulu raporunda ruh sağlığının bozulduğu bildirilmiş olup, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 16/05/2014 tarihli raporunda da mağdurede kaçınma ağırlıklı travma sonrası stres bozukluğunun tespit edildiği, dolayısı ile suç tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun mütalaa edilmesi karşısında mağdure ...'ın olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu belirlenmiştir. Her ne kadar Dr. Sami Ulus Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunda mağdure ...'ın olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu bildirilmiş ise de, konunun uzmanı ve usulünce teşekkül etmiş Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 16/05/2014 tarihli raporunda mağdurede olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede herhangi bir psikopatolojik ... tespit edilemediğinin bildirilmesi ve mahkememizce de bu rapora itibar edilmesine binaen mağdure ...'ın olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığı sonucuna varılmıştır. Suça sürüklenen çocuk baştan itibaren alınan savunmalarında, ısrarla suçlamaları kabul etmediğini, yeğenleri mağdurelere cinsel istismar teşkil edecek bir eylemde bulunmadığını öne sürmüş ise de, olayın hadiseden birkaç gün sonra mağdurelerin anne ve babasına cinsel istismar eyleminden bahsetmeleri üzerine ortaya çıktığı, her iki mağdureninde ÇİM'de alınan ifadelerinde hadisenin oluşumunu birbirlerini doğrular ve uyumlu bir biçimde dile getirdikleri ve yaşlarının imkan verdiği ölçüde yaşananları ayrıntılarına varıncaya kadar anlattıkları, mağdurelerin içinde bulundukları yaş düşünüldüğünde yaşanmaması halinde bu derece ayrıntılı beyanlarda bulunmalarının mümkün olmadığı, özellikle dayılarının kendilerinin ön ve arka kısımlarını krem sürdüğünü ve cinsel organını da kremlediğini, pipisinden beyaz su aktığını anlatmaları yine ...'ın dayısının kendisine bilgisayarda kadın ve erkeğin birbirini yaptıklarını gösteren film izlettiğini, birbirlerinin buralarını ağızlarına aldığını söyleyip daha da detaylı bilgiler vermiş bulunması, durduk yerde yaşamamaları halinde mağdurelerin böylesine bir şeyi kafalarından uydurmalarının olanaksızlığı, ebeveynleri olarak mağdurelerin anne ve babasının mağdurelerin anlatımlarını ciddi bulup sonradan vazgeçmekle birlikte durumu adli merciilere şikayet ederek bildirmeleri, dosya kapsamı nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun savunmalarının doğruyu yansıtmadığı, suçtan kurtulmaya yönelik samimiyet ve inandırıcılıktan uzak savunmalara itibar edilemeyeceği vicdani kanısına varılmıştır." IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli, 2013/322 Esas, 2014/327 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.