11. Ceza Dairesi 2008/20400 E. , 2012/4363 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık, suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : 1-Sanıklar ..., ..., ...: CMK.nun 223/2. maddesi gereğince; ayrı ayrı beraatlarına, 2-..., ...: TCK.nun 240/1, 80, 59/2, 647/6. maddeleri gereğince; 11 ay 20 gün hapis ve 427 YTL adli para cezası- erteleme, 2 ay 27 gün memuriyetten memnuiyetine, Katılan vekilinin temyiz itirazlarının sanıklar ..., .
**11. Ceza Dairesi 2008/20400 E. , 2012/4363 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık, suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : 1-Sanıklar ..., ..., ...: CMK.nun 223/2. maddesi gereğince; ayrı ayrı beraatlarına, 2-..., ...: TCK.nun 240/1, 80, 59/2, 647/6. maddeleri gereğince; 11 ay 20 gün hapis ve 427 YTL adli para cezası- erteleme, 2 ay 27 gün memuriyetten memnuiyetine, Katılan vekilinin temyiz itirazlarının sanıklar ..., ..., ... aleyhine, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise anılan sanıkların aleyhine, sanık ... lehine olduğu, sanık ... yönünden ise temyiz itirazı bulunmadığı, sanık ... yönünden aleyhe temyiz itirazı olmadığı kabul edilerek, yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: I-Sanık ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: ASKİ Genel Müdürlüğü Personel ve Eğitim Daire Başkanlığı Personel Şube Müdürlüğü emrinde sağlık şefi olarak çalışan sanığın görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgelerde sahtecilik yapmaktan ibaret eylemin memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, elde edilen menfaatin miktarı, suçun işleniş şekli, kastın yoğunluğu gözetilerek 5237 sayılı TCK'nun 3 ve 61/1. maddeleri (765 sayılı TCK'nun 29. maddesi) uyarınca her iki suçtan alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi ve yine dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken sağlanan haksız menfaat miktarı pek fahiş kabul olunup lehe yasa karşılaştırması sırasında 765 sayılı TCK'nun 522. maddesinin artırım hükümleri gözetilerek lehe yasanın tespit olunması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-e maddesi uyarınca ceza tayin olunurken adli para cezasına esas alınan birim gün sayısı alt sınırdan ayrılarak hükmolunduğu halde temel hapis cezasının alt sınırdan hükmolunması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı Yasa hükümlerinin denetime olanak verecek şekilde olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenip sonucuna göre hüküm kurulup, CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş olmasına göre incelenen dosyaya göre verilen hükümdelerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan, Cumhuriyet savcısının beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesine ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK'nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklaran ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün DÜZELTİLEREK, sahtecilik suçundan kurulan hükmün ise DOĞRUDAN ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ... haklarında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükmü ile sanık ... hakkında anılan suçlardaki vaki değişik nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ile sanık ... ve ... müdafilerinin mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1- Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin sübutun bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin ve CMK'nun 231. maddesinin uygulanmadığına ilişen Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıklardan ...'ın ASKİ Genel Müdürlüğü'nün kurum tabibi, aynı zamanda Özel Demet Polikliniği'nin ortağı ve mesul müdürü olduğu, sanık ...'in Ankara Belediyesi Hastanesi'nde pratisyen hekim olarak görev yaptığı, emekli Sayıştay uzman heyetince düzenlenen 15.06.2006 günlü bilirkişi kurulu raporu, Kurum müfettişlerince düzenlenen 31.08.2005 gün ve 2005/8-6 sayılı soruşturma raporu, hakem hastane raporları ve eczacı bilirkişi rapor içerikleri ile grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporların içerikleri ve tüm dosya kapsamından; sanıklar ... ve ...'ın hakkında mahkumiyet hükümleri onanan sanık ...'ün düzenlediği sevk kağıtları ile adı geçen sanığın ve eczacı ve çalışanlarının getirdiği sağlık karnelerine hastaları görmeden, muayene etmeden çok sayıda reçeteler düzenledikleri, yine Kurum çalışanları hastaların sağlık karnelerine bilgileri olmadan ve hastalıklarıyla uyumlu bulunmayan çok sayıda ilacı yazarak kurumu zarara uğrattıklarının anlaşılmasına göre, dolandırıcılık suçundan zamanaşımı süresi de gözetilip, 5237 sayılı TCK'nun 3 ve 61/1. maddeleri (765 sayılı TCK'nun 29. maddesi) maddeleri hükümleri de nazara alınarak müteselsilen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde delillerin takdirinde ve suçu nitelendirmede yanılgıya düşülerek suç vasfındaki vaki değişiklik sonucu görevi kötüye kullanmak suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince; 06.09.2007 günlü iddianamede katılan kurumda diş hekimi olarak görev yapan sanık ...'nun ASKİ personeli hastaları sanık ... İshak'ın müdürlüğünü yaptığı kendisinin de mesai saatleri dışında çalıştığı Özel Demet Polikliğini'ne acil kaydıyla usulsüz olarak sevk edip, kurum polikliniğinde yapılması olanaklı tedaviler için gerçekte yapılmadığı halde yapılmış gibi belgeler düzenleyerek Kurum'a fatura ettirdiğinin, yine Kurum'un pratisyen hekimi olan ...'in ilaç firmaları ve eczaneler ile işbirliği yaparak Bütçe Uygulama Talimatına aykırı reçeteler düzenleyerek Kurum'a fatura ettirip katılan kurumu dolandırdıklarının ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia olunmasına, emekli Sayıştay uzman heyetince düzenlenen 15.06.2006 günlü bilirkişi kurulu raporu, Kurum müfettişlerince düzenlenen 31.08.2005 gün ve 2005/8-6 sayılı soruşturma raporu ve hakem hastane raporları ile eczacı bilirkişi rapor içeriklerine göre hastalar adına düzenlenen reçetelere uzman doktorlarca yazılması gereken ilaçların hastaların da bilgisi dışında, ölümcül dozlarda ve Kurum kayıtlarına da girilmeden yazıldığının, hasta katılım paylarının bordrolara yansıtılmadığının, kimi hastalar için sağlık raporu olmadan ya da rapor süresi dolduğu halde rapor varmış gibi reçeteler düzenlendiğinin, aynı etkiye sahip antibiyotik ve antidepresanların fazla sayıda ve en pahalı olanlarının yazıldığının, ayakta tedavi gören hastalara yatan hasta reçetesi düzenlendiğinin, reçetelere yazılan ilaçların kullanım süreleri dahi dolmadan reçete edildiğinin, sağlık kurulu raporu olmadan astım, koah gibi uzmanlık, tetkik ve tahlil gerektiren teşhislerle reçete yazıldığının, sağlık karnelerinin fotokopili suretlerine kasıtlı olarak asıl nüshaların işlenmediğinin yine diş hekimi sanık ...'nun Kurumda tedavi edilebilecek hastaları kasıtlı olarak kendisinin de part-time çalıştığı Özel Demet Polikliğini'ne acil kaydıyla sevk ederek anılan klinikte kendisince muayene yapıldığı halde burada çalışan diğer doktorların imzalarını sahte atıp, kaşelerini kullanarak ödeme belgeleri düzenlendiğinin, kimi hastalara tetkik ve tedavi yapılmadığı halde bilgisayar kayıtlarına hayali girişler yapılıp gerçekte yapılmayan tedaviler için belgeler düzenleyip Kuruma fatura edildiğinin, sevk kağıtlarının asıl ve suretleri kullanılarak mükerrer ödeme belgeleri düzenlendiğinin, protez yapılmadığı halde yapılmış gibi ya da yapılanlar için hasta katılım payları ödetilmeden fatura ve ödeme belgeleri düzenlenip, anılan belgeleri denetimle görevli sanık ...'ın da bu belgelere onay vererek Kurumu dolandırdıklarının ve sahtecilik suçlarını işlediklerinin belirtilmesine, sanıklar ... ve ...'in adlarına reçete ve ödeme belgeleri düzenlediği hastaların duruşmada dinlenmediğinin, teftiş ve soruşturma aşamasına dinlenen ASKİ çalışanı hastaların adlarına düzenlenen ilaçları almadıklarını ve diş tedavi tahlillerini yaptırmadıklarını beyan etmelerine göre, gerçeğin kuşukuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının tayini bakımından adlarına reçete ve ödeme belgeleri düzenlenen soruşturma raporlarında isimleri geçen Kurum çalışanları ile sanık ...'un isim ve kaşelerini kullandığı özel poliklinik çalışanları duruşmada dinlenip reçeteye konu ilaçların alınıp alınmadığı, tedavi tahlil ve tetkiklerin yapılıp yapılmadığı, reçete ve tedavi evraklarındaki yazı ve imzaların kimin eli ürünü olduğu, ilave ve tahrifat yapılıp yapılmadığı araştırılıp, gerektiğinde soruşturma aşamasında evrakları tefrik edilen eczane sahip ve çalışanları hakkındaki soruşturma evrakı da celp ile özetinin duruşma tutanağına aktarılması, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı suretleri dosyaya konulup, adı geçen sanıkların hakkında mahkumiyet hükümleri onanan sanık ..., diğer sanıklar ... ve ... ile fikir, eylem ve menfaat birliği içerisinde hareket edip etmedikleri de irdelenip tartışılarak, denetime olanak sağlanması bakımından gerekçeye yansıtılarak hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma sonucu yeterli delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ile sanık ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasann 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ...'ın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.