GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı şirket yönetim kurulu, 02.09.2025 tarihli kararıyla 641.000.000 TL tutarında tahsisli sermaye artırımı yapma kararı aldığını, bu kararla müvekkilinin şirke…
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı şirket yönetim kurulu, 02.09.2025 tarihli kararıyla 641.000.000 TL tutarında tahsisli sermaye artırımı yapma kararı aldığını, bu kararla müvekkilinin şirketteki ortaklık haklarını kullanma iradesi, davalı yönetim kurulunun almış olduğu hukuka aykırı kararlar nedeniyle engellenmiş ve mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandığını, alınan kararın, KAP’ta 1485758 numaralı bildirim ile kamuya duyurulmuş olduğunu, artırılan sermaye yalnızca belirli kişilere tahsis edildiğini, bu kişilerin almaması halinde ise tamamının hâkim ortak ... tarafından alınacağı düzenlendiğini, Şirketin belirli kişilere tahsisli sermaye artırımı yapması, eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin ile aynı statüdeki diğer pay sahiplerine eşit davranılmadığını, aksine, yönetim kurulunun keyfi tercihiyle bazı pay sahipleri lehine imtiyaz yaratıldığını, diğer yandan açıklanan listede ismi bulunan kişilerden bazıları ... üyesi olmakla yargılandığını, bazıları ise dolandırıcılık suçu kapsamında soruşturulduğunu, bu kişilerin neden, nasıl seçildiği ,şirketle nasıl bir ilişkilerinin olduğu da belirsiz olduğunu, 02.09.2025 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile alınan rüçhan haklarının tamamen kaldırılarak tahsisli sermaye artırımı yapılmasına ilişkin kararın butlanının tespiti aksi halde yargılama süresince kararın uygulanmasının durdurulmasına karar verilmesini talep ve davad etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının taraf ehliyetinin varlığının ispat edilmesi gerektiğini, eğer davacı %5 üzerinde pay sahibi değilse dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından 02.09.2025 tarihli yönetim kurulu kararının iptali istenmişse de müvekkili şirket yönetim kurulu tarafından 16.09.2025 tarihli yönetim kurulu kararı ile 02.09.2025 tarihli kararın değiştirildiğini, davacı tarafından her ne kadar 17.09.2025 tarihli dilekçe ile 16.09.2025 tarih ve 2025/26 Karar sayılı Yönetim Kurulu Kararı bildirilmiş ve ilgili karar ile ilgili yürütmeyi durdurma ve tadil dilekçesi sunulmuşsa da davacı tarafından işbu karar ile ilgili dava harcı yatırılmamış ve herhangi bir dava açılmadığını, tahsisli sermaye artırımı özel bir sermaye artırımı olup bu sermaye artırımında rüçhan haklarının sınırlandırılması veyahut kullandırılmaması kanuni bir zorunluluk olup butlan koşulları sözkonusu işlemde oluşmadığını, Kamu Aydınlatma Platformu’na yapılan bildirimlerde de görüleceği üzere müvekkili şirket tarafından tahsisli sermaye artırım yolu seçildiğini, tahsisli sermaye artırımı, şirketin sermayesinin, çıkarılacak yeni payların belirli kişilere tahsis edilmesi suretiyle artırılması yöntemi olduğunu, davacının iddialarının müvekkili şirket aleyhine kara propaganda niteliğinde olup davacının asıl amacının gerçekte şirketteki pay oranının düşmesini engelleyerek ve kendi hisselerinin değerlendirilmesini sağlayarak hisseleri küçük yatırımcılara yüksek fiyatla satmak olduğunu, müvekkili şirket aleyhine açılan davalar sadece şirket hissesinin piyasa fiyatını manipüle etmeye yönelik olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın konusuz kalması nedeniyle usulden reddine, aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalı şirketin 02/09/2025 tarihli Yönetim Kurulu kararının butlanının tespiti aksi halde iptali istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken celse arasında davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 27/01/2026 tarihli dilekçesiyle; davadan feragat ettiklerini, feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3' üne isabet eden 488,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 244,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 6/1 maddesi uyarınca taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/01/2026 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır