11. Hukuk Dairesi 2025/3982 E. , 2026/958 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/283 Esas, 2025/968 Karar HÜKÜM : Davanın usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Maçka Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/267 E., 2023/289 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi …
11. Hukuk Dairesi 2025/3982 E. , 2026/958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/283 Esas, 2025/968 Karar HÜKÜM : Davanın usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Maçka Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/267 E., 2023/289 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kardeşinin alacağı olan 120.000,00 euroyu tahsil amacı ile icraya vermesi için davalının önerdiği avukatı vekil olarak tayin ettiğini, davalının paranın tahsili ve masraflar için davacıdan 8.000,00 euro istediğini ve paranın havale edildiğini, yine alacak tahsili ve vekalet ücreti için istenen 35.500,00 euro paranın da davalının hesabına havale edildiğini, ancak vekalet ücreti olarak alınan paranın vekile verilmediğini, avukatın alacağın tahsili sonucunca vekalet ücretini istediğini, davacının davalıya vekâlet ücreti adı altında para verdiğini beyan ettiğini ancak vekilin hiçbir şekilde ödeme almadığını beyan ederek davacının kardeşi hakkında icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibinin davacı tarafından ödenerek kapatıldığını ve alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Maçka İcra Dairesinin 2022/229 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve davalının takibe borcu olmadığını belirterek itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçelerinde; açılan davanın ve iddiaların hiçbir hukuksal dayanağının olmadığını, davalının muaccel hale gelmiş olan bir borcunun bulunmamasına rağmen icra takibine girişilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının davacıya bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile davalının Maçka İcra Müdürlüğünün 2022/229 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu asıl alacağın %20'si oranında belirlenen 7.000,00 euronun takip tarihindeki TL karşılığı olan 112.393,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan 35.000,00 euro alacağı olduğu iddiasıyla icra takibi başlattığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği, alacaklının yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olduğu, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği, gerek UYAP kayıtları gerekse dosya arasında yer alan belgeler incelendiğinde; alacaklının yabancı para borcunun tahsilini talep ettiği ancak takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı, davaya konu takibin usulüne uygun bir takip olmadığı, usule uygun bir takibin itirazın iptali davasına özgü dava şartı mahiyetinde olduğu, somut olayda usule uygun bir takip bulunmaması sebebiyle İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden davanın esası hakkında değerlendirme yapılmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dava usulden reddedildiğinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.